Efsuncular...

04 Eylül 2021 Cumartesi

Halkçı-devrimci kadrolarca gerçekleştirilen Cumhuriyet atılımları, içeriklerini din dersi ve Arapça öğretimi oluşturan mahalle mektepleri ve medreseleri kaldırmıştı.

Saray iktidarı, kurs adı altında mahalle mekteplerini ve medreseleri yeniden açtı. 

1923 öncesinde din ve şeriat kuralları çerçevesinde yapılan eğitim, 70 bine yakın dinsel vakfın baskısı altındaydı.

Bugün devlet okullarında, dinci vakıflar ve onların görevlendirdikleri, çocuklara ders ve kurs veriyor.

Tekke ve zaviyeleri kapatan devrim yasası anayasaya göre halen yürürlükte ancak tarikatlar, tekkeler, şeyhler, şıhlar, hoca efendiler toplumu yönetme, yönlendirme peşindeler. 

Tarikatlarla bağlantılı okul ve yurtlar Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında çalışıyorlar. 

Hani neredeyse devlete ait laik okul kalmadı. Hemen hepsi imam hatip okulu. 

Halkçı-devrimci-Cumhuriyetçi kadroların oluşturduğu ve laik-demokratik öğretim birliğini sağlamak üzere kurulan Talim ve Terbiye Kurulu, gericiliğin üretildiği bir kurum haline getirildi.

Şehzadenin dost, ahbap çevresinden gelen badem bıyıklı, sakallı takım, bir Cumhuriyet kurumu olan Talip Terbiye Kurulu’na çöreklenmiş durumda. Aralarında harf devrimine karşı çıkan da var, karma eğitimi kabul etmeyen de...

Üstelik bunlar, Cumhuriyet üniversitelerinde yetişmiş, o üniversitelerde öğretim üyeliği yapmışlar!

Bunları kim akademisyen yapmış, ne diye yapmış, nasıl profesörlük sanı vermiş, o ayrı bir sorun...

Ama olmuşlar, oldurulmuşlar, şimdi Cumhuriyeti dönüştürme, laklakıyat ile halkı uyutma peşindeler...

Hasan Âli Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde, 1939’da düzenlenen Birinci Maarif Şûrası’nda Dr. Saim Ali Dilemre, terimlerin Türkçe olması konusuna değinirken bu uyutma işine de parmak basmıştır:

Dünya, eskiden beri anlaşılmaz kelimelerden dua yapar. Kelimelerin dilinde bir efsun ve prestij vardır.

Efsuncular; oldum olası harf devrimine, dil devrimine, eğitim-öğretim devrimine, dolayısıyla Cumhuriyet devriminin tümüne toptan karşı çıkarlar.

Toptan uyutmak için...

BAŞ

Başkomutan”ın emri altında yakın süreçte kimler vardı diye bakacak olursak: 

Ulusal ordunun içine fitne, fesat ve casusluğu sokan Fethullah örgütüne tam bağlı subaylar...

Meclis’i bombalayanlar, kendisini aldatıp darbe yapanlar...

Yurtsever komuta kademelerini yalan, dolan ve hileyle zindanlara atanlar...

Yabancı ülkenin kendisine uygun gördüğü “liyakat” madalyasını, askerin başına çuval geçirenin elinden alıp göğsüne övünçle takanlar...

Üstünde resmi üniforma, başında takke; tarikat evine gidenler...

Ortağını kurtarmak için seçim barajını da düşürdüğüne göre başkomutan, seçimi ciddi ciddi düşünüyor olmalı:

Ne yaparsa yapsın. Kurtuluş yok. Sandıkta baş baş yapacak... 

EBEK GÜBEK ŞEBEK

Saraycıların eski bakanı Erdoğan Bayraktar, “AK Parti’de yağcılık devri bitti, şebekli devri başladı” demiş.

Bu söz ister istemez gazetecilerin aklına yeni sorular getiriyor:

- Şebekli devirde şebekler olacağına göre bu şebekler nasıl ayırt ediliyor? Belirgin özellikleri var mı? Ne yer, ne içer, ne işe yararlar?

- Hangi kökten evrimleşmişlerdir?

- Şebekli devrinden sonra parti hangi döneme evrilecektir?

Daha çok zooloji alanına giren bu soruların siyasetçiler tarafından nasıl yanıtlanacağı merak konusu doğrusu...                                                                                                                  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Fısıltı Çalıştayı! 18 Eylül 2021