Vıcık Vıcık İlişkiler...

03 Temmuz 2021 Cumartesi

Olup bitenler, yaşanıp bitmeyenler azgın bir sel gibi üstümüze çullanıyor.

Son birkaç ayda ortalığa dökülen leş kokulu kirli düzen karşısında nasıl olur da gündelik yaşamın hiçbir şey olmamışçasına sürüp gitmesi, toplumsal bir illetin içinde olduğumuzu kanıtlıyor.

Düzenbaz, karapara aklamacının (Sezgin Baran Korkmaz) çevresindeki ilişki ağları, çürümüşlüğün boyutunu anlatıyor bize.

Bu adam, eski ABD Haber Alma Örgütü (CIA) yöneticisi James Woolsey’e, onu “büyükbaba” diye tanımlayacak kadar yakın buluyor kendisini. AKP Genel Başkanı ile de fotoğrafı var, eski Başbakan ile de, İçişleri Bakanı ile de, mafyacılarla da...

Ortaklık kurduğu Türkiye Amerikan İş Konseyi Başkanlığı adı altında karmaşık ilişki ağlarına girmiş kişinin (Ekim Alptekin) öyküsü de, dürüst bir insanın aklının ermeyeceği ağlarla örülü. Interpol’den çalışmaktan tutun ABD Başkanı Donald Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn ile yakın ilişkiye varan bir ilişkiler bütünü söz konusu... 

Bu tipler birlikte televizyonlar kuruyorlar, para dağıtıyorlar, şirketlere çöküyorlar, otellerinde her alandan çıkarlarına uygun sazanları ağırlıyorlar, gazetecileri satın alıyorlar, yargıçları kullanıyorlar, hayır adı altında etkili yetkililerle kol kola giriyorlar...

Artık neredeyse öğretisel hiçbir tutarlılık ve ilke bırakılmamış siyaset alanındaki birtakım işbilirler (Örneğin, önce CHP Genel Başkanlık danışmanı, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu ve AKP MKYK üyesi olan Korkmaz Karaca), altlarına verilen lüks arabalarla iş bitiriyorlar.

Bütün bu kokuşmuşluk, magazin basınındaki aşk dedikoduları gibi, gazete sayfalarından, televizyon ekranlarından çamur gibi akıp giderken...

Vıcık vıcık bu yumağa bulaşmış olan siyasetçiler, şirket yöneticileri, işverenler, sözde güvenlikten sorumlu isimler ve de gazeteciler her şey güllük gülistanmış gibi işlerinin başında, makamlarında, koltuklarında oturmaya devam ediyorlar.

Üstelik kendilerinin pür-i pak, ter-ü taze olduklarını göstermek üzere debeleniyor, onu-bunu suçluyor, olayları çarpıtıyor, aklanma adına olmadık cambazlıklara başvuruyorlar.

Onları sorgulaması gerekenlerse, derin bir suskunluk içinde...

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, geçen hafta yaptığı konuşmada, mumla aranan bir şey söyledi:

“Akıl; iradeyi, bağımsızlığı, düşünme ve bilgi sahibi olma kapasitesini ifade eder. Yargı mensubu aklını kullanmak zorunda olan kişidir.”

Aklı boşvermişler ülkesinde, irade, bağımsızlık, düşünce, bilgi, adalet ne arar?


TAHKİM YARARI

Uluslararası tahkim, Kanal İstanbul odağında yeniden gündemde.

Türkiye’nin ulusal yargısını devre dışı bırakan uluslararası tahkim ABD’nin reji kolcusu Kemal Derviş’in dayatması ile anayasaya sokulmuştu.

Şimdi siyasetteki Kemal Derviş hayranları, anayasadaki uluslararası tahkim maddesine karşı ulusötesi şirketlere verilen ayrıcalıkların kamu yararı gerekçesiyle kaldırılabileceğini ileri sürüyorlar.

Kamu yararını anayasadan çıkarıp sürgüne gönderenler, işbirlikçilerin tahkimciliği karşısında ancak boş laf kalabalığına sığınabilirler.

Öyle de yapıyorlar. 

Deseler ya; “İktidara geldiğimizde uluslararası tahkimi anayasadan çıkaracağız.”

Diyemiyorlar... 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Fısıltı Çalıştayı! 18 Eylül 2021
Efsuncular... 4 Eylül 2021