Erdal Sağlam

İş dünyası normalleşme hesaplarını ötelemeye başladı

31 Mart 2020 Salı

Herkes gibi iş dünyası da gözünü dikmiş Türkiye’deki salgının pik noktaya ulaşacağı tarihi bekliyor. Diğer ülke örneklerinden yola çıkarak, pik noktadan sonra trendin ne zaman plato yapacağı, ardından ne zaman sönümleneceğini kestirmeye çalışıyorlar.

Salgın Türkiye’ye geldiğinde birçok sektör temsilcisi işlerin mayıs ayı başından itibaren normale döneceği beklentisi içindeydi. Ancak bu beklentinin giderek uzadığını gözlemeye başladık. Son günlerde en erken haziran ayı başında normalleşmenin başlayacağı beklentisi ağırlık kazanıyor.

Özetle: salgın ve etkilerinin azalıp hayatın normale dönmesi için beklenen süre 1 ay uzatıldı diyebiliriz. Ancak bununla birlikte 1 aylık sürenin, çoğu iş insanı tarafından iyimser görüldüğünü, o nedenle “şimdilik 1 ay uzatıldığını” söylemek yerinde olur.

Bu arada hesaplar sadece salgının Türkiye’deki seyrine göre yapılmıyor, tüm dünyadaki seyir de tahmin edilmeye çalışılıyor. Çünkü küresel değer zinciri içerisinde tüm parçaların tamamlanıp eski akışın sağlanması için, salgının tüm dünyadaki etkisinin azalması büyük önem taşıyor. Özellikle lojistik ağlarının yeniden, tümüyle çalışabilir hale gelmesi, seyahatlerin açılması, hem hizmetler hem de reel sektörde faaliyet gösteren işletmeleri yakından ilgilendiriyor.

Bununla birlikte hükümetin aldığı önlemlerin uzatılması ve yeni destekleme paketlerinin gelmesine de neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Hükümetin mevcut istihdam ve kredi desteklerinin süresini uzatıp özellikle dar gelirli kesime dönük yeni tedbirler almak zorunda kalacağı da tahminler arasında.

Bir an önce normalleşme isteyen iş dünyasının çoğunluğunun “hemen sokağa çıkma yasağı konulması” talebini desteklediğini söyleyebiliriz. Bunun için geç kalınmış olabileceğini, daha da geç kalınmadan sokağa çıkma yasağı dahil sert tedbirler alınıp daha fazla insan ve süre kaybını önlemek gerektiğini belirtiyorlar. Yani pik noktanın bir an önce görülüp geriye dönüşün hızlanması gerektiğini söyleyen çok sayıda iş insanı var. Bunlar açıkça söyleyemeseler bile özel sohbetlerde, açıkça bu talebi dillendiriyorlar.

Turizmde yeni tarih 15 Haziran

Salgından hemen etkilenen ve büyük ölçüde zarar görmesi beklenen turizm sektöründe mevcut durum ve beklentiler ne aşamada?

Durumu öğrenmek için dün konuştuğum sektör yetkililerinden aldığım izlenim, mayıs umutlarının 15 Haziran’a kadar ötelendiği yönünde. Hiçbir krizin bu kadar uzun sürmediğinin altını çizerek yeni hesaplarını 15 Haziran’a göre yaptıklarını söylediler. Turist girişi için dünyadaki salgın trendinin kendileri için çok önemli olduğunu, normalleşme başladığında yoğun bir taleple karşılaşacakları konusunda umutlu olduklarını kaydettiler.

Turizm sektörü yetkilileri hükümetin aldığı önlemlerin yerinde olduğunu ancak tedbirlerin süresinin uzatılmasının gerekebileceğini tahmin ediyorlar. Haziran ortası faaliyetlerine başlarlarsa, asıl sezonun büyük ölçüde kurtarılabileceğini ama 2-3 ay daha uzaması halinde tüm yılın kaybedilebileceğini belirtiyorlar.

Üniversite sınavlarının ertelenmesinin etkisiyle iç turizmin ağustos ayına yığılmasını bekleyen turizmcilerin, mevcut kaygılarının başında ise “Her yıl bu dönemde aldıkları çalışanlarını işe başlatamamaları” geliyor. Bu çalışanların zaten kışı işsiz geçirdiklerini, hesaplarını nisana göre yaptıklarını ama bunları ne zaman çalıştırmaya başlayacaklarını bilemediklerini belirtiyorlar.

Kısa çalışma ödeneğinde son 3 yıl için gereken 600 günlük çalışma süresinin 450 güne düşürülmesinin yeterli olmadığını, mevcut sürekli çalışanlarını kısa çalışma ödeneği kapsamına aldıklarını ama her sezon aldıkları çalışanları, oteller kapalı olduğu için alamadıklarını söylüyorlar. Kendi tabirleriyle “askıdaki elemanları”nı çağıramadıkları için mutsuzlar. Bunun hizmet kalitesine olumsuz etki yapmasından da endişeliler.

Hükümet, ödenecek kamu faturasının büyümemesi yani ekonomik nedenlerle sokağa çıkma yasağı gibi radikal salgın tedbirlerini uygulamaya koymadı. Bunun vicdani sorumluluğunun adresi belli. Gecikmenin yaratacağı ek maliyetlerin faturasını ise hep birlikte ödeyeceğiz.


Yazarın Son Yazıları