Hikmet Altınkaynak

Yarıyıl tatilinde ne okumalı?

28 Ocak 2021 Perşembe

Okullar yarıyıl tatilinde...

15 Şubat’ta açılacak. Ama açılmayabilir de.

Covid-19 kol geziyor! Sokak yasak, karantinadasınız. Evde ne yapacaksınız?

Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Robenson” şiirinde özlediği gibi başınızı mı dinleyeceksiniz?

Robenson, akıllı Robenson’um

Ne imreniyorum sana bilsen!

Göstersen adana giden yolu,

Başımı dinlemek istiyorum.

Yoksa hem okuyacak hem de film ya da çevrimiçi etkinlik mi izleyeceksiniz?

Duygularınızı, düşlerinizi, duyumsadıklarınızı, sevdiklerinizi canlandırmak; biraz eğlenmek, heyecan duymak için ne okuyacaksınız?

Çocuk olsanız, yarıyıl tatilinde ne okurdunuz? Kitap, dergi... Çizgi roman...

ÇİZGİ ROMAN OKUMAK

Sanatın bir kolu olan çizgi romanın ülkemizde ilk örnekleri 1933’te Çocuk Sesi dergisinde yayımlandı. Henüz Galatasaray Lisesi öğrencisiyken Orhan Tolon’un (1912-2011) çizdiği Zıp Zıp Ali’nin Serüvenleri ilgi gördü, beğenildi. Ertesi yıl Zıp Zıp’ın Oyunları adıyla sürdü. Sonra Tolon, Afacan çocuk dergisinde Acun Yolculuğunda, Afacan Dünyayı Dolaşıyor vb. çizgi romanlar çizdi.

Turhan Selçuk, İlhan Selçuk ve Rıfat Ilgaz’ın çıkardığı Dolmuş dergisi de Turhan Selçuk’un karikatürlerini, yapıtlarını yayımladığı ilk dergiydi.

Aradan yıllar geçtikten sonra çocukların çok sevdiği çizgi romanlar, çağdaş basım teknikleriyle etkin bir biçimde Milliyet Çocuk dergisinde yayımlandı. Yayımlayansa şair, çevirmen Ülkü Tamer’di. Milliyet Çocuk dergisi Abdi İpekçi genel yayın yönetmenliğindeki Milliyet gazetesinin önce parasız eki (1972), sonra da (1977) bağımsız haftalık çocuk dergisiydi, her sayısında 32 sayfalık çizgi romanlara yer verdi.

Ne var ki, çizgi roman konusuna eğitim dünyası olumlu bakmadı, çokça tartışıldı. Çocukları tembelliğe itiyor, okuma alışkanlığından uzaklaştırıyor, savı ileri sürüldü. Ama hiçbirinin bilimsel değeri yoktu.

Çizgi romanın sevilmesinin nedeni, bu türün çocuğun aydınlık bir dünya isteğini kısa, özlü, güzel, somut renklerle çizgilerle anlatmasıydı belki.

KİTAP SATIŞLARINA ETKİSİ

Ülkü Tamer, anılarını topladığı kitabı Yaşamak Hatırlamaktır’da Altın Kitaplar Yayınevi’nin yöneticisi Turhan Bozkurt’un şu sözlerine yer veriyor: “Siz ne zaman bir klasiği çizgi roman olarak yayımlasanız, o hafta bizdeki kitabın da satışı yükseliyor. Kısacası, sizin çizgi romanlar bizim kitapların satışını artırıyor.”

Bu saptama şunu ortaya çıkarıyordu: Çizgi romanlar okur sayısını artırıyor, okumayı sevdiriyor.

ABDÜLCANBAZ’I UNUTMAYIN

Aslında Milliyet Çocuk dergisinden önce Abdi İpekçi, Milliyet gazetesinde yarım sayfa yabancı çizgi romanlar yayımlıyordu. Turhan Selçuk’tan da çizgi roman çizmesini istedi. Böylece öyküsünü önce Aziz Nesin, sonra Rıfat Ilgaz’ın yazdığı, Turhan Selçuk’un çizdiği Abdülcanbaz, 1 Aralık 1957’de yayımlamaya başladı. Sonra iki yazar da öykü yazmayı bırakınca, Turhan Selçuk bunu kendi sürdürdü. Abdülcanbaz, yıllarca Milliyet ve Cumhuriyet’te yayımlandı, albümleri basıldı. Grafik sanatını mizahla buluşturmasıyla Turhan Selçuk’un da ünü dünyaya yayıldı.

Aslında Turhan Selçuk gazetelerde yayımlanan yabancı çizgi romanları kültür emperyalizminin hizmetinde kapitalist dünyanın geri kalmış ülkelerindeki propagandası olarak görüyordu. Bu nedenle de Abdülcanbaz’ı bunlara karşıt bir çizgi roman olarak yarattı.

Abdülcanbaz, olumlu bir çizgi roman kahramanı oldu. Değerlerini yitirmemiş, halktan bir kişiydi. Akıllı, zeki, yakışıklı, güçlüydü. Bu özelliklerini her zaman iyinin, haklının, ezilenin yanında; sömürenlere, zalimlere, namussuzlara karşı kullandı... Çizgi romanın diğer kişileri ise şunlardı: Karanfil Hoca, Tarzan, Fettah, Fayrabi, Gözlüklü Sami Bey, Sürmegöz İhsan Bey.

Dostlar Tiyatrosu, ilki 1972- 73 sezonunda olmak üzere Abdülcanbaz’ın Harikulade Maceraları adıyla sahneye koydu.

Özetle bu yarıyıl tatilinde çocuklar, Türk ve dünya çocuk klasiklerinden dilediklerinin çizgi romanını, yetişkinler de Abdülcanbaz’ı okusalar güzel olmaz mı?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Gülmek yaşamaktır! 11 Mart 2021