Barbaros Talı

Beceremiyoruz...

04 Ağustos 2012 Cumartesi
\n

Haltercilerimizin önemli şampiyonalarda elde ettikleri sıralamalar ülkemizin bu dalda olimpiyat oyunlarına katılacak sporcu sayısını da belirler. Geçen yıl Pariste düzenlenen Dünya Şampiyonasına kontenjanımızı artırmak amacıyla gittik. Bir haltercimiz sıfır çekince yine beşte kaldık.

\n

Halter Federasyonu, önemli şampiyonalar öncesinde elit sporcularına kendi memleketlerinde antrenörleriyle birlikte kamp yaptırır. Organizasyonun başlamasına 45/50 gün kala da milli takım kampına alır. Londra 2012 öncesinde alışılagelinmiş bu sistemin dışına çıkıldı. Haltercilerimiz olimpiyatların başlamasına bir ay kala Ispartada kampa alındı. Ardından oyunlara üç hafta kala Eğirdirde seçmeler yapıldı. İngiltereye gidiş hazırlıkları sürerken iki sporcumuzda doping çıktı. Yerlerine yenileri davet edildi.

\n

62 kilo haltercimiz Bünyamin Sezer davetlilerden biri. 2011 Dünya Şampiyonasında koparmada 141 kilo kaldırarak bronz madalya almış; nisan ayında Antalyada organize ettiğimiz Avrupa Şampiyonasında ise koparmada 142 kilo kaldırarak altın, silkmede 159 kilo ile gümüş ve toplamda 301 kiloluk derecesiyle altın madalya kazanmış bir sporcumuz. Seçmelerde takıma giremeyince, antrenmanları bırakıp dinlenmeye geçmiş. Üç hafta sonra, yani performansı sıfırlanmışken olimpiyat takımına çağrılmış. Daha da ilginci, yarıştığı 62 yerine bir üst kiloya yani 69a katılması istenmiş. Kotamız boş kalmasın diyerek kabul etmiş.

\n

Diğeri ise 85 kiloda Nezir Sağır. O da sıfır performansla mecburen katılmış olimpik ekibe. Yarışma öncesi röportajında, olimpiyat kadrosunda yer almadığı için yeni hedefi Avrupa şampiyonası hazırlıkları öncesinde dinlenirken Londraya götürüldüğünü, madalya şansının olmadığını söylemiş.

\n

Aslında, Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş, doping konusunda hassas olduğu bilinen ve bu tavrı nedeniyle halterin çokuluslu camiasında takdir gören bir yönetici. Ancak yaşanan gelişmeler yönetim zaafı olarak yorumlanıyor.

\n

Görülüyor ki haltercilerimizin kendi şehirlerinde, antrenörleriyle birlikte kamp yapmaları beklenmedik sonuçlara yol açabiliyor. Ödül yönetmeliğinin heveslendirdiği, her şeye rağmen başarı anlayışına sahip kendini bilmezlerin, hedeflerine doping yoluyla ulaşma çabalarının önüne geçilemiyor. Bu nedenle, elit haltercilerimiz bir arada tutulmalı ve milli takımda kulüp ortamı yaratılmalı. Yiyip içtikleri, kullandıkları ergojenik destek ürünleri kontrol edilmeli. Yarışma performanslarını artıracak, yarışma stresini tolere etmeyi öğretecek ve rakiplerini tanımalarını sağlayacak organizasyonlar düzenlenmeli.

\n

Ayrıca, izlenen görüntülerde eksik olduğu kolayca hissedilen motivasyon ve yarışma konsantrasyonlarını üst düzeyde tutabilmek için öncelikle kendi antrenörleriyle bir arada olmalılar. Akreditasyon kotasının sınırlı kaldığı hallerde ise takımla gideceği belli antrenörlerle bir süre birlikte çalışmalı ve birbirlerini tanımalılar.

\n

Anlaşılıyor ki başarısızlığı sporcularımıza yüklemekle ve sadece onları öne çıkarmakla yanlış yapıyoruz. Yöneticilerin hatalarını, antrenörlerin yetersizliklerini de dile getirmeliyiz. Getirelim ki sporu sevenler yerine bilenler yönetsin. Antrenörler kendilerini geliştirsin.

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Gazozuna Yarışma 14 Mart 2014
Merak Konusu 8 Mart 2014
Soçi’nin Ardından 2 Mart 2014
Ucuz Hesaplar 12 Şubat 2014
Terse Koşanlar 23 Kasım 2013