Hikmet Altınkaynak

Güzel günler göreceğiz...

07 Ocak 2021 Perşembe

Yılbaşı geceniz nasıl geçti?

Eskiden yılbaşı gecesini nerede geçireceksiniz sorusunu evde geçirecekler, amblematik bir sözcükle “Divan”da biçiminde yanıtlardı. “Divan” ise bir eğlence yeme içme mekânı değil, evdeki koltuk - kanepeydi.

Bu yılbaşı korona yüzünden yılbaşı gecesini sanırım hepimiz divanda geçirdik!

Gecenin heyecanla beklenen zamanı, tarih değiştirme saati olan 24.00’tü. O an, televizyonlardan dünyanın dört bir köşesinden yansıyan alkışlar, sarılıp öpüşmeler, kucaklaşmalar, sağlığa mutluluğa kalkan kadehler, çığlıklarla yeri göğü inletirdi. Zaten olayın en önemli yanı da buydu. Bir tarih değişikliğine tanık olmak! Her şeye “yeni baştan” umutla başlamak, yıla ilk adımı atmak... Her şeyin değişmesini, yenileşmesini, güzelleşmesini istemek...

Yeni yıla tüm dünya gibi Türkiye de sessiz girdi. Ama Türkiye’de yılbaşı kutlamalarına getirilen baskılar yüzünden insanlar eski yaşama enerjilerini zaten yavaş yavaş yitirmişlerdi. Birkaç televizyonda eski yılbaşı kutlamalarından yapılan seçmeler yayımlandı, o kadar.

Ben yeni yıla Küçükçekmece Belediyesi Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nden canlı olarak Halk TV’de yayımlanan Serhan Asker’in sunduğu Görkemli Hatıralar Yılbaşı Özel Programı’nı izleyerek girenlerdenim.

EDİP AKBAYRAM VE KIZI TÜRKÜ

Serhan Asker, salonun adından yola çıkıp büyük şair Yahya Kemal’i andı ve onun “Sessiz Gemi” şiirini okudu: “Artık demir almak günü gelmişse zamandan/ Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan”... 2020’yi de bu şiirin yansıttığı “sessiz gemi”ye benzetti. Sözü sanatçı Edip Akbayram’a bıraktı. O da yeni yılla ilgili dileklerini sıralayıp güftesi Nâzım Hikmet’in şiiri olan “Güzel günler göreceğiz” şarkısıyla yeni yılı selamladı: “Güzel günler göreceğiz çocuklar/Güneşli günler göreceğiz./Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar/Işıklı maviliklere süreceğiz...”

Akbayram, yeni yılla ilgili umudunu çok coşkulu bir biçimde seslendirdi. Ardından “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” ve “Başın öne eğilmesin” şarkılarını okudu. Halk TV izleyicilerini coşturdu. Sözü, kızı Türkü Akbayram’a bıraktı. Kızı da babası gibi, büyüleyici bir sesle Âşık Mahsuni Şerif’in “Tanrı bana bir can vermiş/Boşu boşuna/Vücuduma bir can girmiş/Boşu boşuna boşu boşuna” diye başlayan dokunaklı bir türkü seslendirdi. Coşkuyu artırdı.

Böylece Halk TV’yi izleyenler olarak yeni yıla umutla, sevinçle, dirençle, yaşam enerjisiyle adım attık.

CUMHURİYETİN BİR KAZANIMI

Yılbaşı kutlamaları, Cumhuriyetin kazanımlarından olan uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin benimsenmesiyle gündeme gelir ve Cumhuriyetin ilanından sonradır. Miladi takvimin ilk kullanılması 1 Ocak 1926’da başlar. Tarihte ilk kutlamalarsa, günümüzden 4 bin yıl öncesine dayanır. Yılbaşı, bir tarih değişikliği, bir yeniden başlama, umut ve enerji tazeleme olarak algılanmaktadır. Bu takvim, uygar ulusların, Batı’nın kullandığı gelişmiş bir takvimdir. Dünya’nın kendi ve Güneş çevresinde dolanımı sonucu elde edilmiştir. Bu kutlamaların 24 Aralık’ta kutlanan Noel’le falan ilgisi yoktur.

Ocak, genel değerlendirmeler için de bir fırsattır. Bu arada elime yeni geçen Kartal Belediyesi’nin ücretsiz, edebiyat kültür sanat dergisi KE’nin Kasım/Aralık 2020 sayısının yine zengin bir içerikle yayımlandığını duyurmak; imzalı olarak son günlerde gelen kitaplar için de yazar dostlarıma teşekkürlerimi sunmak isterim: Oktay EkşiBeyefendi” “Suat Hayri Ürgüplü’nün Anıları”, Atilla Dorsay Hayatımızı Değiştiren Filmler, Onur Öymen Baskılara Direnirken, Ahmet Köklügiller Şair ve Yazar Mektupları, Gonca Özmen Bile İstiye, Ramis Dara Hayatı Şiirleştiren Kitaplar, Meliha Akay Pelitya, Cafer Hergünsel 1940’lardan Yükselen Nazizm’in Türk Edebiyatına Etkileri, Gülçin Sahilli Masumiyet Cambazı, Nuray Gök Aksamaz Güneşin Yaprakları, yeni Türkçeye çeviren Prof. Dr. İdris Güven Kaya Süreyya Akif/İttihat ve Terakki’de Hükümet Oyunu.

Güzel günler güneşli günler görmek de okumaya, bilinçlenmeye, demokrasiyi içselleştirip başarıya odaklanmaya bağlı değil mi? O zaman yeni yılda da hep birlikte kitap okuyalım, edebiyatın ışığında çağdaş bir ülke olma yolculuğumuzu tüm gücümüzle sürdürelim...


Yazarın Son Yazıları

İnatçı Keraban 25 Şubat 2021
Edwin Morgan... 21 Ocak 2021
En uzun yıl biterken 31 Aralık 2020
Tevfik Fikret olmasaydı... 24 Aralık 2020
Başöğretmen Atatürk 19 Kasım 2020