Gülengül Altınsay

Eski virüs: Transfer

02 Temmuz 2020 Perşembe

Yaz transfer dönemi başladı. Ama değişen bir şey yok. Dön dolaş aynı yerdeyiz. Çünkü insanlar aynı, kafalar aynı. Fakat yine de bu sezon şu meşhur "takımları yeniden yapılandırmak, gelir-gider tablosunu denkleştirmek" mevzuları daha bir öne çıkmış durumda.

Çünkü ortada artık kesinlikle yürümeyen çürümüş bir sistem var. Üstüne bir de pandemi eklenince kulüpler nefes alamaz durumda. Ve biz de tıkandığımız her noktada papağanlar gibine anlama geldiğini bile pek anlamadan "değişim"in şart olduğunu tekrarlayıp duruyoruz. Ne ki sistemin böyle kör topal da olsa yürümesinden memnun kesimler, bu sistemden nemalananlar öyle bir anda kesilip atılacak gibi değil. Yıllarca bu duvarları tek tek örmüşler. Yıkmak yeniden inşa etmek bu yüzden çok çok zor.

Örnekler var

Oysa ki dünyanın pek çok kulübü pek çok kez yeniden yapılanma yolunu seçtiler.

Ama böylesi köklü değişimleri yürütebilmek için cesaretli, bilgili, deneyimli, vizyon sahibi kadrolara gereksinim var. Zaten kulüpler iyi yönetilmediği için yeniden yapılanma, pahalı oyuncuları tasfiye etme, takımı hem gençleştirme hem de maliyetini düşürme fikri fikir olarak kalıyor. Ya da yarım yamalak yapılıyor.

Kulüp yönetimleri işlere ne kadar iyi niyetle de başlasalar her sıkıştıklarında günü kurtarma derdine düşüyorlar. Transfer virüsüne yakalanıyorlar.

Futbolcudan anlamak

Bilindik futbolcuları yine milyonlar vererek transfer etmek sadece para gücüne bağlı bir şey. Ne futbolcudan anlamayı gerektiriyor ne de ekonomiden. Mert Hakan’ı, Emre Kılınç’ı alıp takıma koymak mesela. Buna karşın Lucescu Milli Takım'dayken Zeki Çelik’i büyük takımlara öneriyor ama kimse oralı bile olmuyor.

Beşiktaş maliyetleri düşürme işini en ciddi olarak düşünen kulüplerin başında. Bir yandan kampanyalarla para kaynakları bulmak bir yandan da elindeki sınırlı parayı en verimli şekilde kullanmak zorunda. Ve mesela 3 ay önce yaptığı Boateng yanlışı gibi hataları tekrarlamamak zorunda. Bir futbolcuyu alırken, onu nasıl geliştireceğini, onu nasıl satacağını da düşünmek zorunda.

Üstyapı belirler

Bu arada değişim altyapıdan değil üstyapıdan başlamalı. Önce yönetim anlayışları değişmeli, A takımının yapılandırılması değişmeli sonra sıra altyapıya gelmeli. Çünkü A takımının işleyişi altyapıya da yansıyacaktır. Üstelik her zaman altyapıdan istenilen düzeyde futbolcu da gelmeyebilir. Ama önemli olan altyapıdan ya da başka takımların altyapılarından gelen genç oyuncuların oynayacağı, gelişeceği, dengeli uyumlu ve başarılı bir A takım oluşturmakta. Alıp kullanmıyorsanız ya da kullanamıyorsanız o genç oyuncuyu neden alıyorsunuz. Bir de o oyuncunun geleceği ile oynuyorsunuz. Bakın büyük takımlara alınıp alınıp oynatılmayan geliştirilemeyen oyuncularla dolu. Bu yüzden artık bizim genç yeteneklerimizin çoğu da burada sönüp gitmektense doğrudan Avrupa ülkelerine gitmeyi düşünüyor. 

Unutmayın bugünün dünya yıldızları bir zamanlar isimsiz altyapı oyuncularıydı ve futbol dünyası A takımda fırsat bulamadığı için kaybolup gitmiş üstün yeteneklerle dolu.


Yazarın Son Yazıları

Başakşehir dersleri 23 Temmuz 2020
Teşvik nedir bilmeyenler 17 Temmuz 2020
Rus ruleti 10 Temmuz 2020
Eski virüs: Transfer 2 Temmuz 2020
Burak’la kolay 27 Haziran 2020
Ağlayan çocuklar 26 Haziran 2020
İcraat zamanı 19 Haziran 2020
Yoklar varlar 14 Haziran 2020
Yeni anormal 23 Mayıs 2020
Risk çok büyük 14 Mayıs 2020
Girdik bir yola 7 Mayıs 2020
Para, para, para 27 Nisan 2020
Normale dönmeyelim biz 11 Nisan 2020