Gazeteciliğe Özgürlük!

24 Eylül 2011 Cumartesi
\n

Aşağıdaki sorular, bana ilk gözaltı, ikinci gözaltı ve tutuklama ile mahkeme sorgusunda yöneltilenlerden bazıları:

\n

- Bilgisayarınızda çıkan, kitaplarınızda da yer alan belgeleri nereden, kimden

\n\n\n\n\n\n\n

aldınız?

\n

- Ankaranın bütün protokollerinde varsınız, bu nasıl oluyor?

\n

- Kıbrıs ve ekümenlikle ilgili yazılar yazdınız mı?

\n

- Cumhurbaşkanıyla görüşmelerinizi, randevularınızı kim ayarlıyordu?

\n

- Genç subaylar tedirginmanşet haberinizin başlığını niçin bu şekilde attınız?

\n

- Atatürkçü Düşünce Derneğinden size çok sayıda ileti gönderilmiş. Bu iletilerden başka kime gönderilmiş olabilir?

\n

- Askerlerle niçin bu kadar sık görüşme yaptınız?

\n

- Kuvayı Milliye Derneğinden ödül almak size yakışıyor mu?

\n

- Kent Otelde yemekli toplantılara niçin kaltıldınız, bu toplantıları kimler düzenliyordu?

\n

- Görüşmelerinizden bazıları niçinof the recordidi?

\n

- Haber kaynaklarınız kimlerdir?

\n

Bir bütünlük içinde paylaşmak gerekirse en ağır soru da şuydu:

\n

Darbe çalışmaları içinde yer aldınız mı?”

\n

Hayır deyip şu karşılığı verdim:

\n

Ben, en kötü Meclis bile kapalı bir Meclisten iyidir görüşünü sıklıkla dile getirmiş bir kişiyim. Ciddi bir gazetenin temsilcisi olarak her kesimle görüştüm. Anayasal sınırlar dışına taşacak hiçbir görüşüm ve görüşmem olmamıştır.

\n

Bir kez daha vurgulamak isterim ki benimle ilgili delil olarak ortaya konanların tümü gazeteci olarak açıklayabileceğim şeyler.

\n

***

\n

Yukarıdaki değerlendirmeyi paylaşmamın nedeni,kim gazetecidir kim değildir”, “gazeteci kimliğiyle yargılananlardan hangileri mesleğin sınırları dışına çıkmıştır, hangileri çıkmamıştır”, “hangi gazeteciye kefil olunur, hangisine olunmaztartışmalarına taraf olmak değil.

\n

Üç yıla yakın süredir adeta çırpınırcasına şu görüşü dile getiriyorum:

\n

Olay Mustafa Balbaya sahip çıkıp çıkmamak değil, gazeteciliğe sahip çıkmaktır. Burada gazetecilik sorgulanıyor, gazetecilik yargılanıyor. Eğer bir gazetecinin arşivinden, notlarından, kitaplarından, haberlerinden, köşe yazılarından terör suçu üretmeye başlanırsa bunun sonu gelmez. Bu tabloda bütün gazeteciler tehdit altındadır. Bugün benim yaşadıklarım yarın hiç tahmin edilmeyecek kişilerin başına gelebilir.

\n

Aklın yolu bir. Başta Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Federasyonu olmak üzere meslek örgütleri bir araya geldiler, düşüncesi ne olursa olsun gazetecilerin, mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklananların serbest bırakılması için ayrı bir platform oluşturdular.

\n

Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) konuyu önemli ölçüde Ankaranın gündemine taşımayı başardı. Adalet Bakanlığı istatistiklere dayalı bir çalışma yaptı.

\n

***

\n

Meslektaşlara çağrım şu:

\n

Gelin,sicil amirliğinesoyunmayın. Gazetecilik bireysel bir meslek, kimsenin tarifi ötekine uymaz. Gazetecilerin mesleğini nasıl yaptığını sorgulamak yerine öncelikle mesleğin özgürlüğünü savunun.

\n

Gazeteciler arasında polemik elbette olur. Bu mesleğin doğasında var. Ancak şu anda yaşananlar doğrudan mesleğin varlığına yönelik.

\n

Medyanın çok güçlü olması, bağımsız olduğu anlamına gelmez. Zira benim bu yöndeki kaygılarımdan biri şu:

\n

Medya çok güçleniyor. Ancak bu medya gücüdiye değil de güçlerin medyasışeklinde biçimleniyor.

\n

Bu biçimlenmenin daha da güçlenmesi halinde bundan en büyük zararı gerçek anlamda bu mesleği yapmak isteyen gazeteciler görecek. Bu ayrı bir yazı konusu.

\n

Gazeteci herkesle görüşür. Ülkenin gündemindeki her konu gazetecinin ilgi alanına girer. Şimdi yargı buna biçim vermeye girişiyor.

\n

Buna evet mi hayır mı?

\n\n\n\n

Yazarın Son Yazıları

Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020