Anemurium antik kentinde beton tehdidi
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Anemurium antik kentinde beton tehdidi

14.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Tahminim odur ki adını çok duymadınız. Hatta çoğu kişi hiç duymamış olabilir.

Ağustos 2024’te yine Cumhuriyet’teki köşemde bu değerli antik kentin betonlaşmayla karşı karşıya olduğunu yazmıştım.

Maalesef korktuğumuz başımıza geldi.

Bahsettiğim bölge Mersin’in Anamur ilçesinde şehir merkezinin biraz dışında bulunuyor. Antik dönem için Dağlık Kilikya Bölgesi’nin batı bölümünde yer alan önemli liman yerleşimlerinden biri. Doğu Akdeniz deniz ticaret yolu güzergâhındaki kent, yaşadığı dönemde aynı zamanda Anadolu’nun iç bölgelerindeki yerleşimlerin denize erişimini sağlıyordu.

Bu sebeple de özellikle Roma ve Bizans dönemleri boyunca stratejik bir konuma ve öneme sahip olmuş hep. Anemurium adının “rüzgârlı yer” anlamında kullanıldığı, antik kaynaklarda geçiyor.

Yaklaşık 2 bin 500 yılık paha biçilemez bir antik kentimiz.

İlk yerleşim ne zaman gerçekleşti bilinmiyor. Henüz bir kayda ulaşılamadı. Ancak bir liman listesinde adı geçtiği için MÖ 4. yüzyılda var olduğu söylenebiliyor. MS 1. yüzyılda gelişmeye başlayan Komagene Krallığı’nın bir bölümü olan Anemurium’da Kral 4. Antiokhos’un sikkelerinin basıldığı belirlendi.

Görenler Cezayir’in nefes kesen Antik Roma şehri Timgad’a benzetiyor.

Biraz daha bilgi vereyim.

19. yüzyılda İngiliz donanmasından Albay Francis Beaufor’un bu kıyılarda yaptığı keşif gezisiyle kent bulundu. 1960’lı yıllarda Toronto Üniversitesi’nden Elisabeth Alföldi tarafından başlatılan yüzey araştırmaları daha sonra Kanada British Columbia Üniversitesi’nden Prof. James Russel başkanlığında kazı ve restorasyon çalışmaları şeklinde 1998 yılı sonuna kadar sürdürülmüş.

Yapılan kazılarda balıkçı aletleri, inşaat, terzi, çömlekçi aletleri, sikkeler, kurşun mühür, kantar ağırlığı, dokuma aletleri, anahtar, kilit, oyun ve eğlence aletleri, usturalar, makyaj malzemeleri, kolye, küpe, bilezik, altın kemer tokaları ve benzeri eşyalar bulunmuş.

Burayı önemli kılan özelliği ise halen ayakta olması. Öyle ki çatısına kadar ayakta olan birçok yapı ve yapı kalıntısını görebilmek mümkün. Biraz çaba harcansa Türkiye’nin ikinci bir Efes antik kenti daha olacak. 350 kadar mezarın bulunduğu nekropol alanı da ayakta.

Maalesef işte bu eşsiz yerleşkeye beton döktüler.

Özetlersem; 1. derece arkeolojik sit alanı olan Anemurium antik kentindeki kilisenin yakınındaki deniz kıyısında betonarme bir inşaat çalışması neredeyse tamamlandı.

Dahası, alan içinde ziyaretçilere yönelik geliştirilecek hizmet birimleri iki aşamalı olarak önerilmiş. Birinci grup hediyelik eşya satışı, bilet, güvenlik kontrolü, WC hizmetleri gibi daha kapsamlı işlevlerin yer alacağı hizmet birimleri. Yani giriş güvenlik ünitesi adı altında duvarları taş kaplama, zemini seramik bir betonarme yapılmasına izin verilmiş. İkinci olarak ise sosyal donatı düzenlemelerinin yer alacağı alana kafeterya yapacaklarmış.

Gördüğüm son fotoğraflarda antik kentin dibinde kocaman bir otopark da beton dökülerek, duvar çevrilerek oluşturulmuş.

Açıkça görülüyor ki toprağın altından çıkan binlerce yıllık eserler koca bir antik şehir; hemen yanı başlarına dökülen ruhsuz betonun gölgesinde kalmaya mahkûm ediliyor.

Tarihi korumak, antik taşların arasına modern zamanın konforunu sokuşturmak değil, o taşların bize fısıldadığı ruhu muhafaza edebilmektir halbuki.

