CHP kurultayı

28 Temmuz 2020 Salı

CHP’nin “iktidar kurultayı” olarak adlandırılan 37. olağan kurultayı hafta sonu Ankara’da toplandı. Dinleyicinin alınmadığı kurultayda öyle bir iktidar coşkusu falan olmaması yadırgatıcı değildi. Kurultay coşkusuzdu, çünkü koronavirüs yüzünden, tuzu biberi olan seyircisi yoktu.

CHP’nin 1959 Kurultayı gibi, 37. kurultayı da coşkusuzluğuna karşın tarihe geçecek gibi görünmektedir.

1959 Kurultayı’nda, 9 yıllık muhalefet dönemi sonunda ülke çok güç koşullar altındayken yayımlanan “İlk Hedefler Beyannamesi” ile Türkiye gündeminin en yaşamsal sorunları dile getiriliyor ve bu konularda somut çözüm önerileri sıralanıyordu.

O olayı izleyen yıllar içinde, İlk Hedefler Beyannamesi’nde dile getirilen hususların hemen hepsi yaşama geçirilmiştir. 1959 Kurultayı’nda CHP siyasetin gündemini yakalamayı ve somut öneriler getirmeyi başarmıştır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 37. kurultaydan önceki pazar günü Cumhuriyet’te geniş bir yazısı yayımlandı. Sosyal devletten ve devletin ekonomiye müdahalesinden söz eden o yazıda, Türkiye’nin belli başlı sorunları gözler önüne serilmekte, çözüm önerileri sıralanmaktaydı. Kılıçdaroğlu, kurultaydaki konuşmasına da temel oluşturan o yazısında ileri sürdüğü noktaların altlarını daha da doldurur ve bunların ardında durarak yaşama geçirmeyi başarırsa 37. kurultay da CHP’nin dönüm noktalarından biri olabilir.

***

Kemal Kılıçdaroğlu, kurultaydaki konuşmasında “Dostlarımızla iktidara geleceğiz” diyerek ittifakları sürdürme kararlılığını ortaya koymuş bulunmaktadır.

Bu gerçekçi bir tutumdur. Zaman lehine de çalışsa CHP’nin şimdilik tek başına iktidar olma şansı görünmüyor. Bununla birlikte, ittifaklarıyla iktidara yürümek durumunda dahi CHP, içinde bulunduğu yüzde yirmi beşler bandındaki oy oranını artırmak zorundadır.

AKP, baş döndürücü bir düşüş içinde, kan kaybı yaşamsal düzeye gelmiş bir yapı haline olmasına karşın, iç ve dış politikada olduğu kadar ekonomide ve yolsuzluklar konusunda da muhalefetin işine gelen ortama rağmen CHP’nin oyları milim kıpırdamamaktadır.

Oysa CHP, Millet İttifakı’nın lider partisi konumundadır ve bu konumunu başarıyla sürdürmesi için, güçlü bir çekim odağı olmak zorundadır.

Güçlü bir çekim odağı oluşturmak ise geniş halk kesimlerine, genç kuşaklara ve kadınlara açılmak, bunların hepsini kapsayıp kucaklamak ile mümkündür. Bu zorunluluğun yerine getirilmesi ise parti içindeki coşku ve bilinci daha da artırıcı yeni bir örgütlenme modelini gerekli kılmaktadır.

37. kurultay hazırlıkları sırasında da kurultayda da dile getirildiği gibi, seçimlerde aday olacakların olduğu kadar, genel başkandan başlayarak en alt kademeye dek parti yöneticilerinin hepsinin delegeler aracılığıyla değil, doğrudan tüm üyelerin katılacağı seçimler ile saptanacağı bir model gereklidir.

***

CHP’nin belli başlı metropollerin çoğunu kazandığı son yerel seçimlerdeki başarısı, sandığa sahip çıkmadaki bilinç ve azmin keskinleşmesi sayesinde mümkün olmuştur.

AKP, oyunun kurallarına uymamaya ve işin karakolda bitmesine yol açmaya iyice niyetli görünmektedir. İktidarın bu tavrını değiştireceğini gösteren bir belirti yoktur.

Ekonomik durum ve yoğunlaşan dış sorunlar, baskı yöntemleriyle sonuca ulaşılmasını imkânsız kılmaktadır. Buna karşın Türkiye’de bir süre daha siyasetin koşulları ağırlaşmaya devam edecektir. Bu durumda sağlam bir örgütlenme modeli elzemdir.

37. kurultayın en dikkati çeken yanlarından biri de gerekli oyu toplayamadığından aday olamayan genel başkanlık aday adayı İlhan Cihaner’in eleştiri dozu yüksek zehir zemberek konuşması oldu.

Siz, hiç bu şiddette bir eleştirinin AKP kurultayında, genel başkana yöneltilebildiğini düşünebiliyor musunuz?


Yazarın Son Yazıları

Devlet koruması 16 Ekim 2020
Düzenin özü 9 Ekim 2020
Tarikat - Diyanet 18 Eylül 2020