Cüneyt Arcayürek

Dün Öyleyse...

12 Aralık 2013 Perşembe

Ülkemizde parti içi demokrasi bile acayip.
İktidar partisinin Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, hükümetin başbakan yardımcısı, hatta kimi bakanlar, tutuklu iken milletvekili seçilenlerin derhal tahliye edilmelerinde ittifak ettikleri gibi...
...üstelik tutuklu vekilin seçildikten sonra iki yıla yakın içeride yatmasını hak ihlali görüyor.
Kısacası her çevre, artık sınırlarımızı aşan bu sorunun ulusal iradenin hiçe sayılması anlamına geldiğini söylüyor.
Anayasa Mahkemesi bu görüşü karara bağlıyor.
Ergenekon davasını gören 13. Ağır Ceza Mahkemesi, şayet ulusal, uluslararası hukuktan nasibini alsaydı, şu ya da bu nedenle içeride yatan yedi milletvekilini 2011 seçimlerinden hemen sonra tahliye edebilirdi...
Ne çare bizde hukuk siyasetle kardeş olduğu için, hukuk devletine yaraşır böyle bir davranış gösteremedi, karar alamadı.
Hâlâ Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararın emsal teşkil etmesine karşın KCK davası sanığı milletvekillerine tahliye kararı alamıyor Diyarbakır ağır ceza mahkemeleri...

***

Bu olayın bir yüzü.
Asıl üzerinde durulması gereken AKP Genel Başkanı ve Başbakan RTE’nin bütçe üzerinde muhalefetin eleştirilerini yanıtlarken partisinin gözde sorumlularına ve ulusal iradeyle ilgili ortak yargıya ters düşen açıklamaları.
Ulusal iradeye başta elbette partilerin, bilumum demokratik kurumların sahip çıkması üzerinde duruyor.
Meclis’te bulunan her vekilin de bu sorumluluğu üstlenmesini zorunlu görüyor.
Pekâlâ, kuşkusuz vekillerin ulusal iradeye sahip çıkması gerekli ve zorunludur ama...
....2011 genel seçimlerinde seçilen tutuklu milletvekillerinin derhal tahliye edilmelerini sağlayacak girişimleri şu ya da bu gerekçeleri öne sürerek neden geri çevirdiğini ve...
....bugün vekiller dahil herkese ulusal iradeyi savunmalarını söyleyen RTE’nin, iki yıla yakın ulusal iradenin tutuklu kalmasını bal gibi sindirmesinin gerekçelerini açıklaması gerekiyor..
Dün Meclis’te söylediği gibi, ulusal iradeye içtenlikle saygılı olsaydı, bugün savunduğu ulusal iradenin cezaevlerinde yatmasını, anayasadaki ilgili maddeye bir fıkra ekleyerek önleyebilirdi.
Bugün vekilleri ulusal iradeye sahip çıkmaya çağıran RTE, oysa dün cezaevlerinde yatan ulusal iradenin derhal tahliye edilmesine parmağının ucunu bile oynatmadı!..

***

Anayasa Mahkemesi’nin kararı, Balbay’ın bu karara dayanarak tahliyesi, bir kırılma noktası mı?
Umutlar yeniden tazelendi.
Bu karara dayanarak cezaevlerinde hüküm giyen, giymeyen ama yıllardır içeride yatanların tahliyesi acaba gerçekleşecek mi?
Bu umudun gerçekleşmesi bile ülkemizin insan haklarına saygılı, bir hukuk devleti olduğuna bir işaret sayılabilir elbette.
Ama?

***

İşine geldi mi ulusal iradeye sahip çıkıyor.
Ulusal iradenin seçtiği vekilleri de ulusal iradeyi savunmaya çağırıyor.
İşine gelmedi mi, ulusal irade hapisteymiş, umurunda bile değil.
Dün öyle, bugün böyle!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015