Hikmet Çetinkaya

Örgütsüz Cinayet...

19 Ocak 2012 Perşembe
\n\n\n

Özel yetkili mahkemelerde birbirini hiç tanımayan kişiler terör örgütü suçlamasıyla gözaltına alınıyor, tutuklanıp yargılanıyor, ellerinde kalem bulunan gazeteci arkadaşlarımız, bu nedenle aylardır, yıllardır hapis yatıyor.

\n

Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Hikmet Çiçek, Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, Nedim Şener, Ahmet Şık, Deniz Yıldırım, Barış Pehlivan ve öteki meslektaşlarımız...

\n

Kimi haber ya da makale yazmış, kimisi kitap yazmış, kimisi basılmamış kitaptan ötürü silahlı terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla tutuklanmış.

\n

Darbe mi yapmışlar, birisini mi öldürmüşler?

\n

Hayır!

\n

Hrant Dink davasının ikinci aşamasında çıkan kararı hukuk diliyle değil sade yurttaş diliyle anlatayım:

\n

Silahlı örgüt yok... Hrant Dink cinayeti sıradan bir cinayet... İki-üç kişi yapmış bu işi... Erhan Tuncel salıverilsin! Yasin Hayale ağırlaştırılmış yaşam boyu hapis cezası verilsin... Parasız eğitim isteyen üniversiteli gençler, Hopa’da çevre eylemi yapan yurttaşlar ‘Silahlı terör örgütü’ suçundan yargılansın ‘ileri demokrasi’ adına!”

\n

***

\n

Siyasi cinayetlerin ve etnik düşmanlıkların boy verdiği ve kesişme noktasında bulunduğu yerde duruyor Türkiye.

\n

Şimdi soruyorum ister istemez:

\n

Yetmez ama evet oyu verdiniz 12 Eylül 2010da değil mi? O zaman niye sızlanıp duruyorsunuz? Bir derin devlet gider, yerine yenisi gelir, bilmiyor muydunuz?

\n

Bu devlet siyasi ve etnik cinayetlerle yüzleşmediği sürece bu ortaoyunu sürüp gidecektir.

\n

Dink ailesinin avukatı istediği kadar haklı olarak çırpınıp dursun.

\n

Dün de böyleydi devlet geleneği, bugün de böyle...

\n

***

\n

İşe bakın siz... İki-üç çapulcu Trabzon Pelitlide oturmuş karar vermiş:

\n

Hrant Dinki öldürelim!

\n

Benim ülkemde gazeteci, siyasetçi, bilim insanı, Türk ve Kürt demeden terör örgütü üyesi suçlamasıyla içeri tıkılırken Hrant Dinki öldürenlerin adi suçlu sayılması her şeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

\n

Dinki vuran tetikçinin ilişkiler zinciri belli değil mi? Sanıklar bunu yargı sürecinde söylemedi mi?

\n

Söyledi!

\n

Onlar da biliyordu, devlet içinde yapılanan çetelerin koruması altında olduklarını ve sonucun böyle çıkacağını.

\n

Kimse kimseyi kandırmasın ve bu ortaoyununa artık son versin!

\n

***

\n

Gerçeklerin üzerini örtenlere karşı demokrasiyi, yaşama hakkını, özgürlükleri savunan herkes sesini yükseltmeli, tepkilerini yüksek sesle dillendirmelidir.

\n

Burada medyaya büyük bir görev düşüyor...

\n

Sağcısıyla, solcusuyla, liberaliyle hem siyasal hem de etnik cinayetlerin aydınlanması için yeri göğü inletmesi gerekiyor.

\n

Dink cinayetinde salt Yasin Hayalin mahkûm olması düşündürücüdür.

\n

Ne demek örgüt yok!

\n

Bal gibi var işte!

\n

90’lı yıllarda nasıl varsa şimdi de var, yarın da olacaktır...

\n

Hrant Dink davası sanıklarının yargı süresince yargıçlarla bir varmış bir yokmuşdiyerek kafa bulmaları, kimi zaman gözdağı vermeleri, daha önceki duruşmada Bizi devlet içinde kimi kişiler yönlendirdibiçiminde konuşmalarını bir kez daha anımsatayım bilmeyenler için.

\n

***

\n

Hrant Dink cinayetinin başından beri üstü örtülmeye çalışılmadı mı?

\n

Cinayeti azmettirenler, örgütleyenler nedense ortaya çıkarılmadı.

\n

Hrantın katilleri işin başından beri koruma altındaydı kimi devlet görevlileri tarafından.

\n

Cinayetin işlendiği an ve öncesi kamera kayıtlarında yok muydu?

\n

Elbet vardı!

\n

Bu kayıtların tümü yargı tarafından incelendi mi? Dönemin Emniyet Müdürü, cinayetin ardından Saldırı örgüt işi değilaçıklaması yapmadı mı?

\n

İstanbul ve Trabzondaki güvenlik yetkilileri, yöneticiler şimdi nerede?

\n

Ortada güçlü ve dokunulmazlığı olan bir devlet örgütünün olduğu bir gerçek...

\n

Erhan Tuncel önce jandarmanın, ardından polisin istihbarat elemanı değil miydi?

\n

Tuncel şimdi dışarıda...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018
Uçarı kaçarı... 1 Eylül 2018
30 Ağustos... 30 Ağustos 2018
Anımsayış... 19 Ağustos 2018
Kadın köle değildir... 18 Ağustos 2018
Yüreğim yangın yeri 16 Ağustos 2018
İsyan değil arzu... 12 Ağustos 2018
Utanç... 11 Ağustos 2018