Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrı - Bülent GÜRSOY
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrı - Bülent GÜRSOY

29.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Antidemokratik “Siyasi Partiler Yasası”nı aşın. Çağrım, basitçe bu kadar. Neden bu çağrıyı yaptığımı ve önerilerimi parti tarihinden de bahsederek anlatacağım. 24 yıl önceydi, 1999’da CHP’nin baraj altında kalmasından sonra Deniz Baykal’ın istifa etmesi ve Altan Öymen’in genel başkan, Tarhan Erdem’in genel sekreter olmasıyla başlayan değişim sürecinde, üyelerin sıfırlanması kararı alındı ve yeni bir tüzük yapma yoluna girildi. 10. olağanüstü kurultayda genç bir partili olarak yöneticilere şöyle sesleniyordum:

“12 Eylül darbecilerinin antidemokratik Siyasi Partiler Yasası’na uymak zorunda değilsiniz, demokratik bir yapılanma istiyorsak, yasa buna engel olamaz, tüzüğümüzü demokratik bir zeminde inşa edelim, yasayı aşalım.”

Bunları söylerken hazırlamış olduğum “Yeniden Yapılanma” kitapçığı ve “Seçim Sonucu Değerlendirme Raporu”nu da kurultayda dağıttım. Önerim, “aktif üye/pasif üye” modeliydi. 

Kitapçıkta; partiye üye olarak aktif üyeliği seçen bir yurttaşın, kimsenin iki dudağı arasında kalmadan parti organlarında ilerlemesine olanak tanıyan bir modeli kurguladım. Bir “çalışma sistematiği” oluşturdum ve performansa dayalı örgütlenme yöntemi tanımladım. Bu önerimi, sonraki yıllarda parti yönetiminde bulunan herkese tekrar tekrar ilettim. Yapılabilseydi, yapıldıktan sonraki 5 yıl içinde CHP bambaşka bir parti olurdu. 

Hatırlatmak gerekirse; aktif-pasif üye konusu, yıllar sonra 5-6 Eylül 2014 tarihinde yapılan 18. olağanüstü kurultayı öncesinde ilk defa parti gündemine girdi. 16-17 Ocak 2016 tarihinde yapılan 35. olağan kurultayı öncesinde tekrar ele alındı ve aktif üyelik sistemine geçilerek “üye sıfırlaması” yapılacağı açıklandı. Ancak, bunlar gerçekleşmedi. Sayın Kılıçdaroğlu, seçim sonrası bir televizyonda, “örgütlenmede aktif üye-pasif üye modeline geçmek istediğini ancak bunu kurultayın reddettiğini” söyledi.

Öyleyse, aktif-pasif üye konusu tekrar ele alınmalı. Üyeliklerin sağlıklı hale getirilmesinden sonra, parti içi seçim süreçleri yeniden tanımlanmalı. Ancak her şeyin başlangıcı olan bir sorun var ve önce o sorun giderilmeli. O sorun şu:

Mahalle delegeleri hâkim denetiminde seçilmiyor. Bu nedenle, seçim kurulları itirazlara bakmıyor, “iç işiniz” diyor. O zaman gelin önce bu “iç işimiz”i halledelim. PSK (parti seçim kurulları) kuralım. Örneğin bu kurullar; ilçede 2, ilde 3, genel merkezde 5 kişiden oluşsun. Kurulların belirlenmesinde, taraflı yapılar oluşmaması için, herkesin ulaşabileceği duyuruları yapıldıktan sonra, ilgili yönetim birimine başvuran avukatlar arasından, bir üst birimin gerçekleştireceği şekilde, “kurayla seçim” yöntemini kullanalım. Bir seçim kurulu gibi çalışsınlar ve itirazları, SPY’de benzer seçimler için tanımlanan süreler içerisinde sonuçlandıralım.

Sonrası çok kolay. Gelin, yapısal demokratik değişimin arkasında duralım. Türk demokrasi tarihine bir damga daha vuralım.

BÜLENT GÜRSOY

CHP ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

İran Savaşı ve Amiral Mahan - Nejat Eslen

“Tarih, denizlere hâkim olan ulusların dünyaya da hâkim olduğunu gösteren sessiz tanıktır.”

Devamını Oku
14.04.2026
İKİZKÖY: Bir memleket direnişi - Kaan Eroğuz

Sermayenin sınırsız kâr elde etme arayışı, insanlığın tüm yaşam alanlarının piyasaya açılmasına, maddi veya gayri-maddi tüm değerlerin metalaşmasına ve şirketler tarafından kamu kaynaklarının istila edilip yok edilmesine yol açar.

Devamını Oku
14.04.2026
İnsansız savaş! - Abdurrahman Bayramoğlu

ABD’nin İran’a saldırısı karşısında dünyanın üç maymunu oynaması, özellikle Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının ortadan kaybolması, insanlığın geleceği adına oldukça kaygı verici.

Devamını Oku
13.04.2026
Cumhuriyetçi devlet adamı - Hamdi Yaver Aktan

Hukuksuz soruşturmaların sürdüğü bir sırada, bir televizyon kanalında Cumhuriyet gazetesindeki makaleye gönderme yaptığını ve gazeteyi de izleyicilere gösterdiğini bir dostum iletmişti.

Devamını Oku
13.04.2026
Tarihin tekerrürü nereye kadar? - Av. Cem Alptekin

Türkiye’nin en çağdaş anayasasına zemin hazırlayacak olan 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine giden süreçte, iktidardaki Demokrat Parti’nin siyasal ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskısını, Meclis’teki çoğunluğunu ve yargıyı da kullanarak CHP’yi kapatma noktasına taşıdığı günlerden bugüne bakınca tarihin bir anlamda tekerrür ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Devamını Oku
11.04.2026
Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan

Yaklaşık 20 yıl olmuş; “üstadım” diyordu. Üstat kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026