Olaylar Ve Görüşler

Bir başka çağın okulları

17 Nisan 2020 Cuma

Erdal Atıcı

Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı

Köy Enstitüleri eğitim tarihine; çok önemli miras bırakmıştır. Birçok ülke bu mirastan yararlanmış, hâlâ yararlanmaktadır.

Bugün, kuruluşunun 80. yılında, ülkemizdeki can yakıcı korona salgını nedeniyle kapandığımız evlerimizde kutladığımız Köy Enstitüleri, Atatürk’ün yarattığı devrimci ruhla çalışan; özverili, ülkücü yöneticilerin üstün çabalarıyla kurulmuş, gelişmiş, başarılı olmuş ve geleceğe bırakılmış, özgün, pırıltılı, en önemli eğitim mirasımızdır...

Bu noktada, başta eğitimle ilgili fikirleriyle yol gösterici olan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü, Hasan Âli Yücel’i, İsmail Hakkı Tonguç’u, bu kurumlarda görev almış müdürleri, öğretmenleri ve bu okullarda yetişen 17 bin 341 öğretmen, 8 bin 675 eğitmen, 1599 sağlık memurunu da saygıyla anmanın bir vatanseverlik borcu olduğunu da belirtmeliyiz.

Büyük özlem

Köy Enstitülerinin kuruluşunda ve işleyişinde görev alan kahramanlar, birer dava adamıydı ve davalarını bu dünyadaki bütün değerlerin üstünde tuttular. Yoktan var edilen bir ülkenin yerden kalkmasının her aşamasında yüksünmeden ve bir çıkar gözetmeden görev alan bu kuşağın, Cumhuriyetin birçok eserinde alın teri ve emeği vardır.

Bu emek öyle görmezlikten gelinecek, küçümsenecek, kolay kolay unutulacak kadar da basit değildir. Köy Enstitülerinde eğitimin ana ilkesi; “iş içinde, iş aracılığıyla, iş için eğitim”dir. Ders, bina yapmak, ağaç dikmek, tavuk yetiştirmek, hastalıkla savaşmak, makine kullanmak, kooperatif yönetmektir.

Öğrenci hem hayatı, hem zorluklarla savaşmayı, hem de bilgiyi kültürü, iş içinde öğrenecektir. Köy Enstitülerinde iş, ahlakın da kaynağı sayılıyordu. Köy Enstitülerin kuruluşunun üstünden 80, kapatılışının üstünden 66 yıl geçmesine rağmen, bugün hâlâ o ışıklı okulları özlemle arıyoruz. Bunun en büyük nedeni; enstitülerde uygulanan; üretkenliğe yönelik iş ve teori eğitiminin birlikte yapılamamasının yanı sıra, bugün öğrencilerimizin hâlâ; sanat, edebiyat, müzik ve kültürel çalışmalardan yeterince yararlanamamasıdır.

Köy Enstitüleri eğitim tarihine çok önemli miras bırakmıştır. Birçok ülke bu mirastan yararlanmış, hâlâ yararlanmaktadır. Biz de bu zengin mirastan yararlanıp, çoğu ilkelerini yeniden yaşama geçirebiliriz diye düşünüyoruz...

Ne yapılmalı?

- Köy Enstitüleri ihmal edilmiş geniş kitleyi hedef almıştı, bugün, yalnızca çocuk işçi sayısının 2 milyona dayandığını düşünürsek, geniş kitlenin eğitimi hala ihmal edilmektedir. İvedilikle bölge koşullarını, köy-kent farklılıklarını, fırsat ve olanak eşitsizliği göz önünde bulundurularak yeni programlar ve sınav sistemleri oluşturulmalıdır.

- Çocuklara yalnız ezbere ve hafızaya dayalı eğitim verilmemelidir. Köy Enstitülerinde olduğu gibi öğrenciler okumaya, düşünmeye, düşündüklerini söylemeye, sormaya ve sorgulamaya yöneltilmelidir.

- Köy Enstitüleri demokrasinin öncü kurumuydu, öğrenciler yönetime katılırlardı. Bugün demokrasiyi yaşatmak ve geleceğe taşımak istiyorsak, ilkokuldan üniversiteye, bütün okullarda öğrenciler yönetime ve karar alma süreçlerine katılmalıdır.

- Köy Enstitülerinde öğrencilere kendi çıkarlarından önce toplum çıkarları öğretilmiştir. Bugün ise çocuklar, kendi çıkarlarını düşündükleri bir yarışma sisteminin içinde yetiştirilmektedir.

- Koronavirüsün yeniden ortaya çıkardığı, eğitimin temel ilkelerinden biri olan “her yerde eğitim” ilkesi bundan böyle de uygulanmaya devam etmeli, artık okulları yaşama taşımak, yaşamı okullara taşımak bir zorunluluk olmalıdır.

- İş eğitimi her alanda mutlaka yaşama geçirilmelidir.

İşlevsel eğitim

- Köy Enstitülerinde olduğu gibi öğrencilere bedenini, bilincini, duyarlılıklarını, ahlakını, duygularını olgunlaştıran bir eğitim verilmelidir.

- Köy Enstitülerinde olduğu gibi eğitim yaşamsal ve işlevsel olmalı, gençleri yaşama hazırlamalı, yaşamı sevdirmeli, yaratıcılığını artırmalı, iş sahibi yapmalıdır.

- Köy Enstitülerinde olduğu gibi eğitim, ulusal, bilimsel, laik, demokratik, parasız ve karma olmalıdır. Kız öğrencilerin eğitiminde pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları