Cumhuriyet ve demokrasi için...
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyet ve demokrasi için...

18.03.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İçinde bulunduğumuz zorlu koşullarda, Cumhuriyet ve demokrasi açısından önemli bir kırılma dönemini yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını yaşadığımız bugünlerde, Cumhuriyet değerleri örseleniyor ve giderek demokrasiden uzaklaşılıyor.

Böyle kritik bir dönemde, Cumhuriyetten ve demokrasiden yana olan herkese her kesime önemli bir sorumluluk düşüyor. Başta bu değerleri paylaşan siyasetçiler, partiler, kurum ve kuruluşlar, aydınlar olmak üzere tüm yurttaşlar; bu sorumluluğun ayırdında olmalıdır.

EN GENİŞ BİRLİKTELİK

Yaşanan dönemle ilgili tarihsel sorumluluk, öncelikle bir ve beraber olmayı gerektiriyor. Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve demokrasinin ulusal/ evrensel değerlerine yönelik saldırılar, hamleler ancak böylesi güçlü bir birliktelikle göğüslenebilir.

İşte bunun içindir ki cumhuriyetçiler, yurtseverler, demokratlar; ülkenin tüm muhalif kesimleri yan yana gelmelidir. Başta ekonomik ve sosyal konularda olmak üzere, yurttaşların talepleri doğrultusunda hayatın içinde birlikte olunmalıdır. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmaya hazırlanan Ekrem İmamoğlu’nun halk buluşmaları, bunun somut göstergesidir.

MUHALEFETİN KAPSAMA ALANI

Günümüzde siyasal ve toplumsal muhalefetin kapsama alanı oldukça geniştir. İçinde bulunulan zorlu süreçte, pek çok iç ve dış siyaset konusu birlikte ele alınabilir ve ortak tavırlar geliştirilebilir. Başta geniş toplumsal kesimlerin iş ve aş derdi olmak üzere, ekonomik-sosyal konular üzerinde yoğunlaşmak gerekiyor.

Muhalefet gündeme el koymalıdır. Ülkenin ve siyasetin gündemi, vatandaşınhalkın gündemi ile örtüştürülmelidir. Siyasal muhalefetin etkileşim alanı daha genişletilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. Kısacası, gündemi muhalefet belirlemelidir. İmamoğlu’nun hafta sonu Karadeniz’den Diyarbakır’a gittiği her yerde estirdiği rüzgâr, muhalefetin kapsama ve etkileşim alanını gösteriyor.

ÖNCE HUKUK VE DEMOKRASİ

Bugün ülkenin en temel sorunu hukuk ve demokrasi alanlarında odaklaşmaktadır. En temel hukuk ve demokrasi ilkelerinden uzaklaşılması, ülkemizi içeride ve dışarıda zor durumda bırakmaktadır. İşçisinden işverenine toplumun farklı sosyal ve sınıfsal kesimleri, bu gidişattan olumsuz etkilenmekte ve endişe duymaktadır. Rahatsızlıklarını da her fırsatta ortaya koymaktadırlar.

İçinde bulunduğumuz dönemin en temel ve ivedi talebi, öncelikle hukukun ve demokrasinin ülkemizde egemen kılınmasıdır. Muhalefetin en geniş kesimleri ve temsilcileri, böylesi bir asgari müşterekte buluşup ortaklaşabilir.

BARIŞA EVET, İKTİDARA EKLEMLENMEYE HAYIR!

Hukuk ve demokrasi için işbirliğinin siyaset alanına yansıması, öncelikle iktidar ve sistem değişiminden geçmektedir. Dolayısıyla, iktidar ve sistem değişimini hedefleyen tüm muhalif kesimler yan yana gelmek durumundadır.

Bu arada iktidarın muhalefeti ayrıştırma ve etkisizleştirme hamlelerine dikkat edilmelidir. Özellikle terörün sona ermesi ve iç barışın sağlanması gibi hedefler, elbette ortak beklentidir. Ancak bu hedefler gösterilerek, mevcut yönetsel sistemin tahkimatına alet olunmamalıdır. İktidarı kalıcılaştıracak ve bunun yolunu açacak bir anayasa değişikliğine izin verilmemelidir.

MUHALİFSİN, MUHALİF KAL!

Burada en önemli rol Kürt muhalefetine ve bu kesimin parlamentodaki temsilcisi DEM Parti’ye düşmektedir. DEM Parti, Cumhuriyetten ve demokrasiden yana siyasal muhalefetin parçasıdır. Son seçimlerde DEM Parti’ye destek ve oy veren seçmenin neredeyse tamamı, onu muhalif olduğu için tercih etmiştir. Bu partiye, iktidara ve politikalarına muhalefet etme görevi vermiştir. DEM Parti bu doğrultusunu koruyacağını ve iktidarın oyunlarına alet olmayacağını ilan etmelidir.

Şimdi bu partinin muhalefet saflarını terk edip iktidarın politikalarına eklemlenmesi hiçbir biçimde düşünülemez. Hele mevcut yapının ve sistemin devamını sağlayacak anayasa değişikliğine yönelmesi hiç kabul edilemez. DEM Parti, en zor koşullarda kendisine destek veren muhalif seçmenin emanetini titizlikle korumalıdır. Cumhuriyet ve demokrasi değerlerini sahiplenip yerleştirecek yeni anayasa ancak erken seçim sonrasında oluşacak yeni bir parlamentoda gündeme getirilebilir. Cumhuriyet ve demokrasi için, muhalefetin tüm kesimleri iş ve güçbirliği yapmalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Ege, Özgür Özel’e sahip çıkıyor

Uzun süren bayram tatili günlerinin ulusal ve yerel gündemdeki başat konusu, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı oldu. Mutlak butlana karşı ilk tepkiler de İzmir’den, Ege’den yükseldi. Ege, her zaman olduğu gibi siyasal duyarlılığını ve tepkisini ortaya koydu.

Devamını Oku
05.06.2026
Yıkım ve inşa

Dünyada önemli ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler yaşanıyor.

Devamını Oku
02.06.2026
Kemeraltı’nın öyküleri tükenmez

İzmir’in simgelerinden olan Kemeraltı, biz İzmirliler için çok anlamlıdır, değerlidir. Hemen her İzmirlinin ve Egelinin geçmişinde olduğu gibi, bizim de geçmişimizde Kemeraltı’dan önemli anılar-izler vardır.

Devamını Oku
29.05.2026
Cumhuriyet ve demokrasi

Son dönemlerde muhalefet çevrelerinde kimilerinin Cumhuriyet kavramını, kimilerinin de demokrasi kavramını öne çıkardıklarına tanık oluyoruz.

Devamını Oku
26.05.2026
Akbelen’e, Akbelenlilere selam olsun!

Muğla-Milas’a bağlı Akbelen yöresi, son yıllarda ülkemizde verilen çevreyi ve doğayı koruma mücadelesinin simgesi haline geldi. Gerçekten yörenin insanları, üretici köylüler; verdikleri kararlı mücadeleyle, pek çok çevreye ve toplumsal kesime örnek oluyorlar.

Devamını Oku
22.05.2026
Geleceksizlik

Ulusal kurtuluş mücadelesinin başlangıcı olarak bilinen 19 Mayıs 1919 tarihi, ülkemiz ve halkımız için çok anlamlı bir dönüşümü ifade eder.

Devamını Oku
19.05.2026