Olaylar Ve Görüşler

Almanya Göçü Üzerine - Mücteba BİNİCİ

16 Mart 2021 Salı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Cumhuriyeti bilim ve akıl üzerine kurdu. O “Uygarlık, öyle bir kuvvetli ateştir ki ona ilgisiz olanları yakar ve yok eder” düşüncesine sahipti.

Atatürk; bir uygarlık savaşçısıydı. Uygarlığın bir simgesi olarak Cumhuriyet ilan edilmeden önce bile ulusun iradesini temsil etmek amacıyla TBMM’ni kurmuş ve o andan itibaren ulusun iradesini arkasına alarak her kararını ulusa dayandırmıştır. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte başta halifelik olmak üzere uygarlık içerisinde yer almayan tüm kurumlar kapatıldı, yeni yasalar çıkarıldı ve kurumlar kuruldu. Bilim, teknoloji ve sanat ile ilgili yatırımlar yapıldı.

Bugün de geçerliliği bulunan 8 Nisan 1929 tarihinde çıkarılan 1416 sayılı” Ecnebi ülkelere gönderilecek talebe hakkında kanun “ çoğunluğu Avrupa ülkelerine “Sizleri kıvılcım olarak gönderiyoruz, alev olarak döneceksiniz” diyerek, 1929’da Sadi Irmak, Cahit Arf, Adnan Saygun, Oktay Aslanapa gibi, 248’i erkek, 40’ı kadın olmak üzere toplam 288; 1931-1932’de, 247’si erkek, 35’i kadın öğrenci olmak üzere toplam 282; 1932-1933’te, 223’ü erkek, 44’ü kadın olmak üzere toplam 267; 1937-1938’de ise 88 erkek öğrenci öğretime gönderilmiştir. 1923-1938 arasında sayı toplamda 700’e ulaşmıştır.

Bunların büyük kısmı Almanya ve Avusturya’ya gitmişlerdir. Genelde konservecilik, kadın makyajı, terzilik, moda ve çiçek, ev idaresi, çamaşır-nakış işleri, ekmek-pastacılık, sütçülük-peynircilik, çilingirlik, modelcilik yanında, sanayi, inşaat, motor, sıhhi tesisat, soğuk-sıcak demircilik, sanayi atölye şefliği, kimya sanayi vb. alanlarda eğitim almışlardır.

1930’lu yıllarda Hitler’den kaçan Alman Yahudi bilim adamları başta Fritz Neumark, Ernst Eduard Hirsch, Bruno Taut vs. birçok bilim adamı tıp, mühendislik, veteriner hekimlik, ziraat, psikoloji alanlarında üniversitelerde öğretim üyeliği ve devlet kurumlarında görev yaparak ülkenin kalkınmasına büyük katkıları olmuştur.

Atatürk’ün vefatı, İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olması ile 2. Dünya Savaşı’nın başlaması, Atatürk zamanında başlayan devrimlerin yavaşlamasına ve 14 Mayıs 1950’de yapılan seçimle Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte Atatürk’ün kurduğu sistemden kopuş başlamıştır. Örneğin; 6 Ekim 1926’da açılan ve 1942’ye değin 212 farklı tipte uçak üreten Kayseri uçak fabrikası TOMTAŞ 1950’li yıllarda kapatılarak Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi olmuş, Makine Kimya Endüstri Kurumuna devredilerek kapatılmıştır. Türkiye‘nin nüfusunun artması üretim merkezlerinin ve Köy Enstitülerinin kapatılması ile 1960 yıllarının başlarında işsizlik artmaya, gecekondu kültürü gelişmeye başlamıştır.

Almanya’nın ikinci dünya savaşından sonra işgücüne gereksinimi artmaya başlamıştır. 30 Ekim 1961 yılında Almanya ile yapılan “İşgücü Anlaşması” ile ilk olarak 27 Kasım 1961 tarihinde 55 işçi ve aynı yıl içerisinde 400 işçi Almanya’ya çalışmak için gitmiştir. 2018 yılı kayıtlarına göre Almanya’da 2.8 milyon Türk nüfusu bulunmaktadır.

Almanya’ya giden işçiler arasında Amcam Gülabi Karasu da vardı. Gülabi Karasu; 1939 yılında Bingöl’ün Altınevler Köyünde doğdu. 1972 yılında Almanya’ya gitti. Almanya’da beyaz bir sayfa açtı. Ağır iş koşulları, köyünde bıraktığı eşi ve çocuklarının özlemi onu zorluyordu. İki yıl sonra Türkiye dönerek eşini ve çocuklarını Almanya’ya götürdü. Atatürk’ün felsefesinin bilinçli bir bireyi olarak ülkesinde yapamadığı uygarlığa katkısını Almanya’da yaptı. Çok çalıştı. Doğduğu topraklara hep özlem duydu. İyi bir aile babası oldu. Torunları oldu. Her zaman rehberi Atatürk idi ve o sevdayla yaşadı.

3 Mart 2021 günü yaşamdan ayrıldı ve özlemini her zaman duyumsadığı doğduğu topraklardan çok uzaklarda Almanya’da toprağa verildi.

Günümüzde de ülkemiz Gülabi Karasu gibi değerlerini yitirmeye devam etmektedir. Bugün birçok genç yaşamını kazanmak için dünyanın farklı gelişmiş ülkelerine gitmektedir. Yurtdışına giden aydınlık insanlarımız uygarlığa, Anadolu’nun hümanizmini anlatmaya ve Atatürk’ün ışığını dünyanın her yârinde dalgalandırmaya devam etmektedirler ve edeceklerdir.

MÜCTEBA BİNİCİ

UZMAN VETERİNER HEKİM


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları