Dayanışma...

04 Ocak 2021 Pazartesi

Yeni yılın ilk yazısı: Dayanışma.

Birbiriyle omuz omuza dayanma. El ele verme.

Birbirine güç verme. Daha çok, daha çok olma.

Dayanışma. Sadece bir sözcük değil, bir eylem, paylaşılmış bir görev. Misyon.

Evet, dayanışma bir misyondur. Yaşamı anlamlandıran bir görevde birleşme.

Gazetemi elime ilk aldığımda “Dayanışma İlanları”na bakıyorum.

Dostlarım onlar, yaşam yolumun ortakları. Kimi adını koyuyor, kimileri bir grup olmuş.

Hepsi de “Cumhuriyetin Laik Gönüllüleri”.

Atatürk Cumhuriyeti’nin emaneti olan gazetelerinin güç günlerinde destek veriyorlar.

Siz de okuyorsunuz. Eğitim kurumlarının mezunları, meslek insanları, bir dönemde buluşmuş Cumhuriyetçiler.

Daha fazlası da var. Sanıldığından çok daha fazlası.

Ortalarda gezinen siyaset yaygarasına aldanmayın, “Bu ülkenin laik cumhuriyetçi güçleri” görünenden de sanılandan da çok daha fazla.

Onlar şimdi bu gazetenin, “Cumhuriyet gazetesi”nin sayfalarında buluşuyor.

Neden şimdi? Neden burada?

Çünkü Cumhuriyet gazetesi bir kimliktir.

Sadece bir gazete değil “Cumhuriyet”, bir kimlik.

Zaman geldi, bu gazeteyi taşımak bir gurur nişanı oldu.

Zaman geldi, bu gazeteyi taşımak cesaret istedi.

Ama her zaman bu gazete bir “kimlik” oldu.

Bu “kırmızı başlık” Atatürk yolunun, onun kurduğu Cumhuriyetin, laik, çağdaş uygarlığın simgesi oldu.

Bugün de “Cumhuriyet gazetesi”, ülkenin sürüklenmek istendiği dogmatik dinci dönüşüme karşı çıkan en etkin barikattır.

Elinizdeki gazetenin haberleri, o haberi yapan haberci arkadaşların tehditleri göze alarak yaptığı haberlerdir.

Şimdi elinizdeki gazetede okuduğunuz “yolsuzluk haberleri”, “arsa yağmaları”, “peşkeş çekilen arazilerin haberleri”, “kesilen ormanların haksız ruhsat alan madencileri” hep ceza davası tehditleri, hep tazminat davası tehditleri altında yapılmaktadır.

Muhabir arkadaşlarımız adliyeden adliyeye giderek haklarında açılan davalarla uğraşmaktadırlar.

Haber müdürleri, her haberde bu tehditlerin gölgesini de görürler.

Yazıişleri müdürleri bu tehditleri bilerek, göze alarak bu haberleri koyarlar.

Gazete yönetimi bütün bunları bilerek yazıişlerini korur, nelerin göze alındığını bilir, onların cesaretine destek olur.

Sizin şimdi okuduğunuz yazıları yazan yazarlar, çoğu kez yazdıkları yüzünden hapislere girmişlerdir. Verdikleri demokrasi mücadelesinin bedelini göze almışlar, bu bedeli özgürlükleri ile ödemişlerdir.

Elinizdeki gazete, iktidarın baskısıyla reklamları kesilmiş, dava tehditleriyle sindirilmek istenmiş bir “demokrasi mücadelesi belgesidir”.

Cumhuriyetçi olmak

İşte bu dönemde “Cumhuriyetçi olmak”, uygarlık davasının sahibi olmaktır.

Atatürk’ün temsil ettiği “akılcılık”, “bilimin rehberliği”, “sanatın zenginleştirdiği”, “kadınerkek eşitliği”, “laik yaşam biçimi”, “çağdaş laik eğitim” ilkelerinin güçlü kılınmasıdır “Cumhuriyetçi olmak”.

Şimdi, bu “dayanışma ruhu”, Cumhuriyet gazetesinin satışının artmasıyla sürmelidir.

Gazetemiz daha çok satılmalı, daha çok alınmalıdır.

Bugünkü tiraj iki katına, dört katına, on katına çıkmalıdır.

Elbette okurların dijital araçlarda da gazetemizi okuduklarını biliyoruz. Giderek daha çok okur, gazetemizi telefonlarında, tabletlerinde, bilgisayarlarında okuyor.

Ama gazetenin tirajına yansıyan “basılı gazetenin satışı”dır.

Basılı gazetenin satışının artması, cesur habercilerimizin değerinin bilinmesidir.

Yazarlarımızın yazılarına gönderilen selamdır, gazetemizin satışı.

Tirajımızın artması ortak gücümüzün ortaya çıkmasıdır.

Her habere bakmayabiliriz, her yazarı okumayabiliriz ama gazetemizi alırız ve ortak gücümüzü destekleriz.

Cumhuriyet gazetesini bayiden satın almak, onun tirajına katkıda bulunmak “Cumhuriyetçinin sorumluluğu” olmalıdır.

Evet, “Cumhuriyetçinin sorumluluğu”.

Çünkü, tehdit altında olan sadece gazetemiz değildir.

Tehdit altında olan “Laik Cumhuriyetçi Kimliğimiz”dir.

Tehdit altında olan, “laik yaşam biçimimizdir”.

Tehdit altında olan, “laik eğitimimizdir”.

Tehdit altında olan, “çağdaş kurumlarımızdır”, sendikalarımız, derneklerimiz, kooperatiflerimizdir.

Bugün, her zamankinden daha çok birleşmemiz, birbirimizi desteklememiz, birbirimizle ortak olmamız zorunludur.

Gazetemizde buluşuyoruz

Gazetemiz bizim ortak buluşma yerimizdir.

Ben, bu gazetenin 55 yıllık yazarı olarak asıl gurur duyduğum şeyin “bu gazetenin okuru olmak” olduğunu zevkle açıklıyorum.

Cumhuriyet Gazetesinin Okuru”, bu ülkenin aydınıdır, dünyadan haberli olandır, ülkesinden sorumluluk duyandır, insana saygısı olandır, yaşamın anlamını bilendir.

Dayanışmamızı kutluyorum, paylaşımımızı selamlıyorum.

2021 yılının başında dileğim budur...


Yazarın Son Yazıları

Aşılama... 22 Şubat 2021
Cambaza bak... 15 Şubat 2021
Tarafsız olmak mı?.. 25 Ocak 2021
Lümpen - politika... 18 Ocak 2021
Vicdan yükü... 11 Ocak 2021
Dayanışma... 4 Ocak 2021
Mutasyon... 28 Aralık 2020
Bitirmeyi bilmemek... 30 Kasım 2020
Mafya... 23 Kasım 2020
Ertesi gün sendromu... 16 Kasım 2020