Türkiye yönetilemiyor mu?

Türkiye yönetilemiyor mu?

17.08.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye yandı...

Ormanıyla yandı Türkiye.. Yargıtay’ı ile birlikte, Danıştay’ı ile, Sayıştay’ı ile, askeri ve de sivil yargısıyla hep birlikte cayır cayır gitti Türkiye...

Milli Eğitim’i ile, Milli Savunması ile, sınır güvenliğiyle, can, mal ve ırz güvenliğiyle birlikte, bugüne kadar, namus diye, dürüstlük diye ne bellediyse hepsiyle yandı Türkiye...

Türkiye ateş topu olup tutuştu, su da dahil her şey alev olup yandı. Afet ateş olup yakmadığında sel oluyor, bu defa sel yakıyor. Türkiye aklınıza gelen her şeyle, her yerde yandı. Ve önlemedi yangın, kendi sınırına gelince, insafa da geldi de bitti. Bu durumda herkes de iktidarın politikasını görünce aynı ortak tanıyı koyuyor:

- Türkiye yönetilemiyor.

Zaman zaman her yerde böyle dönemler yaşanabilir. İşbaşında bulunan iktidarlar işi şirazesinden çıkarıp her şeyin denetimini ellerinden kaçırırlar, yanlış tanılarla, ölümcül hataları içeren uygulamalar birlirlerini izler ve sonunda iktidarın sapkınlığı o hale gelir ki felakete karşı umar olması gerekenler, marazın kendisi olabilirler.

Türkiye’nin şimdi içinde bulunduğu görünüm budur.

Şimdi aklından tümüyle feragat etmişlerin dışında kalan herkes, felakete koştuğumuz konusunda görüş birliği halindedir.

Ve çoğunluk bir ağızdan feryat etmektedir:

- Türkiye yönetilemiyor!

***

İzninizle bu görüşe katılamayacağım.

Türkiye yirmi yıldır, iç ve dış odakların elbirliğiyle, gayet ustaca yönetilmekte, belirli bir amaca doğru kurnazca manevralarla yönlendirilmektedir.

Türkiye’nin bugün içine düştüğü yangın yeri, bilerek, isteyerek, gizli gündemi gerçekleştirmeye yönelik olarak uygulanan politikaların yani bilinçli tercihlerin sonucudur.

Birinci amacı, Türkiye’yi tarikatlar ve cemaatler tuzağının kapanına kaptırmak olan, temeli talana ve yağmalamaya dayanan ekonomik politikaların uygulayıcısı güçlerin iktidar olduğu ülkelerde, orman yangınları, yanlış tercihlerin talihsiz sonuçları değil, bilerek, isteyerek seçilmiş bilinçli bir yolun amaçlanmış neticeleridir.

İlk amacı, laikliği yakmak olanlar için, orman yangınları da sineye çekilen, hatta yanmış arazinin imara açılması sonucunda yağma yolunu açık tutan, kaçınılmaz olaylardır.

Eğer amacınız Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet yapısını bozmak ve aynı zamanda bu amaca doğru yol alırken Made in USA ithal milli irade oluşturmak ise onun bunun eli silahlı adamlarına kucak açmakta bir beis görmezsiniz.

AKP, baştan beri, laik demokratik Cumhuriyetin yapısını değiştirmek, laikliği bu topraklardan sürmek, özgürlüğü bu topraklar üzerinde güneş görmez hale getirmek için gayet bilinçli, usta bir yönetim gösteriyordu.

Bu süre içinde Türkiye, iç ve dış iktidar güçlerinin istediği gibi yönetildi. Kafa karışıklığı iç ve dış amaçların doğru saptanamamış olmasından kaynaklandı.            

Amacı laikliği, ulus devleti, “Yurtta barış, dünyada barış” politikasını sona erdirmek olan bir iktidarın, bunun tam aksine hedefler peşinde koştuğu yanılgısının yaygınlaşmasını sağlayanlar, Türkiye’nin yönetilemediği yanılgısının yaygınlaşmasını başardılar.

***

Değişikliğin nedeni, saklı gündemli politikaya elverişli olanakların sona ermiş olmasıydı.

Artık amaçlar aşikâr olmuş, kaçınılmaz sonuçlar ayan beyan görülmüştür.

Artık görülmüştür ki Türkiye yönetilemiyor değil, halkın amacına uygun olarak yönetilmiyordur.

Türkiye, iktidarın amacına uygun olarak yönetilmeye çalışılıyor, ancak uyumsuzluk, iktidarı amaçlarının halkın amaçlarıyla artık örtüşmediğini gizleyememesinden kaynaklanmaktadır.

Sözün özü: Türkiye yönetilmiyor, yönetilemiyor değil, tam da düzenin egemeninin istediği biçimde yönetiliyor.

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023