Dikmen Gürün

Kadın oyunları ve Sevilay Saral

02 Haziran 2020 Salı

Şu günlerde  Sevilay Saral’ın “Her Güne bir Vaka” arkası yarın formatında yazdığı ve online olarak oynayan 7 kısa monologdan oluşan “dijital tiyatro” oyunlarını izlediniz mi?  Rejisini Aysel Yıldırım’ın, video edisyonunu İlker Yasin Keskin’in yaptığı bu çalışmada Aysel Yıldırım, Ayşenil Şamlıoğlu, Berna Laçin, Bulut Sezer, Elif Karaman, Songül Öden ve Zeynep Okan farklı yapılardan, ortamlardan gelen 7 kadını kendi izolasyon koşullarında anlatıyorlar, oynuyorlar. Sevilay Saral, “Salgınla beraber hepimiz şu ya da bu koşullarla izole olduk. Ama, bu yeni yaşama biçimi, toplumsal cinsiyet penceresinden baktığımızda, kadına farklı yükler ve zorluklar getirdi. Bunları tek kişilik monologlar olarak yazmak istedim” diyor. Su gibi akıyor monologlar.  

‘Kadınların Tiyatrosu’ formu 

Sevilay Saral’ın yolu Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi gibi tiyatro geleneğinin güçlü olduğu eğitim kurumlarından geçtikten sonra, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) ile kesişiyor. O süreçte başlıyor kadın sorunları üzerine okumalara. Boğaziçi Üniversitesi’nden aynı bakış açısına sahip bir grup kadınla birlikte 1980’lerin sonunda kurdukları “Feminist Kadın Çevresi” tetikliyor Sevilay’ı kadın oyunları yazmaya. İlk yazdığı oyunlar “Kadınların Tiyatrosu” formunda sahneleniyor. 

“Neden Kadınların Tiyatrosu” sorumu şöyle cevaplıyor: “Oyunlarımda sadece kadın vardı ve feminist dramaturji ile kaleme aldım.  Bu anlamda ‘Kadın Tiyatrosu’ değil de ‘Feminist Tiyatro’ demek daha uygun olurdu belki. Ancak bizim tiyatro pratiğimizde sadece kadınların katılımına açık bir kamusal alan kurmak şeklinde özetleyebileceğim, ayırt edici bir tavır da vardı. O nedenle ‘Kadınların Tiyatrosu’ dedik. Özetle, hazırlanış sürecinden sahnelenişine kadar, her aşamasında kadınların sorumluluk aldığı avant-garde bir gösteri formu. Bugünden baktığımda, yalnızca kadınlarla kurduğumuz bu çalışma biçiminde açığa çıkan ‘daha özgür’ alan, politik/estetik anlatım dilimizi geliştirirken çok destekleyici olmuş.”  

Yazdığı oyunlar ve ‘Zabel’ 

 Sevilay Saral’ın tüm oyunları toplumsal cinsiyet bakış açısından yaklaşıyor kadına. “Yedi Kadın”, ‘Bir Kadın Uyanıyor’, “Beş Kadın”, “Kadın Masalları,” ‘Uykudan Önce’, “Düş Dostları”, “Kadın Doğum,” “Eleni’den Mektuplar”, “Otobüs” ve “Lal Hayal…” Hepsi de bir anıdan, bir hikâyeden, bir gazete haberinden çıkarak şekillenmiş yazarın kaleminde…  

Bir kısmını gördüm bu oyunların, bir kısmını yakalayamadım. Son günlerde aklıma takılanlardan biri (tabii ki Covid-19 öncesi) Ezel Akay’ın yönettiği,  farklı yaş ve sosyal statüden yedi kadının hikâyesini başarıyla anlatan Songül Öden’den izlediğim “Lal Hayal” oldu. Yine beğenerek izlediğim “Zabel” bir biyografi.  Aysel Yıldırım ve Duygu Dalyanoğlu birlikte yazmışlar.  Onlar da BGST kökenli. Sevilay Saral “Zabel”in yazımında ve sahnelenmesinde danışman olarak çalışmış. Oyunda, Aysel Yıldırım’ın başarılı Zabel yorumunu türlü düşüncelere dalarak izliyoruz. Başta Duygu Dalyanoğlu, ekipte yer alan Elif Karaman, Maral Çankaya, Nihal Albayrak, Zeynep Okan da o günleri ve bugünleri sorgulatıyor bizlere. Zabel Yesayan, bu coğrafyada yetişmiş önemli bir feminist Ermeni aydın. Sürekli bir mücadele içinde olan, iktidar söylemlerine karşı çıkan, direnen bir kadın edebiyatçı. “Zabel”i seyrederken, bugün de pek çok aydın kadının  yüzleşmek zorunda kaldığı  baskı ve adaletsizliklerin o gün yaşananlardan hiç de uzak olmadığını görmek şaşırtıcı geliyor mu? Hayır… 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları