Kırmızı Tuğlalar
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Kırmızı Tuğlalar

12.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

2008 yılının kasım ayıydı. Alev Coşkun’un adıma imzaladığı ve kıymet vererek tarafıma yolladığı Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 Ay isimli kitabı gelmişti. Kitap o kadar ilginçti ki perşembe ve cuma günleri okuyarak bitirdim. Alev Bey’in GSM numarasını bilmiyordum, cumartesi sabahı gazeteden aradım, yoktu. Kendisine mutlaka teşekkür etmek istiyordum. Aklıma e-postayla ulaşmak geldi, ama orada da adresini bilmediğim için Alev Coşkun adının arkasına Yahoo, Hotmail, Gmail uzantılarının hepsini ekleyerek bir teşekkür yazıp gönderdim. 10-15 dakika sonra yanıt niteliğinde bir e-posta gelmişti: “Murat Bey, ben aradığınız Alev Coşkun değilim, ama benim adım da Alev Coşkun, size Ödemiş’ten yazıyorum. Benim kayınpederim mantar üreticisi, bu mantarlardan nasıl katma değerli bir ürün yapabiliriz?” diyordu! Herhalde Aromsa’nın neler yaptığını internette araştırmıştı. Aklıma mantar atıklarını değerlendirmek geldi ve kendisinden, paketlenmeden önce kesilip atılan mantar saplarından 10 kilogramı kargoyla yollamasını söyledim. Saplardan doğal bir ekstrakt yapıp toz haline getirdik ve bizden mantar aroması alan toz çorba üreticisi müşterimize bir numune gönderdim. 

Sonuç olumluydu. Müşterimiz, kendisine ayda 200 kg ekstrakt verip veremeyeceğimizi soruyordu...*

*Murat Yasa, Kırmızı Tuğlalar/Cumhuriyet Kitapları, 2023.

VAHŞİ KAPİTALİZMİN TERBİYECİLERİ

19. yüzyıl İngiltere’sinde yaşamını ve servetini işçilerin, emekçilerin refahına adayan, ilk işçi kooperatifleri ve sendikalarının kurulmasını sağlayan kişinin bir politikacı ya da siyasal önder değil de İngiliz sosyalizminin babası diye anılan büyük sanayi patronu Robert Owen olduğunu bilir miydiniz?

Kapitalizmin yarım yüzyıl süren bir “Soğuk Savaş” sonucunda en azından şimdilik yenmiş göründüğü sosyalizmin, serbest piyasaya boyun eğen ülkelere en değerli armağanı Robert Owen gibi etik ve vicdan sahibi patronlardır. 

Şimdilerde “sosyal demokrat” diye tanımlanan bu patronlar, Türkiye’de bir elin beş parmağını geçmeyen sayıda; ama yirmi bir yıllık AKP iktidarında devleti kanser gibi saran danışıklı döğüş ihalelerle “patron” yapılanlara karşı ve liyakatsizliğe, rüşvetçiliğe rağmen ülkemiz sanayinin hâlâ omuzları üstünde durduğu en büyük kurumların başındadırlar.

ALTIN GENETİK, SIFIR MİRAS 

Murat Yasa, işte bu patronlardan biri ve serbest piyasa ekonomisinin ne yazık ki küresel çapta vahşileşen doğasını “sosyal demokrat” vicdanıyla gemleyen kişilerdendir. 

Bir yanıyla Arnavut Tepedelenli Ali Paşa; öte yanıyla Dağıstanlı paşalar, beyler, hatta beylerbeyi ataların genetik enerjisi dışında sıfır mirasla yola çıkan kimya mühendisi Murat Yasa; 1982 yılında kurduğu Aromsa şirketiyle Türkiye’ye o güne değin var olmayan bir sanayi dalı ve teknolojisini kazandırdı.

Aromsa, bugün aroma sanayisinin lideri ve 40 ülkeye aroma satarak hem ihracat, hem de Ar-Ge alanında pek çok ödülün sahibi; Avrupa Kalite Yönetim Vakfı EFQM’nin “Mükemmel Yetkinlik” sınıflandırmasında 4 yıldızlı bir şirket. Daha da önemlisi, emekçilerinin kişisel ve toplumsal gelişimiyle birlikte ilerleyen bir kurum.

KADINLARA VE KİTAPLARA ÖNCELİK

Çalışanlarının yüzde 50’si, yöneticilerinin yüzde 78’i kadın olan Aromsa, yılda bir kez kadın işçilerini mamografi, erkek işçilerini PSA testlerine tabi tutuyor. Fabrikanın mesleki bir kütüphanesi var. Tiyatro salonu, düzenli klasik müzik konserleri ve bilgilendirici konferanslara sahne oluyor. Çok okuyan patron Murat Yasa, emekçilerini de okumaya özendiriyor. Fabrika personeline ulusal bayramlar ve 10 Kasım’larda birer kitap armağan ediliyor. Her yılsonu çalışanların bağışladığı kitaplardan oluşan bir yılbaşı ağacı yapılıyor ve bu kitaplar, öğrencilere kışlık giyim ihtiyaçları da eklenerek doğu illerindeki okullara gönderiliyor. 

Başka bir deyişle şirketin gösterdiği başarının temelinde, emekçilerine ve insana verdiği değer yatıyor. Bu başarının mimarı, istihdam kriterlerinde gazetemizden esinlenecek kadar Cumhuriyet’çi okur Murat Yasa, okunası bir kitap yazdı. Kırmızı Tuğlalar, başarıya giden zor yollarda olağanüstü bir özveri ve tutkunun hayranlık uyandıran öyküsü. Kitabı bitirdiğinizde gerçek ve kalıcı değer yaratanlarla, pompalanmış servetleriyle uçup gidecek olan sahte patronların farkını anlıyorsunuz.

Yazarın Son Yazıları

Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025