Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler

13 Ağustos 2011 Cumartesi
\n

\n

Bahtsız kraliçe Marie Antoniettein söylediği kabul edilen bu sözlerin gerçekten onun tarafından söylendiğine ilişkin herhangi bir kanıt yok.\n

\n

Fakat kim söylemiş olursa olsun, veciz bir anlama sahip oldukları kuşkusuz.\n

\n

Fransızcasındaki brioche pasta değil yumurtalı çörek anlamına geliyor.\n

\n

Dilimize çevrilirken pastayı uygun görmüşler ki o da kraliçe ağzına doğrusu daha çok yakışıyor…\n

\n

Her neyse Amacım Antoniettenin üzerinde kalan vecizenin irdelenmesi ya da kimin tarafından söylendiğinin araştırılması değil…\n

\n

Türkiye Başbakanının insanlarımıza tutumlu olmayı öğütlerken verdiği bir örnek, bana yaşamı giyotinde sona eren bahtsız Fransız kraliçesinin söylediğine inanılan sözleri anımsattı…\n

\n

Başbakan vaiz edasıyla, sesini yumuşatıp tatlılaştırmaya çalışarak, topluma şu babaca tutumluluk öğüdünde bulunuyor:\n

\n

Mesela, araba almakla ev almak arasında bir seçim yapmanız gerekiyorsa, araba değil ev alın…”\n

\n

TVden kendi ağzından duyduğum cümle belki tam olarak böyle değilse de, söylediğinin esası bu…\n

\n

***\n

\n

Şimdi biraz, Antoniettenin kraliçelik yaptığı 18. yüzyıl sonlarından günümüze ulaşan öğütle 21. yy. başlarında Türkiyede başbakanlık yapmakta olan kişinin öğüdü arasındaki düşünsel kan bağını araştıralım…\n

\n

Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler…” sözü ister gerçekten biri tarafından söylenmiş isterse bir düşünme biçimini vurgulamak için zekice uydurulmuş olsun, anlam çok açık…\n

\n

Bu anlam halk yaşamından tam bir habersizlik demektir…\n

\n

Tıpkı Türkiye Başbakanının, başka biri tarafından uydurulmayıp, kendi ağzından işittiğimiz sözleri gibi…\n

\n

Milyonlarca insanın işsiz, milyonlarcasının en düşük ücretlerle geçinmeye çalıştığı, milyonlarcasının oturdukları kira evlerinin kirasını ödemekte zorlandığı ya da ödeyemediği, seçimlerini araba ve ev arasında değil de temel gıda ürünleri, giyim vb. gibi temel yaşam gereksinimleri arasında yapıp onların da en ucuzlarının peşinde koşan insanların çoğunlukta olduğu bir ülkenin (üstelik saray mensubu değil de halkın içinden gelmiş) başbakanı, yurttaşlarına verdiği tutumluluk öğüdüne örnek olarak araba ve ev arasındaki bir önceliğin sözünü edebiliyor… \n

\n

Yoksul bir çocukluk ve gençlikten geldiği bilinen bir kişinin, içinden çıktığı halkın yaşamı konusunda (bilgisiz olamayacağına göre) böylesine bir sığlık ve duygusuzluk içeren sözlerinin irkilticiliği yanında, sarayın dışındaki yaşamdan habersiz kraliçenin söylediğine inanılan sözler, bana kalırsa çok daha masum, neredeyse çocuksu kalmaktadır…\n

\n

*** \n

\n

Başbakanın sözlerini TVden işittiğim gecenin ertesindeki sabah, alışveriş yapmak için uğradığım dükkândaki radyodan, haberleri sunan yıvışık bir ses, babanın bir gün önceki öğüdünü topluma duyurmayı sürdürüyordu…\n

\n

Aramızda özel bir diyalog geçmeksizin istediklerimi sessizce tartıp hazırlamakta olan tezgâh gerisindeki genç adam, yüksek sesle dile getirmekten kendimi alamadığım düşüncelerimi işitince Oğluna gemicik alan kişiden, başka ne söylemesini bekliyordunuz dedi.\n

\n

Oğluna gemicik, damadına televizyoncuk, eşine hastanecikler…\n

\n

Başkaca yakınlarını, yakın çevresini de katarsak, sonsuzca uzayacağı kuşkusuz bir liste…\n

\n

Günümüz başbakanı böyle biri…\n

\n

Şimdilik henüz Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinlerdemiyorsa da, bir gün onu da duymak şaşırtıcı olmamalı

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Tevfik Fikret'e 23 Kasım 2020
RTÜK nedir? 30 Eylül 2020
Paçavra 23 Eylül 2020
Eylül 2 Eylül 2020
Halk 26 Ağustos 2020
Yetenek ve tutku 12 Ağustos 2020
Başkalarının hikâyesi 5 Ağustos 2020
Ne yazmalı? 29 Temmuz 2020
Melek Çetinkaya 22 Temmuz 2020