Kemal Sunal’ın eşi ve çocukları yıllardır örnek bir telif hakları mücadelesi veriyor. Kemal Sunal’ın filmlerinin televizyonlardaki gösterimleri nedeniyle kendilerine ödenmesi gereken telif ücretlerini almaya çalışıyorlar. Televizyon kanalları gösterdikleri her film için yapımcı şirketlere ödeme yapıyor. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre “icracı sanatçı” sıfatıyla filmlerde rol alanların da telif hakkı alması gerekli.
Kemal Sunal’ın ailesi, telif haklarını alma yolunda önemli bir aşamaya ulaştı. Sunal’ın televizyon kanallarında gösterilen 36 filminin yapımcısı olan Gülşah Film’e açtıkları 856 bin 479 liralık telif davasını kazandılar. Bu davada alınan kararı emsal göstererek Kemal Sunal’ın film yaptığı diğer şirketlere de dava açacaklar (12.04.2015, sabah.com.tr).
Ali Sunal, “Babamın 82 filmi var, yılda en az 1000 kere oynuyor. Buradan doğan hakları almak niyetindeyiz” demiş. Ali Sunal abartmıyor.
Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği RATEM’in 6 Mayıs 2015’te yayımlanan “Türkiye Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Sektör Raporu”na göre Türkiye’de 24’ü ulusal, 17’si bölgesel ve 205’i yerel olmak üzere 246 televizyon kanalı var. Bu kanallar 2014 yılında 2 milyar 974 milyon lira gelir elde etmiş. Geçen yıla göre binde 3 düşüş var. Geliri artan tek reklam türü “Tele-alışveriş yayınları”. 2013’e göre yüzde 123 oranında artmış, 2 milyon 438 bin 690 liraya ulaşmış. Bu gelirden en büyük payı da 1 milyon 599 bin lira ile uydu yayınlar almış. Genel reklam gelirleri düşerken uydu yayınlar gelirlerini yüzde 256 artırmış. Müthiş bir başarı. Peki, bu başarı nasıl sağlanmış? Kemal Sunal filmleriyle. Uydu üzerinden yayın yapan 293 kanaldan birçoğu tele-alışveriş reklamları yayımlamak amacıyla kurulmuş. Başta Kemal Sunal’ın filmleri olmak üzere sürekli film gösteriyor ve aralarda her biri 15 dakika süren tele-alışveriş reklamları yayımlıyorlar. “Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”te RTÜK reklam yayınlarını saatte 12 dakika ile sınırlanırken tele-alışveriş yayını için 15 dakika öngörmüş. Tele-alışveriş reklamlarının bu kadar uzun sürmesinin nedeni bu yönetmelik maddesi. “Bu yayının süresi bir gün içinde toplam bir saati aşamaz” deniyor ama bu kurala uyulduğunu sanmıyorum. RTÜK bu süre aşımlarına bir yaptırım uyguluyor mu, uyguluyorsa neden caydırıcı olamıyor o da merak konusu.
Sürekli Kemal Sunal’ın tek bir filmini gösteren uydu kanalları bile var. 24 saatte 12 kez aynı film gösteriliyor. Bu da tek bir kanalda yılda sadece bir Kemal Sunal filmi için 4 bin 380 kez gösterim demek. Ali Sunal’ın “yılda 1000 kez” derken ne kadar alçakgönüllü davrandığını anlayın. 293 uydu kanalının 100’ünde sürekli film gösterilse yılda 438 bin film gösterimi yapılıyor demektir. Bu gösterimler için telif hakkı ödenmediği söyleniyor. Bir sinema eserinde yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı, diyalog yazarı ve icracı sanatçı olarak oyuncuların telif hakkı var. Başta Kemal Sunal olmak üzere sinemacılarımızın uğradığı hak kaybını düşünün. Televizyonların tüm yayınlarını düzenleyen, içeriklerine müdahale eden RTÜK’ün “Yayın hizmeti ilkeleri”nde telif haklarını korumak yönünde bir hüküm bulamadım. Televizyonlara her şeyi soran RTÜK “Yayınlarınızın telif hakkını ödüyor musunuz” diye sorma gereği duymuyor, yaptırım uygulamıyor. Acaba neden?
Kemal Sunal’ın telifi
Yazarın Son Yazıları
‘7 Mart 1924 Ruhu’na dönerken
Ara Güler Müzesi
Yayıncılıkta kırmızı alarm
Boğaziçi’nin yok ettiğimiz görünümü
Okul kütüphanelerimizin durumu vahim
Sanatta KDV düşerse ne olur?
Türkülerin kardeşliği adına
Üçüncü Yeniler’in başarısı
Günümüz sanatçıları ne yapıyor?
Varlık’la geçen yıllarımız
25 yıl ve daha fazlası
‘Kubbesiz, minaresiz cami olmaz’
Nâzım Hikmet külliyatı neden tam değil?
Şiir için ineğini satan şair
Seray Şahiner’le tanışmalarım
Şair turizmi, çeviri ticareti
TOKİ’nin kültür hamlesi ne anlatıyor?
Türkiye’nin ‘Anti Amazon Yasası’ olacak mı?
Büstü dikilen öğretmen
‘Edebiyatı Takip Ediyoruz’
İzmir’de İstanbul manzarası
50 yıllık emek
‘Denize inmek medeniyetin işaretidir’
Biz sana teşekkür ederiz Ülkü Tamer
Okuma kültürü seferberliğine var mısınız!
Nilüfer’de şiir var, edebiyat var!
Kırpıntı kadar değerimiz var mı?
Yunus Emre Enstitülerinde yeni dönem
Klasik müziğin en sevilenleri
Sabahattin Ali’nin Şehirleri
Attilâ İlhan Yaratıcı Yazarlık Merkezi’ne ne oldu?
Röportaj vermek’ mümkün mü? Metin Celal yazdı...
‘Kültürel kalkınma’ mı ‘kültürle kalkınma’ mı?
Enver Ercan’ı çok özleyeceğiz
‘Dünyanın ilk büyük portre fotoğrafçısı’
Bibliyofobi
Müzik listelerindeki karmaşa
Mahzuni’ye saygı
‘Mersin’de çok güzel şeyler oluyor’
‘Ben halkın kendisi, bir parçasıyım’