Cüneyt Arcayürek

Darbeler, Darbe Davaları...

09 Ağustos 2011 Salı
\n

Darbelerin yasal kılıfını ortadan kaldıracak çareler aranıyor ama darbe

\n

iddialı davalar bir türlü sonuçlanamıyor.

\n

Türkiye darbe paranoyası ile yatıp kalkıyor.

\n

Oysa 12 Eylülden gerekli dersleri çıkaran TSK; yıllardır artık darbe döneminin kapandığını açıklıyor. İktidar ve muhalefet partileri yıllardır artık Türkiyede darbe dönemlerinin kapandığını söylüyorlar.

\n

Medya, ilim bilim adamları, iş çevreleri aynı yargıyı sürekli yineliyorlar.

\n

Dün darbelere alkış tutanlar, bugün hep bir ağızdan darbeleri (ne yazık ki askeri de) umacı gibi gösteriyorlar.

\n

Türkiye darbelere karşı topyekûn seferberlik halinde.

\n

Siyasetçisi, bilim adamı, medyası ileri demokrasiye koşar adım!

\n

Bu manzara tamam.

\n

Elbette darbelere karşı olalım ama hemen yarın darbe olacakmış gibi bu telaş neden?

\n

***

\n

YAŞtaki başkanlık gösterisinden sonra RTE; TSK İç Hizmet Yasasındaki Silahlı Kuvvetlerin vazifesi, Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktırdiyen 35. maddeyi gündeme getirdi.

\n

Gerekçe: Kenan Evrenin 12 Eylül darbesini bu maddeye dayanarak yaptıklarını söylemesi.

\n

35. maddeyi değiştirerek darbelere önlem almak fasa fiso.

\n

Darbe bir oldubitti.

\n

Uluslararası hukuk bir ülkede darbeden sonraki düzeni tanıyor.

\n

Sanki bugün ve gelecek yakın günlerde darbe olasılığı var Türkiyede.

\n

İleri demokrasiyi inşa ediyoruz ya; ulusal hemen hiçbir konuda bir araya gelemeyen, birbirine destek olamayanlar, 35. maddeyi bir an önce, yeni anayasayı beklemeden aman düzenleyelim telaşı ile birbiriyle yarışıyor.

\n

TBMMnin ekim ayı çalışmalarında 35. maddenin ele alınıp bir an önce yeniden düzenlenmesinde hemfikirler...

\n

Darbeleri siyasal amaçları için malzeme yapan RTE ile asker siyasete (yönetime) müdahale ederse herkesten önce tankın önüne çıkacağını söyleyen siyaset adamı örneğin 12 Eylülde acaba nerelerdeydiler?

\n

***

\n

Bakın, bugün darbelere karşı kesin ve keskin bir tavır alanları eleştirirken bu konuda davranışlarımızla ilgili kısa bir not vereyim.

\n

1950’den sonraki siyasal olayları ayrıntılarıyla yazdığımız 21 kitaplık dizide darbeleri destekleyen tek bir satır bulanın alnını karışlarım.

\n

Ha; hükümetin çaresiz kaldığı, anarşi, terörün kol gezdiği, parlamentonun işlerliği ile, devlet otoritesinin yittiği 12 Eylülde bugün darbe karşıtı dalkavuklar dahil hemen bütün çevrelerin, medyanın onayladığı o güne elbette karşı çıkmadım. Ama sonra? Sıkıyönetim döneminde 12 Eylülü ve önderlerini alaylı dille irdeleyen Ku-De-Tayı yayımladım. Evren, 12 Eylüle karşı olanlar diye yayımladığı kitapta, benim yazılarıma da yer verdi.

\n

Bugün tartışmalarda darbe öncesi yaşananlar asla konu edilmiyor.

\n

Darbelerden sonra, dün de bugün de onaylamadığımız olaylar eleştiriliyor.

\n

28 Şubat bu olguya bir örnek. Bugün baş tacı edilen, TVlerde sümük salya laik cumhuriyetin temelini sarsan cemaat liderlerini... Türk İslam Cumhuriyeti hasretini kanlı mı kansız mı olacak diye betimleyenleri anımsamak bugün neredeyse suç!

\n

Oysa, o gün de bugün de desteklediğim, zorunlu gördüğüm ünlü MGK toplantısında alınan anayasaya uygun kararlar, darbenin eşikten döndüğünün kanıtıdır.

\n

Ne yazık ki sivil kadrolar bir türlü tehlikenin farkına varamadılar. Demokratik yol ve yöntemlerle 28 Şubatın gereklerini geliştirmekten uzak durdular.

\n

Sonuç ortada: Dinci siyaset; Atatürkçü düşünceyi, laik, üniter devlet anlayışını sildi.

\n

***

\n

Darbe çığırtkanlığı, 20 yıl mı, 30 yıl mı süreceği bilinmeyen darbeyle ilişkin davaların akıbetini gündeme taşıdı.

\n

Örneğin üç yıldır süren Ergenekon davası yasama ve yargının konumlarının tartışılmasına yol açtı.

\n

Sekiz seçilmiş tutuklu mahkeme kararıyla salıverilmiyor; halkın iradesinin gereğini yerine getirecek yasal düzenlemeleri ne hükümet ne de iki milletvekili içeride olan ana muhalefet bir türlü hazırlayamıyor.

\n

Oysa beklenen neydi? Hükümet ve muhalefetin bir araya gelip yaz içinde yapacakları yasal düzenlemeleri, Meclisin olağanüstü toplantısında gerçekleştirmeleri!

\n

CHPnin gövde gösterisinin ne denli etkili olacağı, dün başlayan mahkemenin Balbayın bir kez daha tahliye talebine vereceği yanıtla kanıtlanacak.

\n

Ama mahkeme başkanının; tahliyelerin mahkemenin değil, ancak parlamentonun çıkaracağı yasa ile sağlanabileceğini içeren TBMM Başkanlığına gönderdiği yazı umutları gölgeliyor.

\n

İnşallah yanılırım.

\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015