Mümtaz Soysal

Kolayı Zorlaştırmak

30 Aralık 2011 Cuma
\n\n\n

ÜSTÜMÜZE yoktur, basit ve tartışmasız yapılabilecek işleri çapraşıklaştırıp güçleştirmekte kimse bizim toplumla yarışamaz. Son zamanlarda öyle sorunlar yarattık ki değerli zamanımızın büyükçe bölümü artık hep onları çözmeye gidecek.

\n

Örneğin, cumhurbaşkanının görev süresi: Tartışılması ve hatta çekişmesi aylar önce başladı, daha da sürecek.

\n

Yürürlükteki anayasada süre beş yıl diye \tyazıyor ve burası anayasa kurallarının herkesi bağladığı bir hukuk devleti, değil mi?

\n

Yok, hayır, kimse açıp okumadığı ve kural bazılarının işine gelmediği için bin dereden su getirilmekte ve saçma sapan hukuk nedenleri sayılıp ne diller dökülmekte. Şimdiye kadar olmadı ama emin olun, pek yakında şu bile söylenecek: Fransada devlet başkanının arka arkaya yedişer yıl iki kez seçilebildiği bir anayasa değiştirilerek 2002 seçimlerinden sonra beşer yıllık iki dönem için seçilebilmeye olanak veren yeni düzene geçildiğinde daha önce yedi yıl için seçilmiş olan Mösyö Chiracın o süreyi tamamlaması beklenip şimdikinin seçimine ancak o zaman gidildi; bizde de öyle olmalı

\n

Sanki aynı anayasayla yönetiliyormuşuz gibi!

\n

Üstelik, böyle söyleyecek olanlara anlatmalı ki Fransadaki anayasa değişikliği yapılırken görevdeki devlet başkanının süresini tamamlanmadan yenisinin seçimine geçilmeyeceği de açıkça belirtilip kurala bağlanmıştı. Bizde öyle mi oldu? Ayrıca orada sadece süre söz konusuydu. Bizimki ise Mecliste seçimden halkın seçimine geçildi.

\n

Atasözümüz Türkün aklı sonradan gelir diyor diye hep böyle mi davranacağız? Yoksa, geç kalmış akıl gelmeden hukuku işimize geldiği biçimde kullanmak gibi alaturka bir kurnazlığımız mı var?

\n

İktidarın son yıllar boyunca anayasa konularını danıştığı bir anayasa profesörü bile süre beş yıldır derken aksini yapmaya kalkmak pek hayra alamet sayılmaz. Endişe verici olan, kurallarla böyle oynama alışkanlığının topluma da sıçraması ve öylece şiddete dayalı olmayan değişik türden bir anarşinin her şeye egemen olmasıdır.

\n

Oysa, özde muhafazakâr bir demokrasiyle yönetildiğimiz söylenmekte. Demek ki muhafazakârlığın tanımı da değişti. Çünkü, muhafazakârlığı iyinin, sağlamın, doğrunun sürdürülmesini savunan bir \t\tinanç ve yaşama tarzı olarak bilirdik.

\n

İnşallah, bu riya hengâmesinde o da yıkılmamıştır.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014
Sayıştay Kararları 12 Mart 2014
İnsan 10 Mart 2014
Durgunlukta Dinlenme 7 Mart 2014
Acıların Acısı 5 Mart 2014
Komşu Dostluğu 3 Mart 2014
Safsata ve Ciddiyet 28 Şubat 2014
Kayma 26 Şubat 2014
Opera 24 Şubat 2014
Kanser ve Hukuk 21 Şubat 2014
Yerinde Saymak 17 Şubat 2014
Camia, Cemaat, vs. 14 Şubat 2014