Adnan Binyazar

Ulusal bayramlar

03 Eylül 2021 Cuma

Ulusal bayramlarda kutlama sözleri kalıplaşmıştır. Yeni yıl-doğum-evlilik-ölüm günlerinde gönderilen kartların çoğunda dilekler basılıdır. Bu tür kartlar, salt görev yerine getirilsin diye iletilir. 

Toplumda gelişmeler belleğe yerleşir. Bayramlarda, özel günlerde söylenenler yine de o günün anlamını yansıtacak nitelikte olmalıdır. Ulusal bayramlarda ise yaşananların özündeki başarıların, kazanımların nasıl bir ilerlemeye yol açtığı, bunun toplumsal yaşama neler kattığı, yerini bulmuş etkili sözcüklerle sunulmalıdır.

SUNAY AKIN 

Oysa ulusal bayramlar hep kalıplaşmış sözlerle anılıyor. Son yıllarda anılması gereken adların görmezden gelindiği ise doğal olarak tartışmaya yol açıyor. Bu tutum, yalnız anılan kişiye toplumun değerlerine yönelik de bir saygısızlıktır. 

Oysa olayın kahramanları yalnız adları öne çıkarmakla değil, ülke tarihindeki başarıları onu onurlandıracak bir üslupla anılmalıdır. 

Sunay Akın, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladığı video gösteriminde, Atatürk’ü anmanın etkili bir örneğini veriyor. 

Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün, ulusal dayanışmayı gerçekleştirerek düşman güçlerini ülkeden nasıl kovduğunu, onun ardından Cumhuriyetin hangi koşullar altında kurulduğunu kültür tarihimize geçecek bir anıyla güncel kılıyor:

Atatürk bir gün kitaplarının İstanbul’dan Ankara’ya taşınmasını ister. Kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun, kitapları karton kutulara koyduğunu görünce askerlere iki cephane sandığı getirtir. Nuri Ulusu şaşkınlık içindeyken kütüphanede Atatürk’ün sesi duyulur: 

- Savaşta bu sandıklarla cephane taşıdık, şimdi o savaşımız bitti, yeni savaş başladı. O da kültür ve sanat savaşımızdır. Cephane taşıdığımız sandıklara koy, cephanenin yerini artık kitaplar alsın! 

Akın, şehitleri, gazileri anarak bağlıyor sözünü: 

Okuduğunuz her kitap Mustafa Kemal’in sözünü ettiği aydınlanma savaşında kazanılan bir zaferdir. Özgürlüğümüzü armağan eden şehitlerimizin ve gazilerimizin anılarına sonsuz sevgi ve saygıyla. 30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun! 

İMAMOĞLU

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Taksim Meydanı’nda düzenlenen törende söyledikleri, özellikle genç kuşakların 30 Ağustos’ta, nasıl bir devlet kurulduğunu, Atatürk’ün nasıl güçlü bir komutan, bir devrimci olduğunu kavramasında aydınlatıcı bir örnektir:  

“Öncesi ve sonrasıyla, 30 Ağustos Zaferi, tarihteki başka hiçbir zafere benzemeyen eşsiz bir zaferdir. Çünkü, 30 Ağustos 600 yıllık bir cihan imparatorluğunun küllerinden yepyeni ve modern bir milletin kendini yeniden yarattığı zaferin adıdır. O gün kurtuluş mücadelesi için savaşan ve zaferi kazanan milletimizin yeni çağda bilime, akılla, kültürle, sanatla başka zaferler kazanması lazım. Cumhuriyetin 100’üncü yılına doğru giderken, böylesi bir dönemin başlangıcını umuyorum. Yine umarım asırlık Cumhuriyetimize layık bir nesil oluruz.” 

NASIL OLDU?

Toplumlar sevgiyle-saygıyla-dayanışma ruhuyla-ulusal sargınlıkla yaratılan bütünleşmeyle ayakta kalır. Düşünüp duruyorum, Atatürk gibi bir kahraman yetiştirip onunla bu halk kaynaşmasını sağladığı bir toplumun içinde nasıl oldu da ahlak-duygu-akıl yitimine uğrayan insanlar türedi?

O sargınlık sürseydi gencecik insanlar, dedesini nenesini, annesini, babasını, eşini, çocuklarını bıçaklarla doğrayıp mermilerle delik deşik eder miydi?   

Gençler arasında eş öldürmeleri yaygınlaşıp başı gövdeden ayırmaya dek vardı bu! 

Devlet büyükleri, çok maaşlı bürokratlar, para babaları, vurguncular... 

Kötülük çanları çalıyor, duyuyor musunuz?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Nâzım’la Vera 22 Ekim 2021
İmamoğlu gençlerle 15 Ekim 2021
İmam! 8 Ekim 2021
Sıradan insanlar 1 Ekim 2021
Yetenek gelişimi 24 Eylül 2021