Egemenlerin Tarih veİdeoloji Saptırması

16 Haziran 2012 Cumartesi
\n

Endüstri Devrimi sonrası oluşan çağdaş dünyada, Batı Âleminin gelişmesi ve dünya egemenliği, azgelişmiş ülkelerde çeşitli sonuçlar doğurdu.

\n

Birinci sonuç, din-tarım imparatorluklarının mirasından kurtulamamış ya da bu mirastan bile mahrum olan azgelişmiş ülkelerin daha yoğun bir sömürgeleştirilme sürecine muhatap olmalarıydı.

\n

İkinci sonuç, Batı modeli değişimin, tüm dünyada evrensel bir model haline gelmesi ve azgelişmiş ülkelerin de bundan etkilenmesiydi.

\n

Bu sürecin parçası olarak dünya pazarlarının paylaşım kavgası olan Birinci Dünya Savaşı sonrasında yeni düzenin temelleri atılırken sadece Türkiye Cumhuriyeti, ikinci sonucu, yani Batı egemenliğine karşı, yine Batı modelinden esinlenen, sömürgeleştirilmeye karşı bir direnişin doğurduğu çağdaş devlet modelini hayata geçirdi.

\n

Bu açıdan, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ve gelişmesi, tarihsel, toplumsal, siyasal ve ideolojik incelemeler için bulunmaz bir örnek ve bir laboratuvar niteliği kazandı.

\n

Elbette Batı sömürgeciliği, kendisine, yine kendisinin sahip olduğu laiklik, demokrasi, insan hakları, bağımsızlık gibi değerlerle karşı çıkan ve bunu başaran Türkiye Cumhuriyeti modeline kayıtsız kalamazdı.

\n

Böylece Türkiye Cumhuriyeti ve onun temelinde yatan Kurtuluş Savaşı ile Atatürk Devrimleri, hem iç dinamik hem de dış dinamik öğelerinin diyalektik direnişiyle karşı karşıya kaldı.

\n

Osmanlıda bir değişme dönemiolarak başlayan Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşından sonra birkuruluş döneminiteliği kazandı ve hem iç dinamik hem de dış dinamik öğelerinin etkileşimiyle kendi diyalektiği olan değişme ideolojisiniyarattı.

\n

Dış dinamik öğeleri, Türkiye Cumhuriyetinin Batıya karşı bağımsızlık, laiklik, demokratiklik gibi Batı değerlerini kullanarak emperyalizme başkaldırmanın başarılı örneği olmasını engellemek için, bunların karşıtı olan dinci, geleneksel ve muhafazakâr değerleri demokratiklikmaskesiyle geliştirdi ve bağımsızlık ile laikliği kötüledi:

\n

Türkiyeye de Huntingtonun ideolojik ve siyasal öncülüğünü yaptığıIlımlı İslammodeli biçildi.

\n

Bu arada içerdekigelenekçi-liberalöğeler de Cumhuriyetinkuruluş dönemiideolojisine karşı direnişini sürdürdü ve dış dinamik öğeleriyle birlikte çağdaş yeni Türkiyenin Ilımlı İslama doğru değişme ideolojihaline geldi.

\n

İşte 2002de başlayan AKP iktidarı bu geriye doğru değişme ideolojisininkurumlaşma aşamasıdır ve artık yeni bir toplum yapısının kuruluş dönemibaşlamıştır.

\n

Bu yapı içinde bir yandan devlet yeniden düzenlenirken öte yandan da toplum, yargı ve eğitim yoluyla yeniden üretilmeye başlamıştır.

\n

İşte bu yeniden üretimyeni kavramlara, yeni bir tarih ve yeni bir ideoloji yapısına dayandırılmak isteniyordu:

\n

Yeni ideoloji İkinci CumhuriyetçilikveIlımlı İslamadları altında, üzerine demokrasi(!) maskesi geçirilerek topluma empoze edildi.

\n

Bu yeni ideolojinin nasıl ve neden yanlış olduğu ve nelere yol açtığı Zülâl Kalkandelenin İkinci Cumhuriyetçiliğin Temelleri kitabında anlatılmıştır.

\n

Yeni bir tarih ise gerçeklerin, Resmi tarih yalandır, saptırmadırsloganı ile üretilen alternatif tarih anlayışı ile uygulamaya kondu.

\n

Buna göre, örneğin, 31 Mart ayaklanması siyasal ve toplumsal bir irtica olayı değil, basit bir askeri isyandı

\n

Kurtuluş Savaşını başlatan, Mustafa Kemal değil, Padişah Vahdettindi

\n

Kurtuluş Savaşı ise emperyalizme karşı yapılmamıştı, sadece bir Türk-Yunan savaşıydı

\n

Zaten Mustafa Kemal Atatürk de bir İngiliz ajanıydı(!).

\n

Bu tür bilinçli saptırmalara karşı en önemli yapıt, Turgut Özakman tarafından Vahidettin, M. Kemal ve Milli Mücadele - yalanlar, yanlışlar, yutturmacalar adıyla yazıldı ve Bilgi Yayınevi tarafından yayımlandı.

\n

Bir başka önemli yapıt, Sinan Meydan tarafından yazılan ve İnkilap Yayınevi tarafından basılmış olan Cumhuriyet Tarihi Yalanlarıdır.

\n

Bunlar hem Resmi tarihineksik bıraktığı yerleri tamamlayan hem de yeni alternatif uydurma tarihin saptırmalarını sergileyen kitaplardır.

\n

Alev Coşkunun yeni kitabıDevrimin İlk Karşıtları da bu bağlamda çok önemli bir yapıttır.

\n

Türkiyedeki çağdaşlaşma çabalarıyla buna karşı direnenlerin tarihsel çözümlemesini yapmakta ve 31 Mart olayını mercek altına almaktadır.

\n

Kitabın en önemli özelliklerinden biri, yerli ve yabancı kaynaklara yaptığı göndermelerle sadece bu olayın gerçek niteliğini değil, gerçeklerin hangi amaçlarla kimler tarafından nasıl saptırıldığını da okura aktarmasıdır.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Otorite Boşluğu 24 Kasım 2020