Emek Dünyası

Dünya çapında 60 milyondan fazla işçinin güvenliğini sağlamaya dönük adım atıldı

13 Ekim 2021 Çarşamba

OLCAY BÜYÜKTAŞ

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), hükümetler, işveren ve işçi kuruluşlarından uzmanların tekstil, giyim, deri ve ayakkabı sektörlerinde güvenlik ve sağlıkla ilgili bir uygulama kodu benimsendiğini duyurdu.

Dünyanın en eski imalat sektörlerinden en uzun çalışma saatleri en acımasız koşulların hâlâ varlığını sürdürdüğü tekstilde tüm tarafları kapsayacak bir gelişme yaşandı. Önceki gün ILO’nun internet sitesinde yer alan haber, artık yeni yüzlerce işçinin yaşamını yitirdiği Bangledeşlerin tekrarlanmaması temennisi ile duyuruldu.

Yazıda özetle şu görüş ve bilgiler yer aldı: ILO, tekstil, giyim, deri ve ayakkabı endüstrilerinde güvenlik ve sağlıkla ilgili uygulama kurallarını benimser. Dünya çapında 60 milyondan fazla işçi, dünyanın en eski imalat sektörlerinden birinde güvenlik ve sağlığı iyileştirmeye yönelik somut rehberlikten yararlanacak. Hükümetlerden ve işveren ve işçi kuruluşlarından uzmanlar tekstil, giyim, deri ve ayakkabı sektörlerinde güvenlik ve sağlıkla ilgili bir uygulama kodu benimsedi ki bu, sektörler için bir ilk olma özelliği taşıyor.

Uluslararası çalışma standartlarına ve diğer sektörel yönergelere dayanan kod, tüm büyük tehlike ve risklerin nasıl ortadan kaldırılacağı, azaltılacağı ve kontrol edileceği konusunda kapsamlı ve pratik tavsiyeler sağlar. Buna kimyasal maddeler, ergonomik ve fiziksel tehlikeler, alet, makine ve teçhizat ile bina ve yangın güvenliği dahil.

KİLOMETRE TAŞI

Dünya genelinde 60 milyondan fazla işçi, gelişmekte olan ülkeler ve yükselen ekonomiler için özel önem taşıyacak olan yeni yasadan yararlanacak. Gelişmenin “Bu ILO Uygulama Kuralları’nın benimsenmesi; tekstil, giyim, deri ve ayakkabı endüstrilerinde bir kilometre taşı” niteliğinde olduğunun altı çizildi.

Uzmanlardan oluşan söz konusu komisyonun başkanı Jukka Takala, “Geçtiğimiz 50 yılı iş güvenliği ve sağlığını düzenlemek, uygulamak ve özellikle teşvik etmekle geçirmiş biri olarak, bu ILO Uygulama Kuralları’nın kabul edilmesinin tekstil, giyim, deri ve ayakkabı endüstrilerinde bir dönüm noktası olduğunu şahsen doğrulayabilirim” sözleri yer aldı.

1000’den fazla kişinin öldüğü 2013 Bangladeş hazırgiyim fabrikası binasının çökmesine atıfta bulunan İşçi Başkan Yardımcısı Kamrul Anam, “Rana Plaza’nın bir daha asla olmayacağından emin olmak istiyoruz. Herkes bu yasadaki hükümleri eyleme geçirmeyi taahhüt ederse, Bangladeş’te veya başka herhangi bir ülkede hiçbir işçinin bir daha bir giysi fabrikasında hayatını riske atmak zorunda kalmamasını sağlayabiliriz” diye konuştu.

MİLYONLAR RİSK ALTINDA

Dünya çapında, her yıl yaklaşık 2.8 milyon işçi, farklı sektörlerde işle ilgili yaralanmalar ve hastalıklardan yaşamını yitiriyor. 160 milyon işçi daha işle ilgili hastalıklardan mustarip ve 374 milyon işçi ölümcül olmayan yaralanmalara maruz kalıyor. Dünyanın yıllık gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yüzde dördünden fazlası işle ilgili yaralanmalar ve hastalıklar nedeniyle kaybediliyor. 

ILO Sektörel Politikalar Departmanı Direktörü Alette van Leur, COVID-19 salgını hepimize, daha iyisini inşa etmek istiyorsak, güvenlik ve sağlığın ve insan merkezli bir yaklaşımın ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Bu endüstriler yeniden canlandıkça, yeni uygulama kurallarının ulusal veya şirket İSG yönetim sistemleri geliştirmek için bir temel oluşturacağından ve bu sektördeki ve ötesindeki çalışma koşullarının genel olarak iyileştirilmesine katkıda bulunacağından umutlu.


DAHA DEMOKRATİK BİR İŞ İÇİN...

