Hadımağası yalnızlığı - Abdullah KEHALE
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Hadımağası yalnızlığı - Abdullah KEHALE

14.05.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hadımağası; Osmanlı padişahlarının hareminde bulunan ve haremden sorumlu olan, erkeklikleri yok edilmiş (hadım edilmiş) kişilerdi. Çocukları, akrabaları olmaması nedeniyle çok yalnızdılar.  Padişah ve sadrazamdan sonra üçüncü gelen devlet görevlisiydi. Ancak devletteki konumu, yaşamdaki yalnızlığına çare değildi. Siyaset biliminde “hadımağası yalnızlığı”, tercihleri, istekleri olan ama taraf olma lüksü olmayan kişiler için kullanılır.

Örneğin, anayasa değişmeden önce, cumhurbaşkanları, hadımağası yalnızlığı içindeydi. Cumhurbaşkanı olduktan sonra yansız olmaları, destekledikleri partileri öne çıkarmadan görevlerini yapmaları gerekiyordu. Yansızlıkları anayasa güvencesiyle de sağlanıyordu.

Devlet inanç yönünden de tüm inançlara eşit uzaklıkta olmalıdır. Halk; devletten inanç ve düşünce özgürlüğünün yolunun açık tutulmasının güvencesi olmasını bekler. Devlet; çeşitli kurumlarıyla tek bir inancın yanında yer alırsa, kamu vicdanı zarar görür. Aynı durum, devletin tüm kadrolarında görev alan kişiler için de geçerlidir. Halk, adalet görevini yürüten yargıçlardan, savcılardan yansız olmalarını bekler. Hadımağası yalnızlığı onlar için de geçerlidir. Kolluk kuvvetlerinin, görevlerini yaparken, yakınlık duydukları siyasi düşüncenin temsilcisi olarak değil, taraf gözetmeden halkın yanında olmaları herkesin beklentisidir. 

GERÇEKLİKTEN KOPMAK

Bir futbol kulübünün başkanı doğal olarak taraftır. Ancak tüm kulüpleri temsil eden Futbol Federasyonu Başkanı’nın kulüplerden birinin yanında olması, kulüplerin ve taraftarlarının beklentisi değildir. Beklenti, tüm kulüplere eşit uzaklıkta olmasıdır. Bir şehrin belediye başkanı, tüm hemşerilerine eşit uzaklıkta olmalıdır. O görev ona, hizmetlerini doğup büyüdüğü şehrin temsilcisi olarak yerine getirmesi için verilmemiştir. Öyle bir algı yaratacak söylem veya davranış içinde de olmamalıdır. Machiavelli; “Prens” adlı ünlü eserinde, bir yöneticinin nasıl olduğundan çok nasıl göründüğünün önemini vurgular. 

 Bu yazı, devlette görevli bir kişinin nasıl olması gerektiğine ilişkin iyimser ve kuramsal yaklaşımları içermektedir. Oysa gerçek hayatta karşılaşılan durumlar bunlarla örtüşmeyebilir. 

YAPAY BİR TABLO

Cumhurbaşkanı tarafsız olmayabilir, mensubu olduğu partinin düşüncelerini, aldığı yetkiyle halka kabul ettirmeye çalışabilir. Tüm inançlara saygılı ve eşit uzaklıkta olması gereken devlet, kurumlarıyla tek bir inancın sözcülüğüne soyunmuş olabilir. Adalet sistemi kuvvetler ayrılığından sapıp tek bir ideolojinin organı haline gelebilir. Kolluk görevlileri toplumda huzuru sağlamak görevinden sapıp, amirlerinin meşru olmayan emirlerini yerine getirmek zorunda kalabilir. Spor federasyonları siyasi mekanizmaların isteklerini yerine getiren holigan kimliğine bürünmüş olabilir. Belediye başkanları kendilerini doğdukları şehrin başkanı sanabilir ve ona göre yönetmeye kalkışabilir. 

Kısacası hadımağası yalnızlığı, yerini, türlü beklentileri olan taraftarların oluşturduğu sanal bir ilgi çemberine bırakmış olabilir. Önemli olan, hiçbir yöneticinin böyle bir tuzağa düşmemesi, yansızlığın verdiği yalnızlığı yeğlemesidir.

ABDULLAH KEHALE 

TARİHÇİ 

Yazarın Son Yazıları

Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026