Neo-emperyalizm, Afganistan ve sığınmacılar 1

Neo-emperyalizm, Afganistan ve sığınmacılar 1

17.08.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Klasik Emperyalizm, ortaçağ’daki Din-Tarım imparatorluklarının savaşarak toprak zapt etmesinden kaynaklanan/esinlenen bir Endüstri Devrimi sömürüsüdür:

Bütün ortaçağ imparatorlukları, Tarım Devrimi’nin tek servet kaynağı toprak olduğu için, saf emperyalizmin tohumları olan, fetihler üzerine kuruludur. 

Sümer, Mısır, Roma, Osmanlı, hep böyledir:

Daha çok savaş, daha çok fetih, daha çok toprak ve daha çok köle nüfus.

Savaşlar elbette Allah adına, din adına yapılmıştır ama amaç, toprağı büyütmektir.

Klasik emperyalizm, Sanayi Devrimi’yle gelişen sermaye sınıfının egemen olduğu devletlerin, sözde milli ama özde sınıfsal olan çıkarlarını, fetih tohumlarını yine savaşlar yoluyla filizlendirmesi sonunda dünyayı biçimlendirmiştir.

Klasik dönüm noktası Din-Tarım imparatorluklarını tasfiye eden Birinci Dünya Savaşı’dır.

***

Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli nedenlerinden biri “Doğu Sorunu” denilen ve “Hasta adam” teşhisi konulmuş olan, çöken Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşılması sorunudur.

Sanayi Devrimi’nin ortaya çıkmasıyla, filizlenmeye başlayan milliyetçilik akımları çerçevesinde İngiltere ve Rusya gibi iki büyük imparatorluk arasında bir rekabet alanı olan, zaman zaman Fransa’nın ve Almanya’nın da dahil olduğu bu paylaşım sorunu...

Tarihin normal akışı sonunda: 

Sevr Antlaşması ile son bulmuş ve Osmanlı İmparatorluğu tarihin karanlıklarına gömülmüştür.

Mustafa Kemal Atatürk, Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan galip devletlere ve onların maşası olan Yunanistan, Ermenistan, Padişah ve içerdeki dinci isyanlara karşı yaptığı İstiklal Savaşı ile:

Tarihi değiştirmiş...

Neredeyse yüzyıllardır süren bu emperyalist paylaşım kavgasını Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak sonlandırmıştır.

O zamandan beri Klasik Emperyalizm de...

Soğuk Savaş ile temelleri atılan ve Küreselleşme ile iyice belirginleşen Neo-emperyalizm de...

Atatürk’ün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi değiştiren bu zaferini hazmedememiş...

Ona yönelik gizli ya da açık saldırılarını, şeriata dayalı dinci ve faşizmi özleyen ırkçı/milliyetçi gruplarla işbirliği halinde, güçlendirerek sürdürmüşlerdir.

***

Klasik Emperyalizmin ideolojik sloganı, dinden, Allah’tan kaynaklanır...

Faşizme dönük milliyetçilik ile beslenir...

Ve çağımızda, Neo-Emperyalizme dönüşerek, sömürüyü “Demokrasi” şekeri ile kaplayarak yutturmaya çalışır.

Osmanlı Din-Tarım Dönemi’nin son dünya egemeniydi.

Dünya egemenliğini ondan, Endüstri Devrimi’nin öncüsü olan Britanya İmparatorluğu (İngiltere) devraldı.

İngiltere bu egemenliğini, Birinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’ye devretti.

Böylece Klasik Emperyalizmden, Neo-Emperyalizme geçişte liderliği ABD yüklendi.

İşte “Dincilik” ve “Faşizmi hedefleyen Milliyetçilik” ideolojilerine/sloganlarına ek olarak, “Demokrasi” de (Sovyetler’e karşı bir “İdeolojik Soğuk Savaş Silahı” niteliğiyle) Vietnam Savaşı’nın gerekçesi olarak kullanılmaya başlandı...

O zamandan günümüze kadar da Ortadoğu’daki, Kuzey Afrika’daki ve Orta Asya’daki Neo-Emperyalist müdahale savaşları dahil, bu kullanım sürdürüldü. 

Afganistan da bugünlere, İngiliz Klasik Emperyalizminden, Amerikan Neo-Emperyalizmine “Demokrasi” adına devredilmenin trajedisiyle geldi. 

Sadece Ortadoğu’da değil, Kuzey Afrika’da ve Orta Asya’da olanlar da bu çerçevede, Neo-Emperyalizm bağlamında görülmeli ve çözümlenmelidir. 

Hemen belirtmeliyim ki Neo-Emperyalizm, son insanlık devriminin, “Bilişim Devrimi”nin bir sonucudur...

Kaba emperyalizmden çok daha ince yöntemlerle çalışır:

Bir toplumdaki bütün öğeleri, hem iktidar hem de muhalefet saflarını, bütün kimlikleri, ayrışmaları ve tartışmaları, sağ, sol bütün eğilimleri, yazarları, akademisyenleri, sokak kabadayılarını, özetle herkesi kullanan bir yetkinliğe ve etkinliğe sahiptir.

Gerektiğinde saldırısını sürdürebilmek için düşman ilan ettiklerini bile güçlendirebilir.

Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Türkiye Cumhuriyeti ve onun kurucusu Atatürk, bugün Kaba ve Klasik Emperyalizmin hedefleri doğrultusunda çalışan ama ondan çok daha ince ve etkili olan bir Neo-emperyalist saldırı altındadır.

Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan savaşları ile ülkemizdeki Arap ve Afgan sığınmacılar olayı bu bağlamda görülmelidir.

Yazarın Son Yazıları

‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025