Anayasa mı kaldı?

04 Şubat 2021 Perşembe

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), İstanbul milletvekilliği gasp edilen Enis Berberoğlu ile ilgili ikinci kez aldığı kararın gerekçesini sabaha karşı açıkladığı, AYM kararlarına uymamanın suç olduğunu anlatmaya çalıştığı bir günde Erdoğan’ın önerisi tartışılıyor:

Yeni bir anayasa yapalım!

Neden?

Bu anayasa darbe dönemi anayasası, biz kendimiz anayasa yapalım.

Olur... Olur da AKP döneminde anayasanın darbe almadık yanı mı kaldı?

Yeni anayasayı aynı mantıkla yapacaksanız bu, mevcuttan daha kötü olmaz mı?

***

Pazartesi akşamı milyonlarca kişi salgınla ilgili yeni yol haritasının ne olacağını öğrenmek için televizyonların karşısısına geçti.

Başladı icraatın içinden!

Açılan köprüler, yapılan toplantılar...

Muhalefete saldırılar...

Ardından müjde:

Yeni bir anayasanın vakti geldi!

Önceki gün AKP’nin kimi yayın organları bile “anayasa sürprizi” başlığını attı!

Öyle anlaşılıyor ki İstanbul yenilgisinden sonra izlenen yol haritasının işe yaramadığı görüldü. Şimdi anayasa üzerinden yeni bir oyun kurulacak.

Anayasalar ülkelerin siyasi tapularıdır. Herkesin ortak değeridir. Anayasal düzen tanımı sıradan bir söz değildir. Yurttaşlık bağının temelidir.

O nedenle de gömlek değiştirir gibi değiştirilmez.

AKP, pek çok alandaki “bitirme” politikasını anayasada da uyguladı. Önce anayasanın değişmesinin şart olduğu görüşünü işledi. Toplum zaten buna hazırdı. Değişimi daha kötüye doğru yaptı.

16 Nisan 2017 referandumuyla anayasal devlet ilkesinin pek çok ayağı çökertildi.

Parlamenter sistemin temeli olan “bütçe hakkı” Meclis’ten alındı, bir kişiye verildi.

Bin yıllık başbakanlık kurumu ortadan kaldırıldı.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi bitirildi.

Bakanlar kurulu sona erdi. Yerine her biri tek tek Saray’a bağlı bakan memurluğu geldi.

Meclis’in denetleme yetkisi sona erdi.

Cumhurbaşkanı her şeye hâkim tek kişi oldu. Özetle şahsım devleti oluşturuldu.

Erdoğan, bu güçle koltuğa oturduktan sonra yasalarda yapılması gereken değişiklikleri de yapmadı.

Her şeye hâkim olduktan sonra o ayrıntılarla uğraşmanın ne gereği var ki!

***

Girişteki durumu bu kez soruyla aktaralım:

Anayasa Mahkemesi’ne saygısı olmayan bir iktidarın anayasaya saygısı olur mu?

Böyle bir iktidarın “sivil anayasa yapalım” çağrısı samimi olabilir mi?

Muhalefetin bu oyuna gelmemesi gerekir.

Bıraksınlar, Cumhur İttifakı’nın ortakları kamuoyu üzerinden birbirlerine kur yapsın.

Bu iktidarla muhalefetin yapacağı tek ortak oylama, seçim tarihi ile ilgili olabilir.

AKP siyasetine bulaşan kirlenir. Çünkü orada AKP’nin iktidarını sürdürmek esastır. Bu yaşanarak görüldü.

Millet İttifakı’nın “güçlendirilmiş parlamenter sistem” önerisini seçim sürecinde birinci madde yapmayı da yeniden değerlendirmek gerekir. Halkın temel beklentilerini çok iyi kurgulayıp, bunu başaracak bir iktidar projesi ile yola çıkmak daha sonuç alıcı olabilir.

Halk, iktidarı değiştirmek gerek duygusunu edindi.

Millet İttifakı’nın ana işi bu duyguyu güçlendirmek olmalı...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları