Aktütünlü Çocuklar...

Aktütünlü Çocuklar...

21.10.2008 06:06
Güncellenme:
Takip Et:

Ölçüyü kaçırınca amaçtan da sapılıyor.

Aktütünlü çocuklar konusu neydi?

Orada çocukların da olduğu, onların da istekleri, sıkıntıları, sözleri olduğu, konuşma fırsatı verildiğinde de dikkate değer pek çok şeyin ortaya çıktığı.

Konu buydu, önemliydi, hem düşündürücü hem duygulandırıcı bir olaydı.

Ama sonra ne oldu?

Aktütünlü çocuklar arasında konuşmasıyla dikkati çeken Çiçek, oradan alındı, İstanbula getirildi.

Bu da olabilirdi. Çiçek belli ki akıllıydı, güzel konuşuyordu, akıllı sözler söylüyordu.

Bu sevimli, akıllı çocukla konuşulabilirdi, özlemleri ortaya konabilirdi, bir yeni boyut gözler önüne serilmiş olabilirdi.

Oysa, bambaşka şeyler oldu.

Çiçek alındı, alışveriş merkezine götürüldü. Pembe mont, pembe gözlük -bu da nereden akla geldiyse-, pembe botlar alındı. McDonaldsa götürüldü. Bunlar TVden görünenlerdi.

Şimdi ne oldu?

Bütün konu Çiçek adlı çocuğumuzun oradan kurtarılması mıydı?

Bütün konu Çiçekin ailesine ev alınması mıydı?

Bütün konu Çiçekin eğitiminin üstlenilmesi miydi?

Bir olay ancak böyle saptırılabilir.

O programlarda bir psikolog, bir pedagog olmamalı mıydı?

Bu çocuğun psikolojisi şimdi ne olacak?

Bu çocuk Aktütüne dönmeyecek mi?

Oradaki yaşıtları ona nasıl bakacaklar?

Bu çocuk bu yaşadıklarıyla gördükleri arasındaki uçuruma nasıl bakacak?

İşte, amaçtan sapılınca bütün bunlar oluyor.

İş dönüyor dolaşıyor, medyanın kendisine yeni bir konu bulması oluveriyor.

Uğur Dündarın bu durumu amaçladığını sanmıyorum.

Ama bu durumu da, Uğur Dündarı da eleştiriyorum.

Kimse bana denizyıldızının öyküsünü anlatmasın, onu ben biliyorum.

Biz bir kişiyi de olsa kurtarmak gibi bir amaçla yetinemeyiz.

Bizim amacımız, bütün çocukları kurtarmaktır.

Bizim amacımız bütün gençleri kurtarmaktır.

Onları bir taraftan bir tarafa taşımak da kurtarmak değildir.

Onları orada, oldukları yerlerde, kendi koşullarını düzelterek kurtarmaktır amaç.

Şimdi unutulan Köy Enstitüleri işte bu amaca yönelik kurumlardı.

Halkevleri her yerde bu amaçla kurulmuşlardı.

Her şeyin, her şeyin yeniden düşünülmesi gerekir.

İnsanların neden canlı bombaolduklarını düşünmek gerekir.

Bu beyin yıkamanın neden ve nasıl olabildiğini anlamak gerekir.

İnsanları bulundukları yerde üretken kılmak gerekir, verimli kılmak gerekir.

İnsanları bulundukları yerde, istedikleri ortamda mutlu edebilmeliyiz.

İnsanlar elbette yer değiştireceklerdir.

Elbette, dünya artık hepimizin olmuştur.

Ama ülkemizin her yanını hepimizin vatanı kılamazsak neyi başarmış sayılırız?

Şuradan kaçarak, buradan kurtularak neyi amaçlamış olabiliriz?

Gençlerimizin önemli bir bölümü kendi geleceğini yurtdışına giderek kurtaracağını düşünüyor.

Böyle bir kurtuluş var mı?

Yurtdışına gitmek bir kurtuluş mudur?

Ateşli bir hastanın yastık değiştirmesiyle geçici rahatlaması onu kurtarmaz ki.

Başarı, ateşi düşürmek, bedeni o hastalıktan kurtarmaktır.

Çiçekleri kendi ellerimizle koparıp soldurmayalım.

Çiçek kendi toprağında serpilir, büyür, çoğalır.

