Tanzimat Aydını daDüştü Aynı Yanlışa

Tanzimat Aydını daDüştü Aynı Yanlışa

20.03.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Nedim Şener, Ahmet Şık, Sait Çakır ve Coşkun Muslukun, tahliyelerinin gerekçesinin ne olduğunun sorulması şaşırtıcı değil.

\n

Bu tahliyelere hukuki bir gerekçe bulmanın imkânı yok.

\n

Adamların tutuklanmalarının hukuki bir gerekçeleri yoktu ki bırakılmalarının olsun!

\n

Bu durumda çoğu kişi aynı soruyu merakla soruyor:

\n

- Neden bırakıldılar?

\n

Kimilerinin yanıtı hazır:

\n

- AB sayesinde çıktılar.

\n

Neden bırakıldıkları doğru bir soru, AB sayesinde çıktıkları da yanlış bir yanıttır.

\n

Nitekim yanıtın yanlışlığını bu tür savların ileri sürüldüğü günlerde, Tayyip Erdoğanın bir AB üyesi olan Almanyada Steiger hoşgörü ödülünü alması gösteriyor...

\n

Tayyip Erdoğana, hoşgörüsü ve insani değerleri ön planda tutması veya Avrupanın inşası konusundaki olumlu çabaları dolayısıyla ödül veren Avrupanın, Türkiye zindanlarında çürüyen gazetecilerin salıverilmesine katkıda bulunduğunu söylemek nasıl mümkün olabiliyor?

\n

Ama bizde kimileri hâlâ ısrarla Avrupanın Türkiyede demokrasiyi kurma ve pekiştirme işlevi olduğuna herkesi inandırmaya çalışıyorlar.

\n

***

\n

Aynı yanlışa Tanzimat aydınları da düşmüştü. Onlar da, Avrupanın Osmanlıya hürriyet ve demokrasi getireceğini sanıyorlar. Avrupanın iki yüzünü ve bu iki yüzün çelişkisinin sonucu olan ikiyüzlülüğünü görmemekte direniyorlardı.

\n

Avrupa ne Osmanlıya hürriyet ne de Türkiye Cumhuriyetine demokrasi getirme yükümlülüğü altında hisseder kendini.

\n

O kendi çıkarlarının peşindedir. Kendi kulübü içinde olanların uyması gereken kurallar olduğunu düşünür, ama kendi bünyesine almayı düşünmediği Türkiye için Bon Pour lOrient(Yalnız Doğuda geçer) bir demokrasi yeter de artır bile.

\n

Yoksa hürriyet, demokrasi, anayasal düzen falan onlar için hiç fark etmez.

\n

Fransa 1881 yılında, kendi İzmir konsolosluğundan siyasi sığınma talep eden Hürriyet kahramanı, Kanuni Esasinin kabulünün baş mimarı, Fransadan aldığı ilhamla Şûrayı Devletin (Danştay) kurucusu Mithat Paşa Abdülhamidin kasaplarına gözünü kırpmadan teslim edivermişti.

\n

Bugün Türkiyede artık Bon Pour lOrient demokrasinin simgesi olan Tayyip Erdoğana hoşgörü ödülünü veren Avrupanın çıkarının ötesinde bir misyonu yoktur.

\n

Doğrusu da budur.

\n

Hiçbir ülke bir başka ülkeye demokrasi götüremez. Götürebileceğini düşünecek olanlara ABDnin Iraka götürdüğü demokrasiyi anımsatmak isterim.

\n

Ayrıca hiçbir ülke de ithal demokrasiyle kurtulamaz, özgürlüğe kavuşamaz.

\n

***

\n

Avrupanın Türkiyeye demokrasi getireceği konusunda 200 yıldır süren yanılgı arabayı atın önüne koşan düşüncenin ürünüdür.

\n

Türkiye ABye girdiği için demokrasi olmayacak, ancak demokrasiye ulaştığı zaman Avrupaya üye olabilecektir.

\n

Kaldı ki, şu anda, Avrupa, Türkiyeyi kendi birliği içinde görmek istemiyor.

\n

Osmanlı İmparatorluğunun Avrupa Milletler camiası içinde kabul edildiğini hükme bağlayan ve onun toprak bütünlüğünü garanti eden 1856 Paris Antlaşması ertesinde, İstanbul yaşasın Avrupalı olduk!diye bayram ederken, Avrupalılar bunları nasıl biraz hayret, biraz küçümsemeyle ve geniş geniş gülümsemeyle izliyor idiyse, Aralık 2004te Tayyip Erdoğanın üyelik müzakereleri konusunda tarih alması üzerine aynı çığlıklarla Ankarada gündüz havai fişek atan Türklere de Avrupa yine aynı hayret ve küçümseme ve geniş gülümsemeyle bakıyordu.

\n

Osmanlı tarihini Osmanlı aydınının Avrupa konusundaki aymazlığını, Türkiye AB ilişkilerini yakından gördükten sonra, hâlâ Avrupanın Türkiyeyi özgürleştirip demokratikleştirme misyonuna sahip olduğunu sanmak en hafif deyimiyle aymazlıktır.

\n

Bu kadarı da biraz ayıp olmuyor mu?

\n

\n\n

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023