AKP - Cemaat D-övüş Kulübü!

26 Ocak 2015 Pazartesi

AKP’nin iç ve dış gündeminin bir numaralı maddesi cemaat... AKP’nin diliyle, paralel yapı. Buna karşılık cemaat de pes etmiyor. “Bütün barutum bitmedi” mesajını her fırsatta veriyor.
Hükümet, cemaatin her şeyini bitirmek için bankacılık sektöründe tartışma yaratmayı bile göze aldı, cemaatin finans kurumlarını çökertmeyi kafasına koydu. Hükümetin tam resmi yayın organları her gün bu yönde bir iflasa gidiş haberi yapıyorlar. Paralel yapının devlet içindeki örgütlenmesine ilişkin haberler de hız kesmiyor. AKP kaynaklı haberlerin gereği yapılırsa, bugüne kadar yapılan sınavların tümünün iptalinden devlet içindeki güvenlik sistemlerinin sıfırdan inşasına kadar her şeyin yenilenmesi gerekir.
Buna karşılık cemaatin başlıca kozu, yolsuzluk soruşturmalarındaki haklılığı. 4 eski bakanla ilgili iddiaların derinleştirilmesi halinde işin nereye varacağını sağır sultan bile duydu. Şimdi bu makul şüphenin ne kadar doğru olduğuna yönelik haberler dönemi başladı. Soruşturmanın başında görev alan ancak kısa sürede dosyadan el çektirilen savcılar da bu bilgileri tamamlayıcı olarak devrede.
Önümüzdeki günlerin haberciliği, dosyanın uzanacağı söylenen-bilinen 1 numaraya ilişkin belgelerdir.

***

İş uluslararası alana da taşınıyor. Erdoğan, Afrika gezisinde cemaat okullarının kapanması, yerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okul açması yönünde açıklamalar yaptı. Eskiden Erdoğan’dan AKP kurmaylarına kadar hükümet merkezli, hatta hükümetin çevresinde dolanan tüm heyetlerin yurtdışı gezilerinde başlıca uğrak yeri bu okullardı.
Heyetler gezi boyunca ve sonrasında bu okullara duydukları hayranlığı dile getirir, bunun Türkiye’nin son yıllarda yaşama geçirebildiği en ileri proje olduğu söylenirdi.
Eskiden öve öve bitirmezlerdi, şimdi övgünün başına kocaman bir “s” koydular, basıyorlar kalayı.
Bununla da yetinmiyorlar, cemaatle kendi istedikleri gibi kavga etmeyen, onlara saldırmayan herkesi “cemaatçi”, “paralelci”, “darbeci” diye suçluyorlar. Bir yandan kendi iç kavgalarını yapıyorlar bir yandan da bunu muhalefete saldırmak için kullanıyorlar.

***

3 Kasım 2002 seçimleri sonrasında kurulan AKP iktidarının başlıca dayanağının cemaat olduğu herkesçe biliniyordu. Bunu AKP’nin kendisi dile getiriyordu. Buna ilişkin zamanında bu sütunlarda paylaştığımız bir belgeyi anımsatalım.
26.4.2003 günü bu köşenin başlığı şuydu:
3846-3847 No’lu Gülen ve Milli Görüş Genelgeleri!
Hükümet 16 Nisan 2003 günü bu iki genelgeyi tüm yurtdışı temsilciliklerine gönderdi. 3847 mesaj numaralı genelge özetle şöyleydi:
-Bu okullar MEB tarafından desteklenmektedir. Öğretmenlerin çoğunu bakanlık göndermektedir.
-Ülkenin menfaatları doğrultusunda faaliyet gösterdikleri bilinmektedir.
-Büyükelçilikler bu okulların desteklenmesi, bulunduğu ülkede kabul görmesi için gerekli her türlü yardımı sağlamalıdır.
O günden bugüne geldiler.
Yollarınız ayrılmış olabilir, kavgayı sonuna kadar götürmeye kararlı olabilirsiniz.
Bu tamam da sizin kavganıza katılmayan herkesi neden suçlamaya girişiyorsunuz, bilgi kirliliğinin yayılması için her yöntemi kullanıyorsunuz?
Biz noktayı tekerlememizle koyalım: Hak verilmez bir tekine, al birini vur ötekine...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021