Toplumsal Felaket ve Lider...

28 Temmuz 2014 Pazartesi

1945 Almanyası perişandı. Yıkıntılar içindeki halk açtı, açlık, umutsuzluk, işgal altındaki ülke kaybedilmiş bir savaş sonrası felaketinin çaresizliğini yaşıyordu.
Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) sonrasında kaybeden Almanya ile yapılan Versay Antlaşması’nın yarattığı onur ve umut kaybı Almanya’da Hitler’in iktidara giden yolunu açtı.
Hitler, lider özellikleri olan güçlü iradeli, “Mein Kampf” (Kavgam) adlı kitabında ideolojisini anlatan, geleceğe ilişkin programları olan birisiydi. Almanların onun peşine takılıp akıl almaz işler yapmaları rastlantı değildir. Almanlar, büyük filozoflar yetiştiren, büyük edebiyatçıları, büyük müzisyenleri olan kültürlü bir toplumdur. Ama işte, ‘Üstün Irk’ kuramını mutlak doğru kabul eden bir liderin peşine takılıp ülkelerinin mahvedilmesine hizmet etmişlerdir. Hitler, bütün dünyayı ‘Üstün Irk’ın egemenliği altına alma hayaline kapılmasaydı işler farklı olabilirdi. Ama kontrolsüz bir güç akıl almaz işler yapabilmiştir.
Arjantin diktatörü general R. Videla da güçlü bir liderdi. Diktatörlüğünü kendince doğru gerekçelere dayandırmıştı. Eğer Falkland Adaları savaşında İngiltere’ye yenilmeseydi belki de iktidarını sürdürecekti. Arjantin hâlâ o dönemin sıkıntılarını çekmektedir.
Toplumlarını felakete sürükleyen liderler sıradan insanlar değildir. Güçlü iradeli, kendi programları olan, kendi kadrolarını yetiştiren öncü insanlardır. Ama yanlış hesapları, kontrol dışına çıkan güçleri, söz dinlemezlikleri, laf anlamazlıkları onları, ülkelerini felakete sürükleyen kişiler yapmıştır.
Benito Mussolini, sosyalist fikirlere sahip güçlü bir liderdi. Kara Gömlekliler yürüyüşü ile Roma üzerine gidişi onu iktidara götürdü. Artık iktidar sarhoşuydu. Gücü kontrolden çıkmıştı. Rönesans’ın beşiği olan İtalya’yı savaşa sokarak bir felakete sürükledi. İtalya mahvoldu.
Türkiye, Birinci Dünya Savaşı’nı kaybederek görüşme masasına oturdu ve Sevr Antlaşması’nı imzalamak zorunda bırakıldı. Osmanlı İmparatorluğu parçalanmıştı.
İşte, liderler arasındaki fark buradadır.
Mustafa Kemal, Sevr Antlaşması’nı tanımadı. Her türlü güçlüğü yenerek yeni Türkiye’yi bütün dünyanın önünde eğildiği, saygı duyduğu bir yeni bağımsız devlet olarak kurdu.
III. Reich ve Hitler rejimi, ‘Üstün Irk’ kuramı yıkıldı.
Faşist İtalya ve Mussolini, İtalya’da nefretle anılıyor.
Atatürk ise 2014 yılında Samsun’dan Erzurum’a gidilerek taklit edilmeye çalışılıyor.
Atatürk taklit edilemez. Tek adamdır ve tarihteki sarsılmaz yerini almıştır.

***

Arkasından gideceğiniz lidere çok dikkat ediniz.
Sizi iyi bir geleceğe de taşıyabilir, felakete de sürükleyebilir.
Lideriniz kontrol edilemez bir güç peşindeyse...
Her toplumsal gücü kendi iradesine almaya çalışıyorsa...
Sadece kendi yandaş kadrosuna yetki tanıyorsa...
Hesap vermeye yanaşmıyorsa...
Programlarını topluma dayatıyorsa...
Kendinden başkalarını sürekli suçluyorsa...
Yalan söylemekten, çelişkilerden kaçınmıyorsa...
Tek güç olmaya çalışıyorsa,
felakete sürükleniyorsunuz demektir.

***

Böyle birini tanıyor musunuz?
Bugünden tanısanız iyi olur.
Çünkü, yarın tanımanızın hiç faydası olmaz...  


Yazarın Son Yazıları

İllüzyon... 19 Ekim 2020
Atatürk fenomeni... 21 Eylül 2020
30 Ağustos’u kutlamak... 31 Ağustos 2020
Müjde!... 24 Ağustos 2020
Lider-başkan -yönetici... 17 Ağustos 2020
Uğur Celasun’u yazmak... 3 Ağustos 2020