Düşman işgali ve düşman hukuku nedir!

Düşman işgali ve düşman hukuku nedir!

18.02.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir düşman işgalinin ülkemizde yapabileceği sömürünün ve tahribatın örneklerinden birini Erzincan İliç’te yaşıyoruz.

Bu sadece tek bir örnek:

Yabancı şirketler, ülkemizin taşını toprağını, yeraltı suyunu zehirleyip, deresini, ırmağını, tehlikeye atarak altınını da alıp götürüyorlar!

Ülkemiz bir savaşa girse, bu savaşı kaybedip düşman orduları tarafından işgal edilse, ancak böyle kötücül bir sömürü ile karşı karşıya kalabilirdi.

Oysa ne öyle bir savaş var ne de öyle bir düşman işgali.

Ama altın arayan şirketlerin işgali var...

Hem de iktidarın izniyle!

***

Bir okur mektubundan yaptığım kısa alıntılarla bu kötücül sömürüyü aşağıda özetledim. (Okurumun iznini almadığım için ismini açıklamıyorum.)

2004’te yürürlüğe giren ve “madencilik sektöründe sömürgecilik” döneminin başlamasını sağlayan 5177 sayılı “Maden Yasası” ve bazı yasalarda yapılan değişiklikler ile yabancı şirketler maden ruhsatı almak için adeta Türkiye’ye akın ettiler.

Özelleştirme politikalarından, yerüstündeki fabrikalar, kurumlar, tarım alanları ve topraklarının ardından, yeraltı da nasibini aldı.

Maden İşleri Genel Müdürlüğü, 5 bin 576 ihalenin ardından, 4 bin civarında sahanın da özelleştirilmesine gidiyor.

Yabancıların Türkiye’de sahip oldukları maden arama alanı Türkiye yüzölçümünün yüzde 19’una erişmiş.

Sadece 2006-2008 yıllarında verilen ruhsat miktarı 40 bin 193. 

Yeraltı zenginlikleri sadece yüzde 2 vergi karşılığında yabancı ve yerli şirketlere verilirken zenginleştirme işleminin ülkede yapılması halinde devlet payı yüzde 1’e çekildi.

Yerli ve milli olma iddiasında olan iktidar, ülkemizin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini pervasızca özelleştirip yabancıların denetimine vermiş...

Yabancı ve yerli sermaye, politika, bürokrasi ve bir kısım yargı erki arasında oluşan kötücül sömürü beşgeni, bütün hızıyla devam ediyor.

***

“Bir düşman ordusu işgalindeymişiz gibi kötücül sömürü” sözleri, beni son zamanlarda iktidara yapılan “Düşman Hukuku” eleştirisini irdelemeye yöneltti.

“Düşman Hukuku” kavramı, vatandaşların Temel Hak ve Özgürlüklerine dayalı olan Hukuk Devleti’ne karşı, terör eylemlerini önlemek amacıyla, devleti ve toplumu korumak gerekçesiyle, bu tür eylemlerde bulananlara “hiçbir hak ve özgürlüğü olmayan düşman muamelesi yapmak” biçiminde tanımlanabilir.

Bu kavram, otoriter iktidarların elinde, bütün muhaliflerini, gazetecileri, yazarları, susturmak ve hapse atmak için kötüye kullanılacak bir araç oluyor.

Örneğin bu kavramı istismar eden bir iktidar, Gezi Parkı Direnişi gibi kamu çıkarlarını, doğayı ve yeşili korumak için yapılan bir protestoyu, bir terör eylemi ve/veya bir darbe girişimi olarak yorumlayıp insanları yıllarca hapiste tutabilir.

Dilerim yeni “Adalet Reformu Paketi” içinde bu faşist nitelikli “Düşman Hukuku” kavramını engelleyecek önlemler de vardır!

Yazarın Son Yazıları

Emperyalizm ve ‘İmamoğlu-Özel ikilisi’nin şansı

4-6 Kasım 2023 tarihindeki Kurultay’da, Kılıçdaroğlu’nun yerine Özel’in seçilmesi, siyasal veya ideolojik bir ayrışmadan kaynaklanmıyordu.

Devamını Oku
12.06.2026
CHP örgütü ve seçmeni aptal değildir-4

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP emperyalizme direnebilecek mi?-3

Emperyalizm ve İktidar birlikte, Anayasa’ya, Üniter Cumhuriyete, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ne, CHP üzerinden rest çekti.

Devamını Oku
09.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-2

Türkiye, Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Yakındoğu’ya, Doğu Akdeniz’e, Ege’ye, Boğazlara ve Karadeniz’e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!

Devamını Oku
07.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-1

Türkiye, Emperyalizme karşı, 1919’dan beri Atatürk’ün liderliğinde, Dinci Padişahlıktan Laik Cumhuriyete, Yarı Sömürgelikten Bağımsızlığa, Tarım Üretiminden Endüstri Üretimine geçmek için direniyor.

Devamını Oku
05.06.2026
‘Hizmetkâr’ın ‘devlet aklı’ ve CHP

“Siyasal iktidar”, kendini seçenlerin “hizmetkârıdır”: Her seçim döneminde liderler “Size en iyi ben hizmet ederim” iddiasıyla gelir ve seçmenden oy isterler.

Devamını Oku
04.06.2026