Coşkun Özdemir

Sorunlarımızın Temelinde Gericilik Var

08 Mart 2012 Perşembe

Mustafa Kemal adlı bir mucize adam geçmişimizdeki birikimlerden de yararlanarak çökmüş bir imparatorluğun üstünde bir cumhuriyet kurdu. Çağdaşlığı ve aydınlanmayı amaçlıyordu. Aşılacak engeller çok büyüktü ama halk, emperyalizme karşı savaş vermiş ve onun ülke üzerindeki karanlık planlarını altüst etmiş olan bu eşsiz komutana inanıyordu. Ben bu inanca tanıklık etmiş insanlardan biriyim.

Türkiye’nin aydınlanmacı bir eğitime ihtiyacı vardı. İlkokul seferberliği ile, Halkevleri ile, ölümünden sonra devrime inananlarca kurulan Köy Enstitüleri ile bu yolda dev adımlar atıldı. Ama gerici ve sömürücüler elbette boş durmayacaklardı. Çok partili düzen onlar için kaçırılmayacak bir fırsattı. Hemen harekete geçtiler.

İlk başarıları partilere nüfuz etmek ve büyük eğitimci Hasan Âli Yücel’i indirmek oldu. Bunun ardından en büyük darbeyi vurdular. Doğunun büyük ağası, İnönü’ye gelip “Paşam bu okulları kapat, yoksa doğudan hiç oy alamazsın” dedi.

Köy Enstitülerini kastediyordu. Bu okullar gericiler ve sömürücüler için ve elbette emperyalizm için büyük tehlike idi. Oradan pırıl pırıl yurtseverler, hümanistler yetişiyordu.

Eğitimden yoksun bırakılmış halk, Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Çerkezi ile bilinçlenecek, aydınlanacak, ağaya karşı çıkacaktı. Bununla kalmayacak, sınıf bilincine ulaşarak sömürüye karşı birlikte mücadele edecekti. O halde emperyalistlerin desteği ile bu önlenmeli idi.

Önce CHP gericileri, daha sonra DP eli ile bu okullar Halkevleri ile birlikte yok edildi. Aydınlanmaya karşı ilk saldırı başarıya ulaşmıştı. 40’lardan beri siyaseti yakından izleyen yurtseverler, 60 yıldan beri çağdaşlıktan, halktan, emekten, aydınlanmadan, demokrasiden yana iktidar görmediler.

Halkın Cumhuriyetin 89’uncu yılında ortalama 4-5 yıllık bir eğitim düzeyinde olması ve Pakize Suda’nın sokaklardaki sorularına verilen cevaplar hepimiz için bir utanç nedeni olmalıdır.

İnsani gelişmişlikte, basın özgürlüğünde, kadın-erkek eşitliğinde, insan haklarında dünya milletleri arasında en gerilerde oluşumuz da bir başka utanç nedeni. Yurdumuzda çok partili düzene girişimizden beri Atatürk’ün ülkeyi çağdaşlığa, aydınlanmaya taşıyacak devrimlerini göz ardı eden, hatta ona karşı çıkan muhafazakârdan öte gerici politikalar ve bununla bütünleşen Amerikancılık egemen olmuştur.

Yıllardır darbelerle darbe edebiyatı ile oyalanıyoruz. Politikacıların, iktidarların gerici siyasetlerinin, askeri darbelerde, ülkenin en yiğit insanlarını alıp götüren cinayetlerde, Maraş’taki, Malatya’daki, Sivas’taki katliamlarda nasıl bir rol oynadığı hiç sorgulanmıyor. Hrant için nereye varılacağını göreceğiz.

Bir gün sorunlarımızın temeline inerek Türkiye’nin nasıl geri bıraktırıldığını, nasıl akıldan, bilimden, aydınlamadan, bağımsızlıktan uzaklaştırıldığını sorgulayacak savcı ve hâkimlerimizin ortaya çıkacağına inanıyorum.


Yazarın Son Yazıları

Demokrasi ve Sandık 25 Aralık 2013
AKP Milletvekillerine 28 Ağustos 2013
AKP Milletvekillerine 19 Haziran 2013
Burak'ın Katili 16 Mayıs 2013
Dinciler ve Dindarlar 13 Eylül 2012
Halkın Adı Yok... 21 Temmuz 2012