Eğitim ve etkileşim
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Eğitim ve etkileşim

31.05.2024 10:12
Güncellenme:
Takip Et:

Örgün eğitim, ulus devletlerin biçimlenmesinde, yurttaşlık kavramının ortaya çıkmasında yaşamsal öneme sahip bir olguydu.

Bugün çocuğunu okula göndermeyen ebeveynlerin sayısı dünya genelinde bile geçmişe göre bir hayli az. Üstelik bu davranış geri kalmışlıkla, cehalet ile özdeşleştirilen bir durum. 

Oysa şimdilerde “Ortaçağ karanlığı” olarak adlandırılan dönemde bir çocuğu ailesinden alıp zamanının tamamını veya büyük bölümünü bir eğitim kurumunda harcamasını (!) beklemek başlı başına bir isyan nedeniydi.

Elbette bunun başlıca nedeni insanların bugünkü kadar uzun yaşamıyor olmasıydı. “Çocuk” aslında Rönesans ve Aydınlanma arasında biçimini almış bir kavramdı ve henüz “serf” tabakasına ulaşmamıştı. 

Bu yüzden küçük kadın ve adamların (!) zamanını tarlada veya evin geçimiyle ilgili herhangi bir işte geçirmesi gerekliydi. 

Yani örgün eğitim sınıfsal olarak yukarıdan aşağıya oluşan hiyerarşisiyle toplumun alt tabakasındaki kitleler tarafından bir çeşit esaret olarak görülüyordu.

Tüm bunları anlatmamın nedeni Cumhuriyet, demokrasi ve okullaşma kavramlarının yakın bir ilişki içinde olması. 

Çünkü örgün eğitim çağlar boyunca toplumun fertlerinin yani yurttaşların hem gerçek hem de metaforik anlamıyla aynı dilden konuşmasını sağladı. 

Bu da kralların, imparatorların, padişahların ve sultanların ardında bıraktığı güç boşluğunu toplumun ortak dilinin oluşturduğu “sağduyu”nun doldurması demekti.

20'nci yüzyılın sonu ve 21. yüzyılın başı ülkemiz ve dünyada toplumun sağduyusuyla oluşan kamusal alan algısının yerini cemaatleşmenin aldığı bir döneme tanıklık etti. Tabii cemaatleşmeyi yalnızca dini anlamda algılamamak lazım.

Hani siyasi jargonda sık sık kullanılan “sizin mahalle, bizim mahalle” ayrımı toplumun farklı sosyal, siyasal ve ekonomik uçlarının ayrışmasına iyi bir örnek. 

Ancak o dönemde bile bugün olmayan bir ortak alan bütünlüğü kısmen de olsa vardı. Artık kitleler sanal ve gerçek dünya arasında da bölünmüş durumda. Bu bölünmenin iki ayağı var.

Birincisi bireylerin kendi biliş ölçütleri içinde sanal dünyaya ait iletişim araçlarını kullanarak kendilerine oluşturdukları alt kimlikler. Bu kimliklerin etkisi kişinin sanal dünyada geçirdiği zamanın yoğunluğuna göre değişiklik gösteriyor.

İkincisi ise kuşaklar arasında yaşanan sanal dünya ve gerçek arasındaki algı seviyesiyle ilgili uçurum.

Bugünün gençleri için örgün eğitim kadar hatta belki de daha fazla biçimde sosyal medya bir bilgi ve referans kaynağı. 

Doğrudan eğitim üzerinden konuşursak YouTube başta olmak üzere farklı mecralarda yer alan tarih, felsefe, sosyoloji, matematik, bilim odaklı kanallar ve içerikler gençler için belki örgün eğitimde öğrendiklerinden çok daha kolay izlenebilir içerikler sunuyorlar.

Bu belki şimdilerde örgün eğitime yerleştirilmeye çalışılan dijital yenilikler ve öğretmenlere aktarılan yeni öğretim teknikleriyle aşılmaya çalışılıyor ancak bana kalırsa öğrenciler için YouTube’taki bir yayıncının sunduğu içerik aynı konuyu anlatan öğretmene göre çok daha çekici.

Bu durumun sorumlusu öğretmenler değil hatta her anlamda büyük eksikleri olsa da tüm dünyadaki eğitim düzenlerindeki aksaklıklar da değil. Belki de sadece değişen zamanla birlikte gelişen olanaklar o kadar.

Ancak yine de bir farkı söylemeden geçemeyeceğim. Eğitimle ilgili söz konusu içeriklerde izleyenlerin en sevdiği şey fikirlerini ifade edebilmek ve altın bir kelime: Etkileşim.

Belki öğretmenlere de bir yayıncı gibi içerik üretip etkileşimli ders anlatmayı alışkanlık edindirmenin zamanı gelmiştir. Siz ne dersiniz?

Yazarın Son Yazıları

Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024
Çaresizliğin zorbalığı

Çaresizliğin zorbalığı

Devamını Oku
08.11.2024
3F’den tek F’ye

3F’den tek F’ye

Devamını Oku
26.10.2024
4K netliğinde bir çaresizlik

4K netliğinde bir çaresizlik

Devamını Oku
05.10.2024
Hibrit kimlik ve sanal töreler

Hibrit kimlik ve sanal töreler

Devamını Oku
29.09.2024
Beyaz yakalı çobanlar

Beyaz yakalı çobanlar

Devamını Oku
22.09.2024
Gölgesinden korkan ülke

Gölgesinden korkan ülke

Devamını Oku
07.09.2024
Hangi geçmiş?

Hangi geçmiş?

Devamını Oku
17.08.2024
X etkisi ve cinsiyet politikası

X etkisi ve cinsiyet politikası

Devamını Oku
10.08.2024
Instagram’daki taşralı hayaleti

Instagram’daki taşralı hayaleti

Devamını Oku
03.08.2024
İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

Devamını Oku
26.07.2024
İç ve dış düşmanlar, gölgeler

İç ve dış düşmanlar, gölgeler

Devamını Oku
19.07.2024