“Daha Demokratik Bir İş İçin Küresel Forum” dünyanın dört köşesinden binlerce katılımcı ile 5, 6, 7 Ekim’de toplandı. Hedef; işin ve işyerinin demokratikleşmesi ve işin meta olmaktan çıkarılması ile daha sürdürülebilir ve daha eşit bir dünya. COVID-19 pandemisinin hemen başlarında 13 kadın akademisyen bir araya gelerek aynı anda 36 ülkede, 27 dilde, 43 gazetede yayımlanan ve binlerce akademisyenin imzaladığı bir manifesto hazırladılar. Pandeminin ekonomik ve sosyal hayatı, işçileri ve emekçileri nasıl vurduğunu ve ileriye dönük nasıl bir gelecek inşa etmemiz gerektiğini anlattılar. 

Türkiye’den DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun katıldığı küresel formda, bu gelecek perspektifi üç ilke üzerine inşa edildi:

İşin ve işyerinin demokratikleşmesi, işin meta olmaktan çıkarılması ve çevresel sürdürülebilirlik...

Yukarıdaki taleplerle, yani demokratik, metalaşmanın ve çevresel yıkımın olmadığı bir iş ve işyeri talebiyle imzaya açılan metin, çok kısa zamanda 6 bini aşkın akademisyen, aktivist ve sendikacı tarafından imzalandı.

Foruma katılan Çerkezoğlu, konuşmasını, “Çalışmanın Demokratikleştirilmesi deklarasyonu çok önemli bir adım. Bu deklarasyonun emek hareketinin, kadın hareketinin ve ekolojik hareketin hedefleri ile uyumlu olduğunu düşünüyorum. Bu önemli adım toplumsal örgütlerin, çalışanlarının örgütlerinin katılımı ile yaygınlaştırılmalı. Demokratik bir çalışma yaşamı, sosyal hakların ve temel ihtiyaçlarının meta olmaktan çıkarıldığı güçlü ve kapsayıcı bir sosyal haklar ve sosyal güvenlik rejimi ile çevreyle/doğayla uyumlu bir kalkınma politikası gezegenimiz ve tüm çalışan insanların ve onların ailelerinin en çok ihtiyacıdır. Emek hareketi olarak bu yönde çalışma ve mücadele azmimizi bir kez daha vurgulamak isterim. Başka bir dünya mümkün” sözleriyle noktaladı.


METRO VE TRAMVAY ÇALIŞANLARINDAN GREV

İzmir’de metro ve tramvayda görevli 627 çalışanı kapsayan toplu iş sözleşmesi ve arabulucu görüşmelerinden sonuç alınamamasının ardından İzmir Metro AŞ’nin kapısına grev kararı asıldı.

Türkiye Demiryolu İşçileri Sendikası İzmir Şube Başkanı Hamdullah Giral, şirketin Halkapınar İstasyonu yanındaki merkezinde bir araya gelen işçiler adına yaptığı açıklamada, İzmir Metro AŞ adına yetkilendirilen Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası ile yürüttükleri toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin 180 gündür devam ettiğini bildirdi.

Görüşmelerde sözleşme taslağındaki 69 maddeden 9’unda anlaşma sağlanamadığını belirten Giral, 22 Ekim Cuma günü saat 05.00 itibarıyla grev kararını uygulayacaklarını söyledi.

Türk-İş İzmir 3. Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak da Soyer’in bu işi en kısa sürede çözeceğine inandığını belirterek “Bizleri hak mahrumiyetinde bırakmayacaklarına inanıyoruz. İnşallah tez zamanda davulla zurnayla, nasıl burada açıklama yaptıysak yine açıklamamızı yaparız, işimizin başına geçer en kutsal görevimizi yerine getiririz” dedi.

Açıklamanın ardından işyerinin kapısına grev kararı asıldı.


TÜMTİS KÜHNE NEGAL’DE KAZANDI

Tüm Taşıma İşçileri Sendikası, uluslararası taşımacılık devlerinden Kühne Nagel’de coğunluk tespit davasını kazandı. Sendika’dan yapılan açıklamada, yaklaşık bir yıl önce çoğunluğu sağlayan Tümtis’e karşı şirketin dava açtığı hatırlatılarak, “İtirazlar, davalar ile süreci uzatmaya, bu arada sendikal örgütlülüğü dağıtmaya çalışan Kühne Nagel’in bu çabaları sonuç vermedi. İşten çıkarmalara ve baskılara rağmen üyelerimiz sendikadan vazgeçmedi” denildi.

Kühne Nagel işverenini, işçilerin sendikal haklarına saygılı olmaya, yeni itirazlarla süreci uzatmaya çalışmamaya çağıran sendika, bir an önce toplusözleşme masasına oturmaya davet etti.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir işi olsun diye! 8 Temmuz 2021
Artık daha örgütlüler 24 Haziran 2021