Direniş Nereye?

17 Haziran 2013 Pazartesi

Yobazlık diktatoryasına karşı başlayan direniş, başkalaştırılıyor mu?
Prof. Dr.
Anıl Çeçen, Türkiye’de sosyal medya da kullanılarak bir küresel rüzgâr estirildiği kanısında:
“Avrupa ülkeleri üzerinden esen sert rüzgârların Türkiye’yi Batı bloku ile ciddi bir hesaplaşmaya doğru sürükleyeceği anlaşılıyor. İtalya’da olduğu gibi bu protesto eylemlerinden, İtalyan 5 Yıldız Partisi gibi küresel protesto hareketi ve partisi çıkartma çabası göze çarpıyor. İtalya’da bir sirk palyaçosu, hem kendi devletine, hem de uygulanan politikalara karşı çıkarak sosyal medya örgütlenmesiyle İtalyan parlamentosundaki üçüncü büyük parti konumuna gelmişti. Muhalefet partilerinin giderek zayıflamasının gündeme getirdiği muhalefet boşluğunu, Taksim olayları üzerinden yeni bir 5 Yıldız Partisi ile doldurma arayışı önümüzdeki dönemde Türkiye’nin başına yeni işler açacak gibi görünüyor. Yerel ve genel seçimlere giderken ülkeyi 21. yüzyılda Türkiye’yi ileriye taşıyacak ciddi bir milli programa gereksinimi var. Şimdiye kadar uygulanan dış planlara ve Batı’dan güdümlü Ortadoğu politikalarına angaje olmayı bir yere bırakarak acilen Türkiye’nin kuruluş modeline ve Cumhuriyetin temel ilkelerine dayanan bir milli program, seçimler öncesinde Türk ulusunun önüne konularak siyasal boşluk doldurulmalıdır.”
Başbakan ile
“Gezi Parkı direnişçileri” adına 11 kişilik heyete bakarsanız, Anıl Çeçen’in ne demek istediğini anlarsınız:
Today’s Zaman yazarı Rümeysa Kiger’den tutun, pazarlamacı Zehra Öney’e; “yetmez ama evet” örgütleyicilerinden balerin Zeynep Tanbay’ın ablası Betül Tanbay’dan tutun yazarımız Mine Kırıkkanat da yer aldığı gerekçesiyle Antalya Film Festivali seçici kurulundan çekilen yönetmen Kutluğ Ataman’a kadar bir dizi isim, direnişin devrimci içeriğini boşaltmak için sıraya girdi bile...

\n

Zaytung’dan

\n

Bu gençlerle kim baş edebilir ki? İşte onların sitesi “Zaytung”dan:

\n

“Gezi Parkı olaylarındaki tutumu nedeniyle parti içinde dahi eleştirilere hedef olan Başbakan Erdoğan’a halk sahip çıktı. Başbakan’ın konuşması sık sık alkışlarla kesilirken, vatandaşlar ‘Güllüoğlu şaşırma sabrımızı taşırma!’, ‘Kahrolsun PFDK!’, ‘Mekdanılds gibisi yok!’, ‘Burası neresi, biz napıyoruz?’ sloganlarıyla da meydanı inlettiler.”
Çapulcunun sözlük anlamını değiştirenler ne yapacak şimdi?
“Ti’ye almak” sözüne de ağızlara biber sürerek müdahale mi edecek?

\n

Ağzını Topla...

\n

Kendisini halk direnişinin başlatıcısı filan sanan Sırrı Süreyya Önder, “Meydanda bir tane Kemalist var, o da AKP hükümeti” gibisinden laflar ediyor.
Kimsenin kimseyi aşağılamadığı o meydanlardan ders alsın. Binlerce
Atatürk posteri ve Türk bayrağının dalgalandığı, BDP’li çocuklarla Atatürklü bayrak taşıyan gençlerin el ele gaz bombasından kaçtığı meydanlardan...
Çocuklarımız, 1923 devrimi ile kazandıklarına sahip çıkarak kardeşliği yeniden ördüler.
Sırrı Süreyya Önder,
Recep Tayyip Erdoğan gibi konuşacağına ağzını toplasın. Meydanlardaki halk; onlar bayraklarıyla, sloganlarıyla direnirken Sırrı Süreyya Önder’in Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Kesinlikle ırkçı ve faşistlerle aynı etkinlikler içinde olmayız” dediğini hiç unutmayacak!
Kavimcilik uğruna ülkeyi iç savaşa sürükleyip egemenlerin Ortadoğu hesapları için AKP’yle pazarlık masasına oturanların kimler olduğunu da unutmayacak!

\n

Benzer Park Kararı

\n

Gezi Parkı için referandum yapma düşüncesi de nereden çıktı? Sürmekte olan davada mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı vermişken...
Hem de ortada geçmişte benzer bir karar varken:
1986’da ANAP’lı Belediye Başkanı
Mehmet Altınsoy, Ankara Zafer Parkı’nın otoparka dönüştürülmesi amacıyla oradaki güzelim ağaçları kökünden kesmeye kalkmıştı. Başta Danıştay üyeleri olmak üzere -o zaman bu ülkede böyle yargıçlar vardı- parktaki ağaç katliamı karşısında dava açmışlardı. Ankara 5. İdare Mahkemesi, imar planlarının “bölge halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları temin etmek amacıyla” hazırlandığı gerekçesiyle parkın otopark yapılmasına izin vermemiş, Danıştay da bu kararı onamıştı.
Zafer Parkı’nda o gün kesilen çınarlar, gidin bugün bakın,
“Ben yaptım oldu”culara inat ölmediler, yeniden yeşerdiler. Serçelere yuva, yurttaşlara gölge olmayı sürdürüyorlar.
Darısı Gezi Parkı’nın başına...

\n

İnsanlık Borcu

\n

İleti, Cumhuriyet dostu Dengiz Toprak’tan:

\n

“Türk gençliğinin bu hareketi bundan sonra siyaset sosyolojisinde örnek bir davranış olarak yerini alacaktır. Atatürk öğretileriyle yola çıkan gençlik, dünya için yol gösterici bir yıldız konumuna girmiştir. Ezilen uluslara soluk aldıran Kurtuluş Savaşımız gibi, saldırgan emperyalizme ve uzantılarına karşı direnişe geçen Türk gençliği de dünyanın siyasal ve ekonomik sistemini sarsacak bir davranış sergilemiştir. Bundan böyle güçlünün saldırganlığı gerileyecek, paylaşım üreticiden yana gelişme gösterecektir.”

\n


\n

\n

\n

Yazarın Son Yazıları

Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020