Ört ki ölem!
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Ört ki ölem!

25.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gazetelere bakıyorum; “Yeşil vatan uğruna şehit oldular” yazıyor. Ağıt yakmayı, hüzünlü cenaze törenleri düzenlemeyi, büyük sözler söylemeyi çok iyi beceriyoruz. Ancak o canların bir ağaç gölgesinde sevdikleriyle dinlenmek yerine, o tabutun içinde neden yattığı ile bir türlü yüzleşmiyoruz.

Yaprağın daldaki yeşiline değil de düşüşündeki sarısına hayran kalmayalım diye yazıyorum...

ORMANI GÖRMEDEN AĞACA TAKILMAK

Bilgiyi yeterince bilmez ve bütünü görmezsek afeti nasıl yöneteceğiz? Örneğin Orman Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, Türkiye’de son 10 senede (2015- 2024) yılda ortalama 25 bin 762 hektar orman yanmış. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın resmi sitesinde atıfta bulunduğu Avrupa Orman Yangın Bildirgesi Sistemi’nin (EFFIS) genişletilmiş verilerine göre ise aynı zaman dilimi içinde Türkiye’de yıllık ortalama 81 bin 985 hektar orman ve bitki örtüsü yanmış. Bu bilgi, doğal arazilerde çıkan tüm yangınları kapsayarak, Türkiye’de orman alanı olarak belirtilen yangın verisinin 3 katından daha fazlasını işaret ediyor. Yani Avrupa verilerine göre, son on senedir, her yıl Türkiye toprağının binde biri yanıyor. Anlaşılması için “Son 10 yılda neredeyse Samsun kadar ormanımızı kaybettik” demek hata olmaz.

KİBRİTİ KİM ÇAKIYOR?

İçişleri Bakanlığı’nın “Afet Yönetimi ve Karar Destek Sistemi” verilerine bakalım. Orman yangınlarının doğal sebeple çıkma nedeni son 10 yılda ortalama yüzde 15 oranında kalıyor. Yani Türkiye’de ortaya çıkan her 10 afet olayından sadece biri ya da ikisi doğadan kaynaklı. Geri kalanı ise ihmal, dikkatsizlik, kasıt, kaza gibi gerekçelerle insan eliyle oluşuyor. Bu yangınların yaklaşık yüzde 40’ının çıkış nedeni ise hâlâ bilinmiyor. Dolayısıyla, ülkemizdeki orman yangınları yasal düzenlemeler ve teknik destek ile kaynağında çözülebilir, oluşmadan önlenebilirdi. Haliyle yangınlar doğal bir afet olarak değil; yönetimsel kriz, kurumlar arası koordinasyon eksikliği, güvenlik açığı, donanımsal eksiklik ve liyakatsiz kadrolar gibi başlıklarda ele alınmalı. Özetle, kibriti hükümetin ve ona bağlı kurumların çaktığı yangınlar diyebiliriz yaşadıklarımıza...

BÖLGE YETERİNCE BİLİNİYOR MU?

Eskişehir’deki ormanlık arazi çok sayıda dar vadi, geçit, sırt ve tepe ile engebeli bir topografyaya sahip. Bu yapı bir yangında, rüzgârın hızlanması, aniden yön değiştirmesi ve yayılması açısından yüksek bir risk barındırıyor. Haliyle bu durumun bilinirliği yangın stratejisinin geliştirilmesi ve yangın müdahale ekiplerinin güvenliği açısından kritik önemde. Yapılacak tüm müdahalelerin mikroklimatik veriyi değerlendirip rüzgâr yayılma hızını ve yönünü dikkate alarak gerçekleştirilmesi gerekir.

Ama gelin görün ki yangın işçilerine ve gönüllülerine rüzgâr hızı/yönü uyarısı veren taşınabilir kişisel sensör sistemleri Türkiye’de yaygın değil. Ancak örneğin ABD’de ve Kanada’da bu sistem standart hale gelmiş. Güvenli bölge ve tahliye protokolleri de eksik ve var olanlar da operasyon anında geç uygulanıyor.

Afet yönetiminde işçi ve gönüllü güvenliği konusu ise maalesef zafiyetlerle dolu.

‘HELP TURKEY’ ÇAĞRISI NASIL SUÇ OLDU?

Türkiye’nin gördüğü en büyük orman yangınları serisine sahne olan 2021 yılında sosyal medyada “Help Turkey-Global Call” çağrısı yapılmıştı. Yani, yangınlar için uluslararası yardım talebinde bulunulmuştu.

Az bilinir; aslında bu çağrı Türkiye Afet Müdahale Planı’na uygundu. Gelin görün ki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu çağrıyı yapanlar hakkında soruşturma başlattı. Yetmedi, Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Ayşe Barım’ın iddianamesinde bile “Help Turkey” çağrısı yapan sanatçılar şüpheli hale getirildi.

KİM GİDECEK ORMANA?

2021’deki orman yangınlarıyla mücadele sürecindeki temel eksikliğin, hava aracından çok yer müdahale ekiplerindeki personel yetersizliği olduğu öğrenildi. Ormancılar Derneği’ne göre; 2021 yılından itibaren 22 bin yangın işçisine daha ihtiyaç bulunmaktaydı. Buna karşın 2022- 2024 yıllarındaki 3 yıllık personel sayısı artışı 3 bin 377 kişiydi.

Keza, 2021 yangınlarında son anda istihdam edilen işçilerin büyük bir bölümü yetersiz eğitim nedeniyle görev yapamadı, bir bölümü ise kendiliğinden çalışma alanını terk etti.

İKİ YASANIN İTİRAFI

Yakın zamanda tüm toplumsal ve bilimsel itirazlara rağmen TBMM’den iki yasa geçirildi: İklim Kanunu ve Süper İzin Yasası. Torba yasa görüşülürken AKP’li Mustafa Varank şöyle dedi: “Siz ‘Yaptırmam’ deyince biz de tabii ‘Yapacağız’ diyoruz. Siz ‘Geçirmeyeceğiz’ deyince biz de geçirmek için gayret gösteriyoruz.”

Yani diyor ki iktidar, siz ne anlatırsanız biz tersini yapıyoruz. Ama sonra da sizi dinlesek aslında yaşanmayabilecek orman yangınında ya da diğer afetlerde insanımıza “kahraman” unvanı veriyoruz. Ört ki ölem!

Yazarın Son Yazıları

‘İBO Show’a katıldı’ diye kovulan öğretmen

“Bu gece benim gecem, cama vuran her damlada seni hatırlıyorum...”

Devamını Oku
27.02.2026
O dizi ekibinin sicili

“Sizin Diyanet olarak yapmadığınızı biz yapıyoruz.”

Devamını Oku
25.02.2026
İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025