Hikmet Çetinkaya

Barış mitingine bomba...

11 Ekim 2015 Pazar

İnsan sevgisini, hayatı, umudu yaşam biçimi yapmak isteyenler, böyle bir miting için Ankara’nın yolunu tutmuşlardı...
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenmişti miting...
Emek, barış ve demokrasi için!
Savaş değil barış için!
Akan kanın durması için!
Terörün bir insanlık suçu olduğunu gösterip nereden gelirse gelsin lanetlemek için...
Mitingin adı da belliydi:
“Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi, Barış Emek Demokrasi” mitingi.
Ankara Garı’nın ötesindeki kavşakta sabahın erken saatlerinde binlerce insan toplanmaya başlamıştı.
Ankara Tren Garı’ndan Sıhhiye Meydanı’na yürüyeceklerdi...
Üst üste iki patlama oldu...
Tam da HDP kortejinin bulunduğu yerde patladı gelen ilk haberlere göre.
50’ye yakın ölü, 100’e yakın yaralı...
7 Haziran seçimlerinden önce Diyarbakır’da, daha sonra Suruç’ta benzer kanlı eylemler yapılmıştı...
Kesin bir dil kullanamıyoruz ama Suruç katliamına çok benziyor...
Günler öncesinden izin alınan Ankara’daki “Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi” yürüyüşü ve mitingini kana bulayanlar kim?
Polis, istihbarat birimleri, MİT böyle bir mitingin önceden yapılacağını bilmesine karşın, ölümcül bir eylemin yapılacağı istihbaratı almamış mıydı?
1 Kasım seçimleri öncesi Türkiye’yi kan gölüne dönüştürmek isteyen terör örgütlerinin arkasında içeride ve dışarıda hangi güçler var?
Sorun bunların açığa çıkarılması...
Örneğin, IŞİD’in böyle bir kanlı eylem yapacağı istihbaratı önceden ilgili kurumlara geldi mi gelmedi mi?

***

Yazımı yazdığım saatlerde elimde sağlıklı bir bilgi yok...
Sadece haberlerden, izlenimlerden aktarılan bilgileri paylaşıyorum sizlerle.
Bir yurttaş olarak, Türkiye’nin Suruç katliamıyla başlayan süreci anımsıyorum. Her türlü kışkırtmanın, gerilimin siyasi kaygılarla değerlendirilmesi çok yanlıştır.
Suruç katliamının hemen ardından bu ülkenin çocukları öldü...
Askerler, polisler şehit düştü...
Bugün yaşadığımız acı, kan, ölüm, gözyaşı...
Anaların, babaların, kadınların, çocukların çığlığı...
Önemli olan bu kanlı saldırıyı kim yaptı?
Kanla beslenen odaklar vardır, bu odaklar bu tür eylemleri yapar. Çünkü bu odaklar kanla beslenir, barış değil savaş ister.
Ankara’daki katliamın sorumlusu hangi kanlı terör örgütü?
Bu örgütün kim olduğunu ülkenin istihbarat birimleri ortaya çıkarmalı, gerçekleri kamuoyuyla paylaşmalıdır...
Kin, intikam ve nefret duygularıyla bu terör belasından kurtulamayız. Terör nereden gelirse gelsin toplum olarak, tüm siyasal partiler olarak birlikte hareket etmeliyiz.
Gerçekten acımız büyük!
Seçime giderken böyle bir saldırıyla karşılaştık.
O zaman soralım:
“Uçan kuşun kanat çırpışını bilen istihbarat birimleri Türkiye’nin kalbi olan Ankara’daki kanlı saldırının istihbaratını önceden neden alamadı?”

***

Yaşanan kanlı saldırının nasıl gerçekleştirildiğini yetkililer açıklamadı...
Yapılan açıklamalar net bilgi içermiyor, kesin ölü ve yaralı sayısı belli değil.
Onun için bir gazeteci ve yurttaş olarak bilgilendirilmemiz gerekir...
Açıklamalar, kan sıkıntısı çekilmediği, ilaç bulunduğu yolunda...
Ardından sosyal medyaya çatma:
“Yazılanlara inanmayın!”
Peki, bu katliamı yapan kim? Bir canlı bomba mı?
Bunlarla ilgili hiçbir açıklama yapılmadı. Böyle olunca insanların kafası karıştı. Saldırının nasıl olduğu bir türlü anlaşılmadı...
Şimdi sözün bittiği yerdeyiz toplum olarak...
Önce Diyarbakır’da seçim sonrası Suruç’ta yapılan kanlı saldırı...
Kan üzerinden rant sağlamak...
Ülkemiz uçurumun kıyısında...
Terör belasından kurtulmak için önce kin, nefret duygularından arınalım, insanca, kardeşçe bir yaşamı yüreklerimizde çiçeklendirelim...

***

Saat 15.30, üç bakan açıklama yaptı.
86 kişi olay yerinde öldü, 186 kişi yaralandı...”
Gazetecilerin “İstifa edecek misiniz” sorusuna ise yanıt verilmedi!
Akşam saatlerinde ise ölü sayısı 95 olarak açıklandı.  


Yazarın Son Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018
Uçarı kaçarı... 1 Eylül 2018
30 Ağustos... 30 Ağustos 2018
Anımsayış... 19 Ağustos 2018
Kadın köle değildir... 18 Ağustos 2018
Yüreğim yangın yeri 16 Ağustos 2018
İsyan değil arzu... 12 Ağustos 2018
Utanç... 11 Ağustos 2018