FETÖ ile mücadele mi, mukavele mi?

10 Şubat 2021 Çarşamba

15 Temmuz gecesi yaşananlar bütün boyutlarıyla aydınlatılmadıkça FETÖ ile mücadeleyle mukavele birilerine karışacak.

Gündemdeki son gelişmeler bunun somut örneği.

Bize göre 15 Temmuz’un perde gerisindeki fotoğraf şu:

Başarısız olması planlanmış, Türkiye’yi iç savaşa sürüklemeyi ve dış müdahaleye açık hale getirmeyi amaçlayan bir alçak girişim.

Dünyanın öteki coğrafyalarında yaşanan iç savaşların nasıl başladığı iyi irdelendiğinde durum daha iyi anlaşılacaktır.

İç savaşlar 20 yıldan önce sonuçlanmamıştır. Bitimleri de ülke içindeki bütün tarafların kaybetmesinden ibarettir.

Bu topraklarda yaşayan insanların bir arada yaşama duyguları yüksek olduğu için kolay kolay oyuna gelmez. Bu anlamda toplum siyasilerden daha ileridedir. Türkiye’nin yarım yüzyıllık toplumsal çatışma konuları dışarıdan hep, “iç savaşa sürükleniş” olarak yorumlanmış, her seferinde bu toprakların birliği kazanmıştır.

***

FETÖ ile mücadele, başta vurguladığımız gibi 15 Temmuz gecesinin aydınlatılmasıyla başlar. Bu olmadığı sürece mücadele başlamamış demektir.

Her şeyi bir yana bırakalım, 15 Temmuz’un aydınlatılması için TBMM’de bütün partilerin verdiği üyelerden oluşan komisyonun hazırladığı rapor kayıp!

Olayın görünen kahramanı, önceki TBMM Başkanı İsmail Kahraman. Yeni Başkan, “Bizde böyle bir rapor yok” diyor!

O zaman sormazlar mı:

Bu iktidar 15 Temmuz’un bütün yönleriyle ortaya çıkmasını istiyor mu, istemiyor mu?

Sıcak konulara gelince...

Hukukçu Ömer Lütfü Avşar, perşembe akşamı CNN’de çarpıcı bir gerçeği açıkladı. Emekli Tuğgeneral Serdar Atasoy, 15 Temmuz’dan sonra albay rütbesindeyken açığa alınmış, soruşturulmuş. Göreve iade edilip iki kez üst görevlere getirilmiş. Ağustos 2020’de tuğgeneralliğe terfi etmiş. Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı’na getirilmiş.

Şu anda itirafçı olarak tutuksuz yargılanıyor! Atasoy ifadesinde 1993’te teğmenlik rütbesini Gülen’in taktığını söylüyor.

Avşar’ın verdiği bilgiler 4-5 gündür medya gündeminde. Bunlar tartışılırken AKP medyasında haber:

15 Temmuz’dan bir gün önce CHP’nin ABD temsilcisi Yurter Özcan ABD Adalet Bakanlığı’ndaydı. Ne işi vardı?

Öyle anlaşılıyor ki Özcan o gün hep evinde olsaydı şunu sorarlardı:

Eve kapanarak ne yaptı?

Özcan zaman zaman AKP’nin ABD’deki faaliyetlerini konu ediyor. AKP, Biden yönetimiyle temas kurmanın yollarını ararken, geçmişteki işlevleri herkesçe bilinen eski AKP milletvekili Murat Mercan’ı ABD Büyükelçisi yaptı. Akla şu soru geliyor:

Amaç, ABD faaliyetlerinin açığa çıkmamasını sağlamak mi?

***

FETÖ’nün şu anda “memleketinde” olduğu...

İktidarın FETÖ’yü ABD’den getirmeye, ABD’nin de vermeye niyetli olmadığı...

Başta yargı olmak üzere FETÖ’cü olduğu bilinen pek çok kişinin “istenen kararları vermesi” şartıyla görevde tutulduğu, yani “rehin FETÖ’cü” olduğu...

İktidarın FETÖ’yü, muhalefeti susturma silahı olarak kullandığı...

Dikkate alınırsa...

Durum vahim demektir!

Bu ülkeyi sevenler, karanlığa karşı birleşin!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları