Barış Doster

Doğalgaz müjdesi ve stratejik hesaplar

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Türkiye 5 gündür, Karadeniz’de bulunan 320 milyar metreküp doğalgaz rezervini konuşuyor. İktidar bunu iç siyasette de kullanmak istiyor. Beklentiyi yükseltiyor. Prof. Dr. Sencer İmer, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nda (TPAO) uzun yıllar çalışan Necdet Pamir gibi uzmanlar ise uyarıyor, temkinli bir dil kullanıyorlar. Peki, bu keşif, doğalgazda dışa bağımlı olan ülkemiz için önemli mi? Evet. Sevinmeli mi? Evet. Abartılı sözler etmeli mi? Hayır. Rüyalara dalıp gitmeli mi? Hayır. Akıldan, bilimden, gerçekçilikten kopmadan, ihtiyatlı bir iyimserlik içinde olmak en iyisi... Nedenlerini sıralayalım.  

Birincisi, enerji arzı ve tedariki, çok boyutlu bir süreç. İşin ekonomik, politik, diplomatik, hukuki ve güvenlik boyutları var. Enerjiyi bulup, çıkarmak yetmiyor. Çıkan enerjinin maliyeti, hangi güzergâhlar üzerinden nasıl taşınacağı, kaça satılacağı da önemli. Büyük devletler, dev enerji şirketleri işin içinde. Jeopolitik ve strateji konuşulurken, mutlaka petropolitik, hidropolitik ve gazpolitik de konuşuluyor. Enerji kaynaklarının istikrarlı, güvenli, temiz, kesintisiz, ucuz, çevreyle uyumlu şekilde son tüketiciye ulaştırılması, kapsamlı bir çalışma gerektiriyor.  

İkincisi, dünyada enerji fiyatları, küresel ekonomik bunalım ve bunu ağırlaştıran salgın hastalık nedeniyle düştü. Elektrikli otomobillerin hızla yaygınlaşması da petrole olan talebi azaltıyor. Dünyanın büyük petrol şirketleri, son dönemde elektrik enerjisine yöneliyorlar. Petrol, dünyada en fazla otomobillerde kullanılıyor. Ülkemizin önemli enerji uzmanlarından Cenk Pala’nın sözleriyle, “İnsanlığın fosil yakıtlarla ilişkisi, Katolik nikâhı gibi” olsa da ülkeler alternatif enerji kaynaklarına, yeni, yerli, yenilenebilir kaynaklara büyük yatırım yapıyorlar.  

Üçüncüsü, Karadeniz’deki keşif, öncelikle iç piyasa için düşünülüyor. Zaten, yıllık tüketimi 45 milyar metreküp olan ülkemiz için keşfedilen 320 milyar metreküp, yeni enerji yatakları bulunmaz, bu miktar artmazsa, Türkiye’yi doğalgaz ihracatçısı yapacak büyüklükte değil. Yeni sahalar bulmak için umut verici, o kadar. Bu doğalgazı 2023’te iç piyasadaki tüketiciye ulaştırmak ise imkânsız olmasa da iddialı bir hedef.  

Kaynak ve tedarikçide çeşitlilik  

Dördüncüsü, Türkiye; enerji çeşitliliği açısından, kaynak ve tedarikçi ülkede çeşitliliğe yönelmeli. Taşkömürüne daha çok yatırım yapmalı. Hayli zengin olduğumuz rüzgâr ve güneş enerjisini daha verimli kullanmalı.   

Beşincisi, Türkiye jeopolitik konumu ve ülkemizden geçen enerji nakil hatları nedeniyle, Avrupa’nın enerji tedarikinde çok önemli. Keza Rusya açısından da hem büyük bir müşteri hem de diğer büyük müşterisi Avrupa’ya sattığı enerjinin kritik bir güzergâhı.  

Altıncısı, Karadeniz’de 1986’da Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edildiğinden, enerji araması yaparken, hukuki, diplomatik, askeri gerilim yaşanmıyor. Bu, önemli. Türkiye bu keşifle, doğalgaz aldığı ülkelerle fiyat pazarlığında elini güçlendirebilir.  

Sözün özü, bu doğalgaz keşfi önemli olmakla birlikte, ne eksenimizi değiştirir ne de milletimizi bir anda zenginleştirir. Bu iş kolay değildir. Akıl, bilim ve strateji meselesidir.    


Yazarın Son Yazıları