23 Nisan 1920, Türk devriminin temelidir

23 Nisan 2020 Perşembe

“Türk Devrimi” iki süreçten oluşur:

Kurtuluş Savaşı ve Atatürk Devrimleri (Reformları).

Bu iki süreçten oluşan “Türk Devrimi”nin birkaç dönüm noktası vardır.

19 Mayıs 1919: Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere Samsun’a çıkışı.

23 Nisan 1920: Meclis’in açılışı ve böylece düşmana boyun eğmiş olan Osmanlı’nın aile egemenliğinin bağımsızlık savaşı yapan millete aktarılması; Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyete geçişin siyasal, felsefi, hukuki ve ahlaki temellerinin atılması.

13 Eylül 1921: Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılarak Yunan ordularının Ankara’ya ilerlemesinin durdurulması.

30 Ağustos 1922: Dumlupınar Başkomutan Muharebesi’nin kazanılarak Yunan ordularının denize dökülmesi.

24 Temmuz 1923: Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması ve Ankara Hükümeti’nin temsil ettiği yeni Türkiye Devleti’nin bağımsızlığının uluslararası camia tarafından siyasal ve hukuksal olarak kabulü.

29 Ekim 1923: Cumhuriyetin ilanı.

***

Hiç kuşkusuz Türk Devrimi askeri bir zafere dayanır:

Çünkü bu askeri zafer, hem işgal edilen ve siyasal olarak paylaşılan bir İmparatorluğun küllerinden yepyeni bir bağımsız devlet yaratmış...

Hem de bu zaferin başkomutanına, bir Din/Tarım Toplumu’nu, Çağdaş Endüstriyel Topluma dönüştürebilecek, karizmatik bir güç kazandırmıştır.

Türk Devrimi hakkında hiç unutmamamız gereken iki gerçek vardır:

1) Bugünkü “Bağımsız, Laik ve Demokratik, Sosyal Hukuk Devleti” olan Türkiye Cumhuriyeti bu halkın/milletin dökülen kanlarıyla kurulmuştur.

2) Bu Cumhuriyet, çöken Osmanlı İmparatorluğu’nun kurtuluşunu, Din/Tarım Dönemi aşamasında patinaj yapan bir toplumu Endüstri Dönemi aşamasına dönüştürmekte gören Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kafasındaki siyasal/ideolojik/toplumsal/kültürel çarenin siyasal modelidir.

Türk Devrimi, hem bu devrimin temeli olan askeri zaferi kazandığı, hem de topluma “çağ atlatan” reformları gerçekleştirdiği için Atatürk’ün eseridir.

***

İşte 23 Nisan 1920, “Türk Devrimi”nin en zor anlarında, Kurtuluş Savaşı’nın yeni başladığı bir dönemde, Şeyhülislam Dürrizade’nin 11 gün önce verdiği fetvayı Padişah Fermanı’na dönüştüren Vahdettin’in idam kararını boynunda taşıyan Mustafa Kemal Paşa’nın, bu Devrim’in temelini attığı tarihtir.

Çünkü çöken İmparatorluğun kurtuluşunu, toplumu Tarım Dönemi’nden Endüstri Dönemi’ne doğru dönüştürmekte gören Atatürk, “Türk Devrimi”ni, siyasal egemenliği Osmanlı ailesinden millete aktararak başlatmıştır.

Başta saltanatın kaldırılması ve Cumhuriyetin ilanı olmak üzere, bütün öteki Atatürk Devrimleri (Reformları) hem siyasal hem de hukuksal açıdan, millet egemenliğine dayalı olarak gerçekleştirilmiştir.

O nedenle 23 Nisan 1920 “Türk Devrimi”nin temelinin atıldığı tarihtir.


Yazarın Son Yazıları

Muhalefet ne yapabilir? 4 Eylül 2020
İktidar nasıl gider? 3 Eylül 2020