Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

11.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor. Oysa bu cümlelerin ardında son derece tanıdık bir fizik yatıyor: Elektrik, ısı ve su.

Bugünün yeni fabrikaları sessiz: Penceresiz binalar, içeride binlerce sunucu, dışarıda trafo merkezleri ve jeneratörler. “Dijital dönüşüm” olarak adlandırdığımız şeyin önemli bir bölümü tam da bu sessiz yapılarda gerçekleşiyor. Yapay zekâ tartışmasını yalnızca “yenilik”, “rekabet” ya da “verimlilik” başlıklarına sıkıştırmak, konuyu yüzeysel okumak demektir.

Bugün tartışmaların odağındaki iki kavram üzerinde özellikle durmalıyız: yapay zekânın enerji iştahını anlatan “Energy for AI”(Yapay zekâ için enerji) ve enerji sistemlerini dönüştürme potansiyelini anlatan “AI for energy” (Enerji için yapay zekâ). Yalnızca birini konuşursak ya “teknoloji karşıtı” bir karamsarlığa savruluruz ya da “teknoloji zaten çözer” rahatlığıyla kamusal maliyeti görünmez kılarız. Kamucu yaklaşım, her ikisini birlikte ele alarak teknolojiyi savunurken kamu yararını da güvence altına alan bir çerçeve kurmayı zorunlu kılıyor.

FATURA KİME KESİLİYOR?

Enerji verimliliği, iklim değişikliği, yapay zekâ ve temel fizik gibi alanlarda araştırmalarla tanınan LBNL’nin raporuna göre ABD veri merkezleri 2023’te 176 TWh tüketti. Bu rakamın büyüklüğünü şöyle tarif etmek mümkün. Hollanda ile küçük bir Balkan ülkesinin toplam tüketiminden daha fazla. Ya da İstanbul’un yıllık enerji tüketimin dört katı. Rakamlar ve tahminler ise sürekli güncelleniyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) “Energy and AI” çalışmasına göre veri merkezlerinin küresel elektriğin yaklaşık yüzde 1.5’ini (yaklaşık 415 TWh) tüketiyor ve bu eğilim sürdükçe 2030’da 945 TWh’e ulaşabilecek. Başka bir ifade ile Türkiye’nin toplam enerji tüketiminin üç katından daha fazla enerji bu alanda kullanılacak. Bu nedenle yapay zekâ artık yalnızca “yeni bir yazılım” değil, başlı başına bir elektrik talebi rejimi olarak da görmeliyiz. Bu talep büyüdükçe trafo kapasitesi, iletim hatları ve su temini gibi altyapı gerçekleriyle de yüzleşmek kaçınılmaz oluyor. Ve bütün bu süreçlerin sonucunda faturanın en zayıf halka olan vatandaşa kesilmesi olasılığı çok yüksek.

‘PUE PARADOKSU’

Veri merkezi verimliliğinin temel göstergesi PUE (power usage effectiveness/ Güç kullanım verimliliği), Uptime Institute’ün 2024 araştırmasına göre ortalama 1.56 düzeyinde seyrediyor ve birkaç yıldır kayda değer bir değişim göstermiyor. Kolay erişilebilen kazanımlar büyük ölçüde tüketildi, artık daha iyiye gitmek daha pahalı, daha karmaşık ve çoğunlukla yerel altyapı dönüşümünü gerektiriyor. Eskiden basit mühendislik dokunuşlarıyla verimlilik sağlıyorduk, artık o dönem bitti. Daha düşük PUE değerleri için çok daha pahalı, karmaşık ve devrimsel teknolojilere (su altı veri merkezleri veya doğrudan sıvı soğutma gibi) mecburuz. Aksi takdirde PUE değerinin 1.56’da kalması için bile yapay zekâ için üretilen enerjinin neredeyse üçte birini yalnızca sunucuları soğutarak havaya uçmasına seyirci kalmaya devam edeceğiz. Yani verimlilik zorunlu ama tek başına yeterli değil, bu gerçek bizi kaçınılmaz biçimde kamucu politika alanına taşıyor.

ULUSAL TARTIŞMAYA DÖNÜŞEN BİR SORUN

Günümüzde veri merkezlerinin kontrolsüz büyümesi, “özel sektör yatırımı” parantezine alınarak geçiştirilemeyecek kadar stratejik bir boyuta ulaştı. Bu tesisler, şebeke yükünden su kaynaklarına, ekolojik dengeden enerji maliyetlerinin adil paylaşımına kadar toplumun ortak yaşam alanlarını doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla bu sürece kamucu bir projeksiyonla yaklaşmak kaçınılmazdır. Bu nedenle dünyada farklı uygulamalar gündeme gelmeye başladı.

Texas’ta 2025’te imzalanan Senate Bill 6, veri merkezleri gibi büyük yüklerin şebeke krizlerinde kesintiye tabi tutulmasını ve altyapı maliyetlerine katkı sağlamasını zorunlu kılıyor. ABD’de gündeme gelen Clean Cloud Act ise yapay zekâ veri merkezleri için emisyon standartları getirmeyi amaçlıyor. İngiltere’de Ofgem, planlanan projelerin bir araya geldiğinde “çok büyük bir güç talebi” yaratacağı uyarısında bulunuyor. Virginia’daki Prince William County’de tartışmalı bir veri merkezi projesi mahkeme kararıyla durduruldu; yerel halkın itirazları teknofobi değil, şebeke yükü, su kaynakları ve adil maliyet paylaşımı gibi somut kaygılara dayanıyor.

Bununla birlikte ayrı bir sorun da şeffaflık eksikliği. OpenAI, Google, Anthropic gibi büyük model sağlayıcıları enerji tüketim verilerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Şeffaflık olmadan çevresel etkileri ölçemez, iyileştirme hedefleri koyamaz, kamu politikası tasarlayamayız. Kamucu yaklaşımın ilk şartı “ölç ve açıkla” ilkesidir.

MALİYET HALKA YIKILMAMALI

Yapay zekâ çağında kamuculuk, duman çıkarmayan bacaları da denetlemektir. Ancak bu denetim teknolojiye karşı çıkmak değil, teknolojinin toplumsal faydasını güvence altına almak demektir. Veri merkezleri büyümeye devam edecek. Asıl soru bu büyümenin şebekeyi güçlendiren, yenilenebilir enerji entegrasyonunu hızlandıran, kentlere somut yarar üreten, şeffaf ve denetlenebilir bir çizgide mi ilerleyeceği, yoksa maliyeti halka yıkan, suyu ve elektriği “sessizce” tüketen bir modele mi döneceğidir. Yanıtı teknoloji değil, politika verecek.

“AI for energy” bize enerji dönüşümünü hızlandırma olanağı sunuyor, “Energy for AI” ise bu dönüşümün bedelini adil biçimde paylaştırma zorunluluğunu hatırlatıyor. Bu ikisini aynı cümlede kurabildiğimizde teknolojiyle kamu yararını birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan koşullar olarak konumlandırmış olacağız.

TAYFUN İŞBİLEN

İSKİ BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026