2 bin 500 yıl boyunca rüzgâra, savaşa ve zamana direnen bu kadim kentin, bugün “hizmet birimi” adı altında betonarme bir kuşatmaya yenik düşmesi tek kelimeyle trajedidir.

Eğer biz, Efes’e rakip olacak bir dünya mirasının kalbine otopark döküp kenti bir “turistik dinlenme tesisi” estetiğine hapsediyorsak sadece geçmişi değil, geleceğin kültürel hafızasını da o betonun altına gömüyoruz demektir.

Unutulmamalıdır ki tarih betonla ayağa kalkmaz, aksine betonun değdiği her antik ruh nefessiz kalarak can verir.

Üstelik en son çıkan haberde de kazı çalışmalarında, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen ve bir sporcu adına hazırlanmış yazıt bulunduğu aktarıldı.

Vali Ali Hamza Pehlivan yazıtı anlattı, “Yine heyecan uyandıran bir eserin toprağın altından çıkarılışına tanıklık ediyoruz. Yazıt bizlere sporun buluşturucu, birleştirici yanını ve aynı zamanda 2 bin yıl önce sportif organizasyonların yapıldığını gösteriyor” dedi.

Vali Pehlivan’dan arkeologlarına kadar herkes burasının bu kadar önemini anladıysa bu betonlaşmaya kim sebep oldu?

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na da konuyu sordum.

2024 yılında yazdığım yazıdan sonra, tartışmalar ve tepkiler gelince plan değiştirilmiş.

Bu kez beton dökülmüş alanın fotoğraflarını gönderdim.

Tespit için hemen harekete geçtiler. Onlar da bana son halinin fotoğraflarını gönderdiler, gerçekten de büyük bir otopark ve sosyal donatı alanı yapılmış.

Yapıkları açıklamayı aynen aktarıyorum:

“Anemurium Antik Kenti I. Etap Çevre Düzenleme İşi’nin 13.02.2024 tarihinde yer teslimi yapılarak iş tamamlanmıştır. Geçici kabul aşaması devam etmektedir.

Çevre düzenleme işi kapsamında 135 m2 kapalı alan ve 114 m2 yarı açık alandan oluşan ziyaretçi karşılama merkezi yapıları, 4510 m2 otopark alanı, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında ise 6 m2 kapalı alan ve 95 m2 yarı açık alandan oluşan sosyal donatı yapısı (WC+duş birimi) yapılmıştır.

Bu yapılar inşası sırasında; prekast beton temeller üzerinde çelik konstrüksiyon+ahşap görünümlü kompozit panel cephe ve teras alanlarında yükseltilmiş zemin üzeri kompozit deck kaplama; otopark alanında ise kum üzerine kilit parke taşı kaplama yapılmıştır.”

Takdir kamuoyunun.

Ben yine de yapılan işleri adım adım takip edip kamuoyuna aktaracağım. Çünkü bu betonlaşma tehlikesi öyle bir şey ki anlamadan binlerce yıllık antik kentin çevresini kanser gibi sarar.

Çıkarılacak onlarca tarihi eser, milli kültür varlığı da betonların altında kalır.

Halkın vicdanında ve yargı karşısında bu sorumluluğun altında da kalan kişi çok olur. 

Yazarın Son Yazıları

Tartışmalı araçlar: Kılıçdaroğlu ve Nafer Bey ilişkisi

CHP ile yatıyoruz, CHP ile kalkıyoruz.

Devamını Oku
30.05.2026
Kılıçdaroğlu'nun 'görevi' ne zaman bitecek

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Devamını Oku
26.05.2026
Mesele mutlak butlandan çok daha büyük

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. olağan kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını herkes konuşuyor.

Devamını Oku
23.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı dosyasından ayrıntılar

Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesini okudum.

Devamını Oku
19.05.2026
Adana’da neler oluyor: Dev bir KİRLİ ÇARK

Yasadışı bahis ve kumar en az uyuşturucu kadar tehlikelidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Hem yoksul hem de yoksun kaldık

Ekonomik anlamda hiç ama hiç iyiye gitmiyoruz.

Devamını Oku
12.05.2026
Yasadışı bahis imparatorluğuna operasyon

Türkiye’de yasadışı bahis soruşturmaları uzun yıllardır sürüyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Sazlıdere’den beton dereye: Çılgın proje

Yıl 2011...

Devamını Oku
05.05.2026
Ayaklar baş olursa kıyamet kopmaz

Dün 1 Mayıs’tı.

Devamını Oku
02.05.2026
Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026