Olaylar Ve Görüşler

Halkın ekmeği ile oynamayın! - Mehmet Şakir ÖRS

29 Haziran 2022 Çarşamba

Gıda krizi ile ilgili endişeler arttıkça, buğday ve tahıl üretimi daha da önem kazanıyor. Hem salgının etkileri ve hem de önemli tahıl üreticisi ülkeler arasında yer alan Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, tedarik sürecini olumsuz etkiliyor. Gıda sorunu, giderek doğrudan buğday ve ekmek krizine dönüşüyor. Ekmeğin maliyeti ve fiyatı yükseliyor. Halkın, özellikle de yoksul insanların, ekmek ve gıda ile ilgili kaygıları artıyor. 

ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ MAĞDUR

Başlıca gıdamız olan ve mutfaklarda, sofralarda önemli bir yer tutan ekmek ile onun başlıca hammaddesini oluşturan buğday, yaşamın adeta olmazsa olmazlarıdır. Birçok yönden herkes için büyük önem taşır... Günümüzde, vatandaşın, özellikle de kalabalık nüfuslu ailelerin temel gıdasını oluşturan ekmeğin fiyat artışı, tüketicileri mağdur ediyor. Yoksul kitleler, ekmeğe ve gıdaya erişimde zorlanıyorlar. Dar gelirli insanlar, indirimli ekmeğe ulaşmak için ekmek büfelerinin önünde uzun kuyruklar oluşturuyorlar.

Tahıl üreticilerinin durumu da tüketicilerin durumundan farklı değil. Belki de onların durumu daha da zor. Çünkü onlar, üretim maliyetlerini bile karşılayamadıkları için üretimden çekilmek durumunda kalıyorlar. Böylece ekmek teknelerini tümden yitiriyorlar. Ülkemizde üretici zarar ettiği için ekip biçemez hale geliyor. Çok geniş verimli araziler üretim dışında kalıyor. Üretim azalıyor. Bu sorunlara çözüm üretmesi gereken siyasal iktidar üretimi ve üreticiyi destekleyeceğine, ithalata yöneliyor. Üreticimize vermediği desteği ve fiyatı, ithal ürüne veriyor. Adeta üreticimizi ve üretmeyi cezalandırıyor!..

İthalatın ardından şimdi de bazı Latin Amerika ve Afrika ülkelerinde arazi kiralanıp buğday üretileceği açıklanıyor. Bu ülkelerden biri de 15 saatlik uçak yolculuğuyla gidilebilen, kendi gereksinimi buğdayı ithal eden, ayrıca coğrafi koşulları buğday üretimi için uygun olup olmadığı bile tartışmalı Venezüella... Gelin de şimdi “Venezüella nere Türkiye nere?” diye düşünmeyin!

Oysa Sudan’da yaşanan “arazi kiralayarak tahıl üretme” skandalının / fiyaskosunun, neredeyse daha dumanı tütüyor! Anlaşılan, ilgililer ve yetkililer, yaşanan olumsuzluklardan ders de çıkarmıyorlar.

ÜRETİM SEFERBERLİĞİ

Aslında bizim öyle çok uzaklarda toprak aramamıza, sonucu belirsiz maceralara atılmamıza hiç gerek yok. Bu sorunun çözümü, kendi üreticimizin ve ülkemizdeki tarımsal üretimin desteklenmesinden geçmektedir. Akılcı ve gerçekçi olan, tahılda / tarımsal ürünlerde, ithalata ve dışarıdaki maceralara harcanacak bütçenin, kendi üreticimizin ve ülkemizdeki tarımsal üretimin desteklenmesinde kullanılmasıdır.

İthalat ve başta mazot, gübre zamları olmak üzere üretim maliyetlerindeki olağanüstü artışlar üretimi ve üreticiyi bitirmiştir. TÜİK’in açıkladığı verilere göre Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, yıllık yüzde 154.97 olmuştur. Bu oran elbette önümüzdeki süreçte tüketiciye de yansıyacak ve gıda enflasyonunu daha da yükseltecektir. Yaşanan olumsuzluklar, bir anlamda üreticinin ve tüketicinin, kısacası halkın ekmeği ile oynanması anlamına gelmektedir.

Tarımsal üretime uygun arazilerin korunması ve yeniden ekilir biçilir hale getirilmesi temel hedef olmalıdır. Üretici korunmalı, desteklenmeli ve tarımsal gıda üretimi özendirilmelidir. Olası gıda krizine ve gıdadaki fiyat artışlarına karşı, ülkemizin tüm tarımsal dinamikleri harekete geçirilmeli ve “üretim seferberliği” yapılmalıdır. 

MEHMET ŞAKİR ÖRS

ARAŞTIRMACI


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları