AKP’li Z.D. neden ölmek istedi?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

AKP’li Z.D. neden ölmek istedi?

05.09.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün”, J. D. Salinger’in unutulmaz öyküsü. Hikâyeyi küçük Sybil’e anlatan, savaştan yeni dönmüş Seymour Glass. Muz balıkları, denizin dibinde küçücük delikten geçerek muzları yiyor. Açlığı dindirecek muzlar ile öyle şişiyorlar ki bir daha delikten çıkamıyor ve hapsolup ölüyorlar. Hikâyenin sonunda Seymour’un da muz balığı olduğunu görüyoruz. Kendi şakağına silahı dayayarak tetiği çekiyor.
Muz balıkları gerçekten yaşadı mı? Muz balıkları, 2. Dünya Savaşı’ndan çıkan Amerikan toplumunun kendini uçuruma sürüklediği sistemi anlatıyor. Ama belki de yedikleriyle zehirlenenlerin öyküsü hep birbirine benziyor.
Sorsanız, onlar gelmeden önce ahlaksız bir toplum vardı. Her şey İslamcı güvercinin ağzında getirdiği tohumla yeşermişti. Yedikçe arınacaktık. Şimdi yedikçe ölüyoruz.
2012-15 arasında tecavüz hükümlülerinin 23 katına çıktığı bir ülkeyi, mahkemeye düşebilen haliyle geçen yıl günde 50 çocuğun istismar edildiği toprakları, muhafazakârlık neden temizleyemiyor?

AKP’li başkanın tecavüzü
Kimi haberlerde AKP üzerinden yer aldı. Oysa D. şehrinde yaşayan Z.D’nin, sonu intihar girişimiyle biten öyküsü bize bir kez daha düşündürmeyecek mi?
Z.D., AKP’ye üye olduğunda 19 yaşında bir kızdı. Muhazafakâr dayısı onu daha ahlaklı bir genç olması için elinden tutup partiye götürmüştü. 7 yıl “kutlu dava” için çalıştı. 14 Aralık 2014 tarihinde 26 yaşındayken D. şehrinin merkez ilçe yönetimine girdi. Birlikte görev yapacağı Başkan D.A’yı ağabey gibi görüyordu.
2015 yılının mart ayında, Başkan D.A., Sapanca’da partinin bir toplantısı olduğunu söyleyerek Z.D’yi çağırdı. Söylediği programa göre arabayla gidecekler, o gece de A. Oteli’nde kalacaklardı. Z.D. ve D.A. Sapanca’ya doğru yola çıktı. D.A., yolda Z.D’ye alkolsüz bir içecek ikram etti. Z.D. içtikten sonra fenalaştı. D.A. onu kalacakları A. Oteli’ne götürdü. Z.D. sonrasını şöyle anlatıyor:
Giriş katta bir odaya geçtik. Ben banyoya geçtim, kusmaya başladım. Kendisi bana yaklaştı. Ben yardım edeceğini zannediyordum. Sarıldığını hatırlıyorum. Sabah uyandığımda üzerimin çıplak olduğunu ve aynı yatakta kaldığımızı gördüm. Cinsel ilişki yaşadığımız anı hatırlamıyorum.
Z.D., söylediğine göre o güne kadar ağabey gibi davranan D.A’nın tecavüzüne uğramıştı. Konuşması hiç de kolay değildi. “Kimseye anlatma”, “senin için daha kötü olur”, “ben güçlüyüm, sana sahip çıkarım”, “seni işe yerleştiririm”ler başlamıştı. Belki de “rızası var” deyip kapatacaklar. Oysa D.A., yoksulluk çeken Z.D’nin üzerinde kurduğu baskı ile artık onunla herhangi bir direnişle karşılaşmadan ilişki kuruyordu.

Bir odada iki kadın iki erkek
2015 yılı nisan ayında, parti Ankara’da milletvekili adaylarını açıklayacaktı. D.A., Z.D’yi arabayla aldı. Bu kez araçta D.A’nın arkadaşı İ.C. de vardı. İ.C. arabayı kullanırken arka koltukta D.A., Z.D’yi cinsel ilişkiye zorluyordu. Ankara’ya geldiklerinde aralarına Z.D’nin kadın üniversite arkadaşlarından biri daha katıldı. Z.D. o günü savcıya şöyle anlattı:
“Hep birlikte bir alkollü mekânda yemek yedik. Alkol aldıktan sonra beraber otele geçtik. İki oda tutulmuştu. Ancak hepimiz aynı odada zorla birlikte kaldık. D.A ile İ.C, ben ve arkadaşım Y. ile cinsel ilişkiye girdi. İ.C. benimle de ilişkiye girdi. Ben karşı koymadım çünkü korkmaktaydım.
Z.D. artık D.A. ve onun arkadaşlarına teslim olmuştu. Kâh Kıbrıs’ta bir otelde kâh D. şehrinde bir pansiyonda ilişki sürüyordu. Ankara’da bir ev tutulmuş, Z.D. parti toplantısı bahanesiyle D. şehrinden alınıp bu eve götürülüyordu. Z.D. sözlerini sürdürüyor:
Ankara’daki eve H.K., S.M., M.Y. ve adını hatırlamadığım şahıslar her gittiklerinde beni de çağırdılar. Ben istemediysem de ‘gel diyorsak geleceksin’ diyerek beni de götürdüler. Bu evde birden fazla kez hatırlayamadığım tarihlerde bu şahıslarla cinsel ilişkiye girdim.”

Z.D. intihar etmek istedi
Baskı altına aldıkları Z.D. ile toplu ilişkileri kimi işyerinde kimi bir depoda sürdü. Z.D. 5 yıllık cehennemin sonunda “yeter” diyecek noktaya gelmişti. 2019 yılının mayıs ayında yaşadığı o günü ağlayarak şöyle anlatıyor:
“D.A. beni işyerimden aldı. Beni ellemeye kalktı. Direndim ancak bilmediğim bir yerde durdu. Beni darp etmeye başladı. Bağırmaya başlayınca beni eve bıraktı.
Z.D. o gün şiş gözlerle eve girdi. Bir süredir kullandığı depresyon ilacının şişesini açtı. Kafasına dikti. Bir süre sonra kendisinden geçti, kusmaya başladı. Anne ve babasına anlatamadı. Kendisine gelince başından geçenleri anlattığı ilk kişi yine dayısıydı. 12 yıl önce 19 yaşındaki yeğenini “kutlu dava” için parti binasına götüren Dayı A.Ö., bu kez 22 Ağustos günü yeğeninin elinden tutup savcılığa götürmüştü.
Hayır, yanlış anlamayın, “bu olaylar bir tek AKP’de ya da muhafazakâr camiada yaşanıyor” demiyorum. Aksine, kadına ve çocuğa karşı işlenen suçlar bir toplumsal krize işaret ediyor. Her şey başka olsaydı, Z.D’nin bir sevdası olacak, cesaretleri yeterse muhazakâr D. şehrinin sokaklarında el ele yürüyeceklerdi. Ancak Z.D’yi o gün belki de “akıllı olun” diye uyaracak kişiler, başına felaket geldikten sonra kırılan kolun yeni oldu. Yetmedi, uğradığı istismarın ardından “bize de” dediler.
Muhafazakâr düzen, yarattığı kutsal ve yasak sistemiyle sapkınlıkları büyütüyor. Öte yandan Z.D. gibi mağdurlar çığlık atacakları zaman şal gibi tacizin ya da tecavüzün üstünü örtüyor. Ayıpla, günahla, sana ne derlerle “sus” işareti yapıyor. Türkiye, sokakta, evde ya da AKP binasında kadınlara karşı işlenen suçların cehennemi haline geliyor. Sonunda kendince tarif ettiği ülkülerle yola çıkan İslamcı kuşak, salasını okutmadığı neslin yasını bile tutturmuyor. Sahi son dönemde ardı ardına içerden yükselen “bu dava artık bitti” sözleri tesadüf mü sanıyorsunuz? Yıkılan kolonların sesi içerden de duyuluyor. Olan ise Z.D. gibi çocuklarımızın kaybolan hayallerine oluyor.
Bu dönem geçip gittiğinde denizlerin dibinden muz balıklarını kim toplayacak?

Yazarın Son Yazıları

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025