Doğrusu oydu

Doğrusu oydu

24.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, önceki gün gazetecilerin bir sorusu üzerine Korgeneral Metin İyidil davasıyla ilgili sürmekte olan tartışmaları “son sözü Yargıtay söyleyecek” diyerek kestirip atmıştır.

Anımsayalım. Eski Korgeneral Metin İyidil, FETÖ’cü darbe suçlamasıyla yargılandığı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılınca istinafa başvurmuş, bu başvurusu üzerine Ankara 20. Bölge Adliye Mahkemesi’nce, beraatına ve tahliyesine karar verilmişti. Savcılığın müracaatı üzerine dosyayı inceleyen Ankara 21. Bölge Adliye Mahkemesi ise tekrar ağırlaştırılmış müebbet cezasına ve salıverilmiş Metin İyidil’in yakalanmasına karar vermişti.

Aynı bölgede iki komşu mahkemenin, aynı kişi hakkında aynı delillere dayanarak verdikleri iki karar arasındaki zıtlık, kamuoyunun tepkisini çekmiş ve şu soruyu sormasına neden olmuştu:

Bu iki kararın hangisi adil, bunların hangisine neden ve nasıl inanacağız?

Adalet Bakanı da çelişkiyi “bu kadar zikzak olmaması gerekir” diyerek paylaşmıştı.

Bu arada toplanan HSK beraat ve tahliye kararı veren Ankara 20. Bölge Adliye Mahkemesi’ni dağıtmıştı. Cumhurbaşkanı da, kararı veren 20. Bölge Adliye Mahkemesi yargıçlarının FETÖ’cü olduklarının belirtildiğini, bu konuda gereken talimatın verilmiş olduğunu söylemişti.

***

Olay bu şekilde gelişirken HSK, FETÖ ile mücadelede kendine düşeni yapmakta olduğunu vurgulama gereğini duymuş ve bu yönde bir açıklama da yapmıştır.

Bütün bunlar  son kararı, terör davalarına bakan Yargıtay 16. Ceza Dairesi vereceğinden Bakan Abdulhamit Gül’ün açıklaması yerindedir.

Bu kararın ne olacağı konusunda şimdiden bir şey söylemek gereksizdir.

Şimdilik söylenebilecek olan, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin çok güç bir karar ile karşı karşıya bulunduğudur. Çünkü Yüce Mahkeme hangi yönde karar verirse versin, hükmü, tartışmaları kolay kolay dindiremeyecek ve Saray’ın bu konuda belirttiği görüşün yargıyı etkilediği öne sürülebilecektir.

Türkiye’de HSK’nin yapısı gereği, yargı bağımsızlığından söz edilemez hale gelinmesi, yargının adil olmadığı inanışının iç ve dış kamuoyuna yerleşmesine yol açmıştır.

Bir ülkede, demokrasinin varlığı için yargının yalnızca adil olması yeterli değildir, ama aynı zamanda yurttaşta bu güvencenin sağlam olduğu duygusunun da yerleşmiş olması gerekmektedir.

***

Bu durumda keşke Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, bu son açıklamasını daha önce yapsaydı. HSK’de beraat ve tahliye kararının hemen ardından Ankara 20. Bölge Adliye Mahkemesi’ni dağıtma kararını vermeden önce Yargıtay’ın kararını bekleseydi, dememek elde değil.

Bu arada, hemen belirtmek gerekir ki, kamuoyunda ve çevresinde FETÖ’cü olarak bilinen kişiler hakkındaki FETÖ’cü isnatlarının velev ki, isnatlar mesnetli olsa dahi, kuşkuyla karşılanması, Emin Çölaşan, Necati Doğru gibi kişilerin bile örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek ona yardımcı olmakla suçlanabildikleri bir ortamda şaşırtıcı değildir.

Bu yazı, bir somut olayla ilgili üç yargı kararının irdelenip eleştirilmeleri için değil, ama yargı bağımsızlığının doğuracağı kimi güçlüklükleri ve sakıncaları gidermenin tek ve en güvenli yolunun yine yargı bağımsızlığı olduğunu gösterebilmek amacıyla yazıldı.                    

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023