Toprağı verimli kılalım, havalandıralım, besleyelim.

O zaman toprak hepimize yararlı ürünlerini verecektir.

Akılcı bakış, akılcı yaklaşım da budur...

erdalatak@gmail.com

erdalatak@superonline.com

www.erdalatabek.com

Yazarın Son Yazıları

Çalınan gelecek!...

Çalınan gelecek!...

Devamını Oku
29.04.2024
Istakozun intikamı!

Istakozun intikamı!

Devamını Oku
22.04.2024
Başarının psikolojisi...

Başarının psikolojisi...

Devamını Oku
15.04.2024
Özeleştiri?...

Özeleştiri?...

Devamını Oku
08.04.2024
Kaderinizi seçtiniz mi?...

Kaderinizi seçtiniz mi?...

Devamını Oku
01.04.2024
Hapishanedeki Ali Sirmen...

Hapishanedeki Ali Sirmen...

Devamını Oku
25.03.2024
Liderlerin ruhsal durumu...

Liderlerin ruhsal durumu...

Devamını Oku
18.03.2024
Ben başkan olamazsam?

Ben başkan olamazsam?

Devamını Oku
11.03.2024
Kimi neden seçiyoruz?

Kimi neden seçiyoruz?

Devamını Oku
04.03.2024
Erdal Atabek yazdı...

Ruh sağlığımızı koruyalım...

Devamını Oku
26.02.2024
Kendi iktidarının sömürgesi...

Kendi iktidarının sömürgesi...

Devamını Oku
19.02.2024
Erdal Atabek yazdı

Seçilecek aday...

Devamını Oku
12.02.2024
‘Körü körüne inanç’...

‘Körü körüne inanç’...

Devamını Oku
05.02.2024
Bilinçaltı itirafları...

Bilinçaltı itirafları...

Devamını Oku
29.01.2024
‘Çetelerin’ siyaseti...

‘Çetelerin’ siyaseti...

Devamını Oku
22.01.2024
Aday...

Aday...

Devamını Oku
15.01.2024
Tarihle savaşmak!...

Tarihle savaşmak!...

Devamını Oku
08.01.2024
Atatürk’ün adı yetti!...

Atatürk’ün adı yetti!...

Devamını Oku
01.01.2024
2024: Çatışma yılı mı?..

2024: Çatışma yılı mı?..

Devamını Oku
25.12.2023
Şiddet!...

Şiddet!...

Devamını Oku
18.12.2023
PISA gerçekleri...

PISA gerçekleri...

Devamını Oku
11.12.2023
Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Devamını Oku
04.12.2023
Eğitim kimin derdi?

Eğitim kimin derdi?

Devamını Oku
27.11.2023
Fenomen!...

Fenomen!...

Devamını Oku
20.11.2023
Saray darbesi mi?

Saray darbesi mi?

Devamını Oku
13.11.2023
Cumhuriyet Halk Partisi...

Cumhuriyet Halk Partisi...

Devamını Oku
06.11.2023
Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.10.2023
Savaş budur!

Savaş budur!

Devamını Oku
23.10.2023
Zehirli miras: Nefret...

Zehirli miras: Nefret...

Devamını Oku
16.10.2023
Hafız...

Hafız...

Devamını Oku
09.10.2023
Hatamızdan ders alabilmek!...

Hatamızdan ders alabilmek!...

Devamını Oku
02.10.2023
Karakter ne midir?

Karakter ne midir?

Devamını Oku
25.09.2023
Psikolojik dayanıklılık...

Psikolojik dayanıklılık...

Devamını Oku
18.09.2023
Atam nereye bakıyor?...

Atam nereye bakıyor?...

Devamını Oku
11.09.2023
Misyon ruhu...

Misyon ruhu...

Devamını Oku
04.09.2023
İşgale direnen toplum...

İşgale direnen toplum...

Devamını Oku
28.08.2023
Beyin yıkama...

Beyin yıkama...

Devamını Oku
21.08.2023
Medrese...

Medrese...

Devamını Oku
14.08.2023
İlkeler-başkanlar-örgütler...

İlkeler-başkanlar-örgütler...

Devamını Oku
07.08.2023
Önce laiklik demiyorsa?

Önce laiklik demiyorsa?

Devamını Oku
31.07.2023