Gülengül Altınsay

Anlaşılmaz işler

25 Ocak 2018 Perşembe

Cenk’i Premier Lig de olsa küme düşmemeye oynayan bir takıma bayram yaparak gönderdik. Ama ardından baktık ki Cenk’in yerini kimin dolduracağı konusunda yapılan bir plan yok; ne A ne de B. Baksanıza Beşiktaş’ta hâlâ santrfor arayışı sürüyor. Aslında sorun bir oyuncunun alınması ya da alınmaması da değil. Sorun Beşiktaş’ın sürekli değişen kadrosu. Sürekli transfer arzusu, bağımlılığı…
Şenol Güneş’in buna rağmen takımı derleyip toparlaması ve iki yıl üst üste şampiyon yapması ise ayrı bir araştırma konusu olsa gerek. Ama her zaman bu kadar risk sonuç vermeyebiliyor da.
Gidenler gelenler
En iyi Beşiktaş 2015-16 sezonundaki Beşiktaş’tı. Ama o başarılı takımdan Gomez, Sosa, Olcay gönderildi. Geçen sezonun şampiyon Beşiktaş’ından ise takımın başarısında önemli katkısı olan Marcelo gönderildi. Gelişmeye açık olan Kerim Frei da. Bu sezon ortasında da Cenk. Ve Orkan da bir anda Konya’ya kiralandı. Üstelik Siyah - Beyazlılar oynadığı kesik kesik, zaman zaman parlayan, özellikle de kapanan savunmaları aşmaya yönelik çözüm üretemeyen futboluyla eski formundan uzak olduğu bir zamanda. Ve alınacak yeni bir santrforla da tüm bu sorunlarını çözecek gibi gözükmüyor.
Çünkü sorun yeni bir santrforun alınması ya da alınmamasında değil. Sorun Beşiktaş’ın sürekli kadro değişimiyle oyun anlayışında da değişime uğraması. Tamam Kartal olgun futboluyla becerikli oyuncularıyla Şampiyonlar Ligi’nde gruptan yenilgisiz lider olarak çıkmayı başardı, gururumuz oldu. Ve fakat içerde hiç umulmadık takımlara hiç umulmadık puanlar kaybetti. Yoğun maç trafiği, kötü hakem yönetimleri falan ama takımın oyununda da bir şeyler olduğu açıktı.

Sorun nerede
Çünkü Marcelo para için gönderilince savunmadan etkili oyun kurulamıyordu artık. Pepe bir kazançtı ama sadece savunmada. Kanatlarla orta alan uyumu bozuldu. Özellikle uzun şişirme toplara başvurulunca. Orta alanda Oğuzhan-Atiba ikilisi önden, arkadan, yanlardan destek alamadı ve yalnız kaldılar. Bu yüzden etkisiz göründüler. İlerdeki 4 oyuncunun -Q7, Talisca, Babel ve Negredo- savunma alışkanlıkları zaten eksik. Hele Q7 ve Talisca savunmada hiç yoklar. İlerde basamayınca onca koşuşturma da boşa gidiyor, oyun kopuk kopuk ilerliyor. Yalancı baskı ise rakibi zora sokmuyor.

Dokunulmazlığı mı var?
Kanatta kendi başına oynayan Q7 zaten takım oyuncusu değil. Kendine ve tribünlere oynuyor. İsyankâr duruşu, dövmeleri, trivelaları şov açısından iyi, taraftarın da pek hoşuna gidiyor ama takıma bir faydası yok. Takım hücum halindeyken geriye doğru rakibe kaptırdığı tehlikeli toplardan, her topu isteyip ezmesinden bahsetmiyorum bile.
Ama nedendir bilinmez herkes ilk on birden kesilebiliyor, oyundan alınabiliyor fakat o asla. Kafam zaten karışıktı bu konuda, Orkan da Konya’ya gönderilince iyice karıştı şimdi. Aynı mevkide oynayan Olcay ve Kerim’den sonra şimdi de niye Orkan? Oysa ki Beşiktaş-Osmanlıspor kupa maçında Orkan oyun bilgisiyle, tam bir takım oyuncusu olarak hayran bırakmıştı beni. Neden Beşiktaş illa ki Quaresma’ya mahkûm ediliyor?
Öyle ya da böyle; oyuncu kadrosu mu değiştirilir, diziliş mi değiştirilir, Beşiktaş’ın acilen akışkan, hızlı, paslı oyununa yeniden dönmesi gerek. Kimsenin gözünün yaşına bakamadan. Çünkü artık ne kaybedilecek zaman ne de kaybedilecek puan var.


Yazarın Son Yazıları

Luce laneti mi? 23 Ekim 2020
Bir tek Rıdvan 5 Ekim 2020
Van der Sar ne bilir? 24 Eylül 2020
Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020
Tren kaçıyor mu? 17 Ağustos 2020
Yerli, milli ve yabancılı 10 Ağustos 2020
Başakşehir dersleri 23 Temmuz 2020
Teşvik nedir bilmeyenler 17 Temmuz 2020
Rus ruleti 10 Temmuz 2020