Barbaros Talı

Merak Konusu

08 Mart 2014 Cumartesi

Yüzme ile birlikte anılırken ayrı bir branş olarak kabul edilen sutopunda kısa sürede iyi bir jenerasyon yakalanmış. 2005 yılında İzmir’de düzenlenen Üniversite Oyunları’nda bronz madalya kazanılmış. 2009’da Avrupa B grubunda şampiyonluk yaşanmış. 2010 ve 2012 senelerinde iki kez Avrupa Şampiyonası’na katılmış A Milli Takımımız.
Elde edilen başarı herkesi ümitlendirmiş. Ancak o dönemde verilen sözlerin tutulmaması, gerekenlerin yapılmaması ve yönetimde görev alanların spor dalına aşina olmamaları sıkıntı yaratmış. İşten çıkıp havuza koşan, geç saatlere kadar antrenman yapan, yıllık izinlerini turnuvalarda harcayan oyuncular fedakârlık yapmaktan imtina etmeye başlamışlar.
İşler karışmışken, A Milli Takım antrenörlüğüne Hırvat Dragan Matutinoviç getirilmiş. 1992 Barcelona olimpiyatlarında şampiyonluğun uzak ara favorisi, ev sahibi İspanya’yı ikinci yaptığı için görevine son verilen, çalıştırdığı takımlarda iki sezondan fazla kalmadığı söylenen ve son üç senedir işsiz olduğu bilinen Matutinoviç’in atanması şaşkınlık yaratmış.
Hal böyleyken, üçüncü kez Avrupa Şampiyonası’nda oynama şansı çalmış kapıyı. A milli takımımız, playoff’ta bizden daha zayıf Gürcistan ile eşleşmiş. Önceki organizasyonlara katılan üç beş oyuncunun bulunduğu, 30’unu aşmış sutopucuların gençlerle desteklendiği, iki devşirme sporcunun monte edildiği aday kadro zayıf bulunmuş. Federasyon yöneticileri takımı güçlendirmeye çalışmışlar. Üç yabancı sutopucu daha devşirilmek istenmiş. Ancak prosedür tamamlanamayınca oynatılamamışlar. Sadece bir oyuncu katılmış takıma. İyi sutopuculardan bazılarının kendi istekleriyle girmediği, kimi önemli isimlerin ise yöneticiler tarafından istenmediği anlaşılmış.
Tiflis’te oynanacak ilk maç öncesinde Barcelona’da dört günlük kamp yapılmış. Sonrasında hiç olmaması gereken yapılmış, İspanya’dan Gürcistan’a, İstanbul aktarmalı gidilmiş. Uçuş öncesinde altı saat havaalanında beklenmiş. Uzun bir yolculuktan sonra gece uykusu ve sabah antrenmanının ardından akşam karşılaşmaya çıkılmış. Sonuç 4 farklı (5-9) mağlubiyet olmuş. Fatura takım kaptanına kesilmiş, kadrodan çıkartılmış.
İstanbul’da yapılan ikinci maç öncesinde takıma iki yeni sutopucu daha eklenmiş. Matitunoviç’in antrenmanı bittikten sonra suda kalan oyuncular kendi başlarına taktik çalışması bile yapmışlar ama elde edilen üç farklı (11-8) galibiyet yetmemiş. Finallerde oynama fırsatı kaçınca, 2016 Rio olimpiyatlarına katılma hayalleri de suya düşmüş.
Gelişmeler camiada sıkça konuşulur olmuş. Sosyal ağlarda da yer bulmaya başlayan eleştiriler hakaret olarak kabul edilmiş. İki sutopucu disiplin kuruluna verilmiş. Biri altı, diğeri ise sadece bir maç ceza almış. Şu sıralar bu farkın nereden kaynaklandığı merak konusu.
Spor dalını yayma ve geliştirme görevi verilen federasyon yönetiminin, bindiği dalı kesmeye çalışmasını anlamak pek kolay değil. “Başarı” sutopucuların performanslarına bağlıyken onları dışlamanın ve küstürmenin sebebi anlaşılamıyor. Eleştirilere tahammülsüzlüğün nedeni ile kulüpler ve sporcular arasında ayrımcılık yapıldığını hissettirecek cezaların verilmesini de anlayışla karşılamak mümkün gözükmüyor.  


Yazarın Son Yazıları

Gazozuna Yarışma 14 Mart 2014
Merak Konusu 8 Mart 2014
Soçi’nin Ardından 2 Mart 2014
Ucuz Hesaplar 12 Şubat 2014
Terse Koşanlar 23 Kasım 2013
Organize Korkusu 20 Kasım 2013
Sıfır Tolerans 3 Ekim 2013
Şaka Gibi 3 Ağustos 2013
Yerseniz(!) 21 Temmuz 2013
İlgililere Duyurulur! 6 Temmuz 2013
Sistem Çöktü 30 Haziran 2013
Ne Cevap Verilecek? 8 Haziran 2013
Merakla Bekliyoruz 30 Mayıs 2013
Ne Günler Yaşıyoruz 18 Mayıs 2013