En Uzun Günün Şenliği ve Hüznü

En Uzun Günün Şenliği ve Hüznü

30.06.2013 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili,
En uzun günlerdeyiz, önceki cuma, en uzun günü yaşama mutluluğunu bir kez daha tattık.
Benim en uzun gün sevincim, daha 21 Aralık’ta, en kısa gün veya en uzun gecede başlar.
İlk bakışta en uzun gecede, umutla, sevinçle en uzun günü kucaklamak tuhaf görünebilir. Ama şaşacak bir şey yok.
Gerçi 21 Aralık en uzun gecedir. Ama aynı zamanda da gecenin günü kemirme sürecinin de sonudur. En uzun gecede, gece zaferini ilan ettiği anda, yenilgisine de ilk adımını atar. Artık her şey tersine dönecek, günler geceleri yemeye başlayacaktır.
Hemen ertesi günden itibaren aydınlığın süreci başlayacak, aşama aşama cemreler düşecek, doğa uyanacak, insanlar, ağaçlar, çiçekler, börtü böcekler, kediler köpekler birlikte baharın şölenini kutlayacaklardır.
İnsanın hayvandan ve bitkiden farkı, gelecek olan bayramı, en umulmadık, en zifiri karanlık günden bilmesidir.
Süreç daha doğrusu zaman algısı, insanda var da hayvanda yok mu?
“Yok” diye kestirip atmaktansa “bilmiyorum” demek belki daha doğru olur.

\n

***

\n

Bu yıl en uzun güne uzanan haftayı, yeşillikler içinde, İznik Gölü’nü seyrederek, dostum Onur Öymen’in “Geleceği Yakalamak”, Cahit Kayra’nın “1923-1950 Devletçilik, Altın Yıllar” genç dostum Serdar Akinan’ın “Sahi Beni Neden Almadılar?” adlı yapıtlarını okumakla, günlük yazılarımı yazmakla geçirdim. Bu arada kitapları sayarken, bir süredir başucu kitabım haline gelmiş, Everest Yayınları tarafından çıkarılmış olan “Açıklamalı Notlarıyla Sherlock Holmes”u da unutmayayım.
Bir zamanlar, en uzun güne giden yolu ve en uzun günü bir ay süreyle Paris’te geçirirdim.
Paris daha kuzeyde olduğu için, havanın kararması 22.00’yi buluyor bu dönemlerde. 21 Haziran gecesi ise kentin her yanında, profesyonel ya da amatörlerden oluşan müzisyenler müzik yapıyorlar. Bayılıyorum Paris’in müzik şenliğine. Hoş Paris son yıllarda kimi özellik ve özgünlüklerini yitirse de her zaman bir şenlik, bu yüzden
Ernest Hemingway Paris yıllarını kapsayan anı kitabına “Paris Bir Şenliktir” adını vermiş; haksız da değil.
Son yıllarda haziran aylarını mümkün olduğunca İznik Gölü kıyısında geçirmeye çalışıyorum.
İnsan dikkatle bakarsa, şenliği uzak yerlerde aramak zorunda kalmıyor, hemen elinin altında da bulabiliyor. Göl kıyısında koca bir evren buldum ben de.

\n

***

\n

Heyhat, en uzun günün saltanatı da Yahya Kemal’in Cihangir’den bakarken, güneşin vehmiyle, camlarında yarattığı sarayları gördüğü fakir Üsküdar’ın saltanatı gibi kısa sürer.
En uzun gün, bütün uzunluğuna rağmen bir güncüktür. En kısa gece, en kısa anının hemen akabinde, günü yemeye başlamaktadır.
Hep en uzun günlerin sevincini yaşarken, bu hüznü de yanım sıra taşırım.
Eh ne de olsa en kısa günde bayram etmenin de bir bedeli olmalı değil mi?
En uzun günün sevincini ve hüznünü birlikte yaşamam, annemi de çok etkilemişti. Birkaç kez aynı duyguları paylaştığımızı söylediğini hatırlıyorum.
Artık annem yok. Ama o duygu ortaklığı yüzünden en uzun günün ayrılmaz parçalarından biri haline geldi o da.
Yaz günlerinin uzunluğu neyse ki hüznümü dengeliyor.
- Aldırma, diyorum kendi kendime, aldırma, nasıl ki doğduğumuz anda başlayan ölüm sürecini düşünüp dert etmiyorsan, günlerin kısalışına da aldırma! Keyfine bak!
Mevsim dönümleriyle yaşamı koşut algılamam hep at başı gitmiştir.
Eskiden güzelim tatil sonuna yaklaşıp, yatılı okula dönüşün eli kulağına gittiğinde, hep şunu düşünürdüm:
- Yaşam da böyle bir şey olsa gerek. Bir gün tatil gibi bitiverecek ve ders yılının başlangıcındaki okulun çağırması gibi ölüm çağıracak bizi.
Sahi Sevgili, okulların açılmasına, şunun şurasında ne kadar kaldı?

\n